Haftanın yorumu: 2021'e merhaba derken

Yeni yılın ilk işbaşı günü, ilk mesai saati, koronadan ilk kısıtlamanın bittiği tarih, herkese hayırlı, uğurlu ve bol bereketli olsun. İyisiyle, kötüsüyle, günahıyla sevabıyla bir yılı daha geride bıraktık. 2021’e merhaba dedik. Bu yılbaşı eğlencesiz, sönük ve donuk geçti. Sokaklar tenha, meydanlar sessiz, insanlar eski yılbaşılarına oranla neşesiz uğurladılar 2020 yılını. Korona virüsten dolayı kısıtlama nedeniyle görevliler ve hastalar hariç herkes evinde kutladı yılbaşını. Zorunlu da olsa ailecek bir arada olmanın nutluluğu yaşandı. Belki bazı huysuzluk yapanlar, aile efradını rahatsız edenler çok nadiren de olsa çıkmıştır. Ama, ülke çapında genelde bir sessizlik oldu. Ancak ailelerde hareketlilik vardı, telefon trafiği yoğun çalıştı. Ama artık hepsi geride kaldı, yaşamda hareketlilik korona virüs tedbirleri ve kısıtlamaları çerçevesinde devam ediyor. Bu tedbirler ve aşılar dolayısıyla inşallah bu illetten en yakın bir zaman da kurtuluruz. Gerçi, bazıları bundan sonra hayat geçmişteki gibi olmayacak diyorlar, ama ben inanmıyorum. İnşallah ileriki günler bu günlerden daha sağlıklı olacak Allah’ın izni ve lûtfu keremiyle. Biz kurallara uyalım yeter. İnsanın tabiatında vardır, hasta oldu mu, hiç iyi günleri olmamış gibi hüzünlenir ve hastalık hiç geçmeyecekmiş gibi de ümitsizlenir. Sağlıklı günleri de böyle, o hastalıklı günlerini unutur. Galiba, hayat bunlardan dolayı dalgalı geçtiğinden, heyecanlı, meraklı, sevinçli ve ümitli ilerliyor. İnsan sıkıcılıktan kurtuluyor.

MEVSİM DENGESİZLİKLERİNİN SIKINTILARI

Bu yıl yağmurların ülke genelinde az olduğundan söz ediliyor. Gerçi daha kış devam ediyor ve tabi bunun baharı da var. Rabbimiz bol bereketli afatsız yağmurlar verir, inşallah kuraklık söz konusu olmaz. Meşhur sözdür, Allah’tan ümit kesilmez. Tabi, doğal dengeyi korumak, doğanın tabii güzelliklerini, tabii şartlarının çerçevesinde yaşamasına izin verir müdahale etmezsek. Bir takım çıkarlar uğruna doğayı tahrip etmezsek, bunlar olacak. Bu durum doğanın bizim hizmetimize ve istifademize verilmesinin önemini ve kıymetini bildirir, ona olan sorumluluğumuzu gerektiği gibi idrakine vardırır. Herşeyi bir yasaya göre yaratan ve o yarattıklarına bir anlam ve amaç veren Allah, bu gerçekleri çiğneyenlere ayni doğa olaylarıyla ve kanunlarıyla cevap veriyor. Bunların idrakinde olmamız ve gereken sorumluluklarımızı ihlâl etmememiz lâzım. Bu konuda bazı cahil softaların, yaşanan tabiat olaylarının felâket faturalarını kendilerince birilerinin hesabına kesmesi doğruyu yansıtmıyor, yansıtmadığı gibi onları da bu durumdan istisna edip sorumluluktan kurtarmıyor. Yanlış kader inancına bel bağlamak, tedbirlerine yapışıp gerekenleri yapmayıp, el açıp Allah’a yalvarmak boşuna  bir yakarış olmaktan ileri gitmez. Duyuyoruz ve televizyon ekranlarından görüyoruz ve sosyal medyadan da izliyoruz dünyada ve ülkemizde olup bitenleri. Bu nedenlerle kendimizi sorgulamadan kimseye hesap kesmeyelim, dini ve milli yükümlülüklerimizi yerine getirelim yeter.

HAYIRDA VE İYİLİKLERDE YARIŞALIM 

Tedbirde fiziki mesafeyi ve maske takmayı terk etmeyelim, ama sosyal ilişkileri de sürdürmekten hiç geri durmayalım. telefonlarla haberleşerek aramızda hayırda ve iyilikte yarışalım. Sadece, Allah’ım sana çok şükür demekle, Allah’ın verdiği bütün nimetle şükredilmiş olmuyoruz. İlâhi yasada her nimetin şükrü kendi cinsinden olursa tam şükredilmiş olur diyor. Bunu hemen maddiyata mâl etmek doğru değil, elbette ilk sırada o gelir. Ama, şükrün hepsi ondan ibaret değildir. Mesela, bilginin şükrü bilgi vermekle, tatlı dilin, güler yüzün şükrü de aynisini karşıya yansıtmak, sevinci ve kederi karşılıksız paylaşmakla olur. Sanatını, mesleğini ve hünerini karşılıksız arada bir öğretmekte onların da şükrü öyle yapılır. Evet, kış aylarında bulunuyoruz, havaların soğuk olması ve kısıtlamalar dolayısıyla sokağa çıkılamaması bazı vatandaşları sıkıntıya sokabilir, onlara el uzatılması, hastaların durumunun sorulması, hayırda ve iyilikte yarışılması ve bu nimetlerin şükrünün de böyle ödenmesi gerekir. Bu konuda devlet yapsın demek, devletin görevini yapan memuruna benim vergimle görev yapıyorsun demek ve bu beden bu hayat benim istediğimi yaparım demek, yanlıştır, hatalıdır ve ukalâca söylenmiş sözlerdir. Devlet görevini yapmasa sen her istediği bulup alabilir misin? İhtiyaçlarını karşılamakta bu rahatlığı bulabilir misin? O memur görevini yapmasa sen emniyet ve huzur içinde bulunabilir misin? Herkes sınırsız istediğini yapmaya kalksa, sokağa çıkabilir misin? Evet, hepimiz birbirimizle varız, varlığımızı birbirimize borçluyuz. Bu duygu vüşüncelerle herkese esenlikler diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.