Cuma Sohbeti: Özlemi çekilen şeyler

          İnsan, hareketliliği, farklılığı ve çeşitliliği sever, tek düze hayattan pek hoşlanmaz. Monotonluk insana sıkıntı  verir. Çok sevdiği şeyleri, dostlarını ve ahbaplarını, bir takım olayları uzun bir süre görmez ve yaşayamazsa onlara hasretlik duygusu ile özlem duyar. Eğer bu duygunun üzerine fazla yoğunlaşırsa psikolojisi bozulur. Bu nedenle nefsini, hislerini, aklıyla kontrol altında tutup, sabırla yönetmesi lâzım. Hayat her zaman toz, pembe değil, bazen ya kişisel olarak veya şimdiki gibi toplumsal olarak böyle durumlarla karşılaşmak mümkün. Herkesin hayata bakış tarzı, olayları algılama şekli farklı dozlardadır. Bazılarında duygular ağır basar, aklı onlar yönetir. Böyle bir hayatta da sorunlar eksik olmaz, bazı basit problemler çözümlenemez, gerginlikler olur. Çünkü, her insan ayni değil, olaylardan herkes farklı etkilenir. İşte yasalar bundan ötürü vardır. Bu durumlara düşmemek için tedbirler düzenlenir. Toplumsal yaşamın sağlıklı, sükûnetli, dengeli ve istikrarlı devam etmesi için tedbirlere uymak ve uymayanlara da bir daha yapmaması için yasalar çerçevesinde cezalar uygulanır. Şimdi, neredeyse bir yılı doldurmak üzere olduğumuz Korona virüs salgını ile sıkıntılı günler yaşıyoruz. Olayın vahametine rağmen aykırı hareket eden vatandaşlarımız var. Buraya kadar ifade etmeye çalıştım, kolay bir süreç yaşamıyoruz. Ama, sağlığımız için kurallara ve yasalara uymak zorundayız. İnşallah koronasız günler yakındır ve normal yaşamımıza döneriz.

İçinde bulunduğumuz durumdan dolayı bir aydır kapı dışarı çıkmadım. En çok özlediğim korona öncesi kıldığımız Cuma namazları ve dostlarla bir araya gelip yaptığımız tatlı, hoş sohbetler. Çevre ilçe ve köylere Cuma namazı kılmak için gittiğimiz kısa ziyaretler. Bütün bunların hazzını ve zevkini, sevincini ve mutluluğunu özlüyorum. Şimdi, korona dolayısıyla kıldığımız Cuma namazları pek ruh okşayıcı ve gönül rahatlatıcı olmuyor. Bilmiyorum, bana resmi bir görevi ifa ediyormuş gibi geliyor. İbadet huşuu, deruni bir gönül rahatlatıcı huzuru ve hazzı gerektiği gibi yaşayamıyorum, desem, umarım şeytanı sevindirmiş olmam. Yanlış anlaşılmasın, namazın ulviyyeti farklı bir duygu, yaşanan olaylarla Allah’ın sayısız nimetlerinin şükrünü eda halindeki kâlp mutmainliği tatmininden tezahür eden iman gücü bedeni ve ruhu dinlendiriyor. Allah’a kulluk bilincinin teslimiyet özgürlüğü bambaşka bir şey! O lâhuti, akım ebede yönelik bir ufuk zenginliği verir insana. Çünkü namaz ibadeti, ubudiyetin her şeyi iman nuruyla aydınlattığı müthiş bir ışık santralidir. Her mü’minin gönlü bu santralle irtibat halinde olan bir iman bilinci şubesidir. Cuma namazlarında her mü’min gönül, bu iman bilincine göre nurlanır ve bu nurun özgürlüğünden nasibini alır ve mutlu olur.

Evet, en son Cuma namazına gitmek için hazırlığımı yapıp, apartmandaki dairemin kapısından çıktım, çok güzel, çok sevimli ve bakımlı bir kedi, bodrum merdivenlerinden miyavlayarak çıkıyor ve arada bir durupta bana bakıyor gördüm. Hani, beni de bekle acele etme geliyorum der gibi. Durdum, mavi beyaz bir renkte tertemiz, boncuk gibi mavi gözleri, sevinçle parlayan ışıltılarıyla, adımlarını sıklaştırıp, ayaklarımın yanına gelip durdu. Hafifçe bir bacağıma sürtünüp  ve başını kaldırıp bir daha miyavladı ve hadi bakalım gidelim der gibi apartmanın çıkış kapısına baktı. Bende kapıya yönelip açtım ve önce onun çıkmasını bekledim. Anlamış olacak ki, bana bakıp hemen yürüdü ve kapıdan çıktı, ardından bende çıktım, gitmemiş gördüm, kapının sağ tarafında durmuş bekliyor. Bana baktı, sanki teşekkür etmek için bekliyormuş gibi, bende ona bakınca bir sefer daha miyavladı ve kuyruğunu sallayıp, hadi hoşça kal dermiş gibi yaptı ve gitti. İnanın bu kedi beni çok etkiledi  ve duygulandırdı. Bazen apartman sakinlerinden cebinde anahtar taşımak külfetine katlanmayan! İnsanlara benim dairenin zilini basınca kapıyı açtığım oluyor, hiç yüzüme bile bakmadan içeri girip yanımdan geçip gidenler oluyor. Ne hazin değil mi? Hani, eskiden yaşlılarımızın dediği gibi mi diyelim, aaah ah!.. Ne günlere kaldık. Herkes insanın, insaniyetliğinden şikâyet ediyor bakıyorum. Ama, kendi insanlığını ne kadar sorguluyor, olayın bu yönüne bakan pek yok gibime geliyor. Neyse, diyorum ki, hiç değilse şu içinde yaşadığımız koronalı günleri düşünüp te, özlemini çektiklerimizi göz önüne getirip ibretler alsak, dersler çıkarsak bunlar bile bize yeter. Herkese esenlikler dileğiyle, hoşça olunuz ve hoşça kalınız efendim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder

# korona

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.