CUMA SOHBETİ: Haftalar sonra bir cuma namazı

Özlem duymak, hasret çekmek nasıl bir duygu, sözlere sığmaz, tarifle, tasvirle anlatılmaz ancak yaşayınca anlaşılır. Bekliyorsun, bir hayli zamandır görmediğin çok sevdiğin, saydığın, kıymetli bir dostun var, özlemişsin onunla hasret gidereceksin. Gözün, gönlün yollarda heyecanlısın, karşıdan göründüğünde sevinçten işte geliyor deyip harekete geçer ve birkaç adım da sen atar, güler yüz ve tatlı dille karşılıyorsun. Dostluk çok önemli bir bağdır, sevgi, samimiyet ve güven üzerine kurulur. Karşılıklı o içtenlik özelliklerini güçlendiren ilim, irfan, hikmet ve himmette verdiyse eğer Hz. Yezdan, bu devleti kaybetmek ister mi hiç insan? Böyle dostlar meclisinde oluşan sohbet halkası, manevi gıdaların alındığı muhabbet sofrasıdır. Dostlar; biliyorsunuz bu sohbet halkalarından oluşan muhabbet sofraları artık çok az kurulur oldu. Bu dönemin gençliği artık, bu hazdan ve iştiyaktan mahrum. Elektronik akım, mekanik cazibe akılları esir almış, gönül mahsun bu hâle müştak hissetmiyor kendini. Bir buçuk aydır belki daha fazla o sohbetlerden mahrumiyetin hüznü ve sızısı vardı içimde. Pandemi dolayısıyla Cuma namazına bile gidemez olmuştum. Geçen hafta İlçemizde gündüz kısıtlaması kaldırılınca, tedbirlere riayet ederek maskemizi taktık ve sokağa çıktık. Bugün dostlarla Cuma namazına gitmek için yola revan olduk. Hoş-beş, hâl-hatır çok iyi oldu, yüreğime huzur ve mutluluk, ruhuma da bir genişlik ve bir ferahlık verdi, gözüm gönlüm açıldı ve tarifi imkâmsız bir rahatlık hissediyorum kendimde.

Bugün, baharın ilk ayı ve martın ilk haftası, son cemre de toprağa düştü, hava güneşli ve sakin, aldığım temiz havada  yağmur kokusu hissediyorum. Bu yolculukta üç arkadaşız, kaptan şoförümüz Mustafa Demirtaş, Muhammed Oğuz ve ben Mustafa Uluçay, Güllübahçe’ye gidiyoruz. Çevremiz yemyeşil çimlenmiş, gerçi yeşillik ancak toprağı örtmüş, daha canlı ve gürbüzleşmesi için yağmura ihtiyacı var. İnşallah hayırlısıyla oda bol bereketli olarak yoldadır. En yakın zamanda özlenen ve beklenen rahmetiyle gönülleri şenlendirir. Bağ, bahçe ve tarlaların mahsulâtını da hareketlendirip bereketlendirir. Bu arada meyveli ve meyvesiz bazı ağaçlarda da uyanmalar başlamış, tomurcuklandıklarını gördük. Artık vaktidir, çünkü gelen bahar, bademler ve erikler müjdeyi çoktan verdiler, papatyalarıyla, gelincikleriyle, daha pek çok çiçek ve böcekleriyle ve tabi renk renk uçuşan sevimli ve farklı desenli kelebekleriyle ve bütün güzellikleriyle yeniden dirilişin timsalidir bu mevsim. Bütün ihtişamıyla geliyor, bizler de en güzel duygu ve düşüncelerle, sevinçle ve neşeyle karşılayıp yaşayacağız inşallah. Çiçek çiçek dolaşan arıların vızıltıları, ağaçtan ağaca uçuşan kuşların gönül okşayıcı cıvıltıları, hayal âleminden, hakikat ahvaline yönelik geçiş mesajları verirken seven gönülleri ısıtandır bahar. İnanıyorum ki, alınan bu ilhamlar, tefekkür ufkunda parıldayan fikir şimşekleri olup, akleden kalpleri harekete geçirecek ve ebed âleminde Cennet arzu ve ümitleri çağrıştıracaktır inşallah. Çünkü benim inancım böyle, mü’min gönüller için bahar yeniden dirilişin kutlu habercisidir. 

         İşte bu duygu ve düşüncelerle girdik Cuma namazı için camiye. Pandemi kurallarına göre cemaat maskeli ve fiziki mesafeli ve bazıları özel seccadeli içerde yerlerini aldı. Dikkat ettim biz üç beş yaşlıdan hariç cemaatin hepsi gençti ve camiyi doldurdular. Çok hoşuma gitti, çok sevindim, merkezi sistemle okunan ezanı huşuyla dinledik ve Cuma’nın farzından önce nafile namazlarımızı kıldık, cemaatten biri ezan okurken İmam Hatip Efendi ağır ağır minbere çıktı ve ezan bitince Hutbesine başladı. Arapçasını okuduktan sonra türkçe güzel bir giriş yaptı ve Hutbenin İsra ve Miraç’la ilgili olduğunu söyledi. İsra suresinin ilk ayetinin mealini okudu ve üzerinde pek durmadı, sonra Miraç’tan da birkaç cümle söz edip, İsra suresinden birçok ayetin meallerinden bir özetleme yaptı ve hutbesini sonlandırdı. Birgün önce elim bir helikopter kazasında kaybettiğimiz 11 şehid askerlerimize dualar edip, cemaatin de icabetiyle şehitlerimize Rahmetler ve Cennetler, dileyip, yaralı iki askerimize de acil şifalar temenni ettik. Hüzün dolu duygularla Cuma namazını kıldık ve camiden çıktık. Kaptan şoförümüz Mustafa, Oğuz’la beni, Onur Kahveye bıraktı, işi varmış gitti. Biz Oğuzla sohbet ederken, Osman Bilgin geldi sohbetimize katıldı. Velhasıl güzel bir gün geçirdik, Allah hepsinden razı olsun. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.