TEFEKKÜR: Güzel Gören Güzel Düşünür

Her kelimenin bir anlamı vardır, bazıları da birden fazla anlamlıdır. İnsanlar ana dilinin kelimeleriyle düşünür, konuşur ve anlaşır diyorlar. Doğrudur da, bu konuşmalar da yerini bulan hoşa gidenler olduğu gibi, boşa gidenler de vardır. Ama, bazı kelimeler vardır serapa hoştur, insanı sevindirir, neşelendirir, mutlu ve mesut ederler. Öyle ki, kime söylesen gücenmez, kızmaz, huzursuz olmaz ve rahatsız etmez. Her kişi bu kelimeyi duyunca zevk alır, neşelenir, hoşuna gider ve insanın içine ferahlık verir. İşte, gönülleri şenlendiren ve bazen kalplere ateş düşüren o kelime “GÜZEL” dir, belki kelimelerin de kraliçesidir. Cisme isim olsa, yakıştırılsa, sıfat olsa, iltifata mazhar olur, ona bir kıymet bahşeder. Güzel neye atfedilse, mâl edilse ve nasbedilse, o şeye, o yaratığa başka bir düşünce ve gözle bakılır. Çünkü, güzele insanın gözü mutlaka takılır, onun güzelliğine tekrar tekrar bakılır. Hani derler ya güzele bakmak sevaptır, gerçi bunda niyet saklıdır ve istismara da yatkındır. Ama öyle güzeller vardır ki, güzelliğine aşık olunur ve kara sevdalara tutulanları olur. Onlar için şarkılar, türküler yakılır, besteler yapılır. Hele birde o besteler güzel seslerle okunursa, yüreklere dokunur, sevgi ateşi harlanır ve ruhlar aşkla nurlanır. Güzel nerde görülür, söylenir ve duyulursa, oraya güzellik hoş bir hava verir. Ne demişler; güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatta zevk alır. Demek ki önce güzeli sahiplenmek, güzele-güzel bakmak lâzım.

Güzel göründüğü için mi güzeldir, görenin güzel gördüğü için mi? Herkesin güzeli farklı mı, yoksa o güzel gördüğü için mi o ona güzel görünüyor? Hani derler ya, Mecnun’un aşkından çöllere düştüğü Leylâ’yı merak edip görenler, kara-kuru bir kızçağızla karşılaşmışlar ve Mecnun’a sormuşlar; yahu sen buna mı aşık oldun per-perişan dolaşıyorsun? Mecnun demiş ki, aah ah siz onu birde benim gözlerimle görseniz! Demek ki, güzel dediğimiz bir takım şeyler herkesin gözüne güzel görünmeyebilir. Meselâ masmavi bir denizi sakin hâlinde, ay ışığında sahilden seyreden biriyle, denizin içinde sahilden uzak kayıktan veya gemiden seyredenlerin gözünde o güzellik ayni mi görünüyor? Hiç sanmam, ayni değil, bir sefer seyredenlerin yerleri farklı. Çünkü bir güzelliğin içinde olmakla dışında olmanın hazzını ve hissini ayni kefeye koyamazsınız. O hâlleri yaşasanız bile! Çünkü, şairin şiirindeki güzellik, aşığın gönlündeki güzelle bir olmaz. Hele birde, zamanımızda ilgi ve iltifata mazhar olan yapay güzellikler var, insanın gönlünü soğutur. Onun için kalbi ısıtan  doğal güzellikler asla yapmacık güzelliklerle mukayese edilemezler. Evet, şöyle bir düşünelim, mehtaplı güzel bir gecede, kırda, şehir dışında sessiz bir alanda yanlızsınız ve gökyüzünde yıldızları seyrediyorsunuz, hâleti ruhiyenizi kim tasavvur edebilir? Doğal âlemde teknolojiden uzak ve kendi âleminin hayallerinin güzelliğindesiniz, mâlû-hülyalara dalmış gönül hanenizde sevdiğinizle sohbettesiniz. Birinin bu vuslatın hazzını, tadını ve ahengini bozmasını istermisiniz?        

Dostlarım;  biliyorsunuz güzel ve güzellik nesnelerin farklılığında tezahür eder. Bu farklılığı yakalayan, özündeki  mana rayihasının mest edici iksirini ruhuyla duyan, artık başka miski amberleri hissetmez olur. Onun için artık sun’ilikte soğukluk ve donukluk vardır. Artık, tabiattaki çim ve çiçeklerin şekilleri, desenleri, renkleri ve kokuları onu alâkalandırır. Ona bitkinin özellikleri, göze hoş görünen güzelikleri gönül ferahlığı ve ruh rahatlığı verirler. Baharın o güzelim yeşil rengi yorgun ruhunu dinlendirir ve gönül-gözünü şenlendirir. Öyledir, bu bir güzelliktir, bütün bedene bir zindelik verir. Seyri temaşası da akla tefekkür ufku açar, hikmet nazarıyla bakanlara keşfin ışıklarını yakar. Bu bir güzelliktir ki, buluşlara ve icatlara rehberlik yapar. Mesela, böcekler vardır türleri, özellikleri ve tabi o araştıranları hayretlere salan muhteşem güzellikleri, yaratılışlarındaki incelikleri, bilimin her dalına sinyal gönderen ilham ışıkları, akleden kalplere fikir çığırlarını açar. Yaradanın kavli ayetleri olan ilâhi kelâmları, tabiatın kevni ayetleri olan böceklere sineklere ve çiçekler yönlendirir insanları. Rabbimiz, bakın bunlara akıl gözüyle, gönül gözüyle, insan olmanızın hikmet özüyle bakın! Ben bu güzellikleri oyun ve eğlence olsun diye yaratmadım. Sizin hizmetinize ve yararınıza güzellikleriyle ve güzel bir şekilde sundum. Kendinizi bu güzelliklerin içinde dünyevileşip kaybetmeyin. Bütün güzelliklerin kaynağı benim, gerçek  güzel benim. Bütün kâinatta eşsiz ve tek güzelim, güzeli severim. Ey insan! Seni de en güzel bir şekilde ben yarattım. O zaman beni en güzel bir şekilde hamd ile tesbih et, seni ebedi olarak güzelliklerle sermest edeyim diyor, âlemlerin Rabbi olan Allah.  Ha ne dersiniz aziz dostlarım? Bu fırsat elde iken kaçırmayalım. Her daim güzelliklerde buluşmak dileğiyle hoşça kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.