TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam...

YANININ soğuktan üşüdüğünü ve ağrıdığını hissederek uyandı, yoksa kendine mi geldi?.. Kıpırdandı, karanlık bir yerde, elleri arkasından bağlanmış taşlıkta yatıyordu. Neredeydi? Bu konuşmadan sonra ne olmuştu? Yoksa bu konuşmayı yapamadı mı? Rüya mı gördü? En son hatırladığı demli ve kekre çay... Bardağı yarım bırakmıştı... Sonra gözleri kapandı... Yavaş yavaş ne olduğunu anlamaya başladı... Kendisine düzen kurulmuştu. 

Yanıbaşında inilti mi yoksa hırıltı mı olduğunu anlayamadığı bir ses duydu. Demek ki yalnız değildi. Kendisi gibi birini daha etkisizleştirip bu izbeye bırakmışlardı. Veya atmışlardı.. Neredeydi? Neresiydi? Sebep?... Ayaklarının, daha doğrusu dizlerinin yardımı ile sesin geldiği yana döndü... Gözlerini karanlığa alıştırmaya çalıştı. Ama nafile... Hiçbir şey görünmüyor, kim var kim yok bilinmezdeydi. Derken diğerinden anlaşılır sesler gelmeye başladı. 

-”Yok... Yok diyorum size... Yapamam. Hayır, planlar bende değil... Bankada... Kasada... Şifresi... Hatırlamıyorum... Hayır bir yere yazmadım... Üçüncü... O...” 

Kıpıranma sesinden adamın da kalkmaya davrandığını, ama kendisi gibi kalkamadığını anladı. Ses veren kendisi oldu.

-Bey kardeş, seni de mi?..

-Bura... Nere?..

-Ben de bilmiyorum. Ellerim bağlı..

-Benim de... Of ayak bileğim ağrıyor...

-Arkanı dön, ben de... Seni çözmeye çalışayım. Becerebilirsem...

-Canını acıtmıyorum ya... Düğümün birini açtım gibi... İpin ucunu bulabilsem... 

-Dizlerime dolamışlar.

-Dizlerini biraz bük, ip biraz gevşesin... Diğer düğümü de bu kadar gevşeteyim... Elin aradan çıkacak kadar açabilsem...

Nihayet uzun uğraştan sonra her ikisi de bağlarından kurtuldular. Karanlıkta birbirlerini görmeden kısaca tanıştılar.

-Bunları sonra konuşuruz. Buradan kurtulmanın yolunu bulalım. 

KENDİNİ yokladı... Telefon yerinde duruyor, ancak telefona benzer zararlı hayvan kovucu yoktu. Dönüşte yürümeyi planladığı için zararlı hayvan uzaklatırıcıcısı ve elektronik yakın savunma aletini yanına almıştı. Akıllı telefon görünümündeydi. Demek ki telefon zannedip almışlar. Ve telefonu görmemişler. Bu arada yaptığı konuşmayı kaydetmek üzere kol saatini kayıda ayarlamıştı. Karanlıkta hâlen kayıtta olup olmadığını anlayamadı. Telefonun el lambasını yaktı, çevresine şöyle bir dolandırdı. Kısaca görmesi gerekenleri gördü. Ve güç bitmesin diye telefonu tamamen kapattı. Arkadaşının elinden tutarak, arkadaşı topallıyordu, ışık yaktığında bellediği kapıya doğru yöneldiler. Kapının kolunu el yordamıyla buldu, sessiz olmaya çalışarak çevirdi kapı açıldı... Kilitlenmemiş... Demek ki buralarda bir gözcüleri veya bekçileri olmalı... Ses çıkarmadan, ayak uçlarına basarak dışarı çıktılar. Dışarısı, gece karanlığı idi... Kapıdan sonra hemen bir taş kaldırım geldi. Eski tür döşeme taşları ile döşenmişti, Arnavut kaldırımı gibi bir şey... Ne bekçi ne de bekçi köpeği hiçbir kimse veya şey yoktu. Tuzak olabileceğini düşünerek ilerlemeyi bıraktı. Arkadaşı hiçbir şey demeden ona tabi oluyor... Üzerindeki şoku atlatamıyordu. Geri döndüler. Duvarın köşesinden çite benzer bir görüntüye doğru ilerledi. Arkadaşını da oraya sürükleyerek, yere çökmesini eliyle omzundan bastırarak işaret etti. Her ikisi de çöktü.

Amacı, saatindeki konuşmaları, çok yavaş sesle telefonundan dinlemek ve evden çıkarken açtığı yol kaydını incelemek...

Önce ses kaydını açtı: 

Çay getiren bayanın sesi olmalı:

-Şeker ister misiniz?

Atlattı... Biraz ileriye aldı.

-Patron, ikinciyi de aldık. Sorun yok... Tam izole...

-...

- Yoldayız, barınağa varmaya az kaldı.

-...

-Emriniz olur, içeri atıp hemen döneceğiz. Öteki kekliği almak için... Zamanımız var... Ördekle kaz en az iki saat...

Kayıtlara göz gezdirdi, bu konuşmadan sonra iki buçuk saat geçmiş... Adamların gelmiş olması lâzım... Demek ki iş planladıkları gibi gitmemiş... Gecikme olmuş... Ama neredeyse gelirler... Bizi içerde bulamazlarsa aramaya çıkarlar. 

-Buradan hemen uzaklaşmamız gerek, dedi arkadaşına fısıltıyla...

Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.