Cuma sohbeti: Medeniyet tarihimizden şeref levhaları

Dünya insanlık tarihinde medeniyet kurmuş millet öyle çok değildir. Çünkü, medeniyet denilen oluşum bir takım özelliklerle tezahür eder. Böyle bir zatına münhasır özellikler zenginliği medeniyetlerin temel niteliğidir. Savaşlar kazanmak, ülkeler fethetmek, insanları köle ve esir etmek, emeği ve alın terini sömürmek ve insanları zulüm altında inim-inim inletmek, medeniyetin değil. Medeniyet, önce hak ve adaletle hareket etmek, insanlara dili ve diniyle yaşam hakkı tanımak, gönüller kazanmak, toplumlara sevgi ve şefkat tohumları ekmektir. İlim ve bilim de keşifler yapmak, icatlarıyla dünyaya ün salmak, edebiyatta, musikide, sanatta, mimaride dünya çapında eserler bırakmaktır. Evet, bütün bunlarda ve hatta daha fazlasında milletimizin ismi, imzası ve tarihin şeref levhaları vardır. Ecdadımız insanlık adına şeref, namus, fazilet ve kahramanlık destanları yazıp bırakmıştır. İşte geçen hafta bu değerlerle ilgili bir anma, hatırlama ve yadetmede bulunduk. Bu değerlerimizin önemini ve özelliklerini neslimizin unutmaması ve ecdadının izinden gitmesi, zihinlerinde ve kalplerinde onları yaşatması yeri ve zamanı gelince de o değerlerin üzerine değer katması için tarih şuurumuzu tazeledik. Milli, dini ve mefkurevi iman bilincimizi ecdadımıza olan sadakat duygu ve düşüncelerimizle dualar ettik ve ayni yolda olduğumuzun kararlılığını gösterdik.

      Mart ayı biz Türk Milleti için birçok husustan ötürü önemlidir ve unutulmaz özellikleri vardır. Birincisi doğal olarak baharın başlangıcıdır, bu ayda maddi ve manevi bir hareketlilik başlar. Toprak canlanır, hayatın emareleri zuhur eder, rızkın kapıları açılır, yaradanın gıda tezgahları kurulur, çeşitli nimetler canlılara ve insanlara sunulur. Evet, mart ekonominin de hareketlendiği zamandır. Türkün ilk bilimsel takvimi Celâleyn de yılbaşı Mart’tır. Selçuklu’nun cihan devleti olduğu zamanda ve Ömer Hayyam’ın çalışıp hazırlamasıyla yapılmıştır. Mart siyasi tarihimiz açısından da önem arz etmektedir. Meselâ daha dün 1970 --12 Mart’ta ordu hükümete bir muhtıra verip ayar çekmiş ve ekonomik sıkıntılar yaşamıştık. Daha öncesinde 1. Dünya Savaşı ve Osmanlının çöküşü ve 18 Mart’ta 7 devlete meydan okuyarak kazandığımız Çanakkale Deniz ve Kara savaşları. Ayrıca, Arabistan’da İngiliz’i dize getirdiğimiz Kut’ul Amare. Yani, tarihte yaşadığımız kahramanlık destanları ve dünyaya armağan ettiğimiz ibretler alınacak insanlık manzaraları sergiledik. Ama, insanlıktan, haysiyetten, şeref ve faziletten nasipleri olmayanlar Türk’ün üzerine saldırmaktan ve son Türk Devletinin kurulmasına mani olmaya çalışmaktan bıkmamışlar peşimizi bırakmadılar. Mustafa Kemal Paşanın önderliğinde temelleri atılmakta olan Türk devletine dört bir taraftan saldırdılar. Ama, kahraman Türk Milleti Ulu Önderinin arkasında canla başla mücadele verip düşmanlarını yurdundan attı ve İstiklâlini ilân etti. İşte o zor günlerin ve verdiğimiz binlerce şehitlerin amansız mücadelesini ve kendisi de içinde bulunup yaşayarak gördüğü ve çilesini çektiği o dehşetli günleri Mehmet Akif Ersoy, en ulvi duygularla ve yüce anlamlı kelimelerle bir İstiklâl Marşı yazıp, TBMM’ne sundu. O muhteşem kahramanlık destanı Mecliste okunup kabul edidiği gün de 1920--12 Mart idi. Bu Cuma günü camilerde hutbeler onun adına okundu. Yani, bu günlere nasıl gelindiğinin bir muhasebesi yapıldı. Bu şuurun canlı tutulması ve ilelebet yaşatılması için konuşmalar yapıldı, belgeseller gösterildi, Çanakkale’de şehitlikler gezildi, dua ve niyazlarla şehit ve gazilerimizin ruhları tebcil edildi. Bizde, Allah hepsinden razı olsun diyor, makamlarının cennet olmasını temenni ediyoruz. Yüce Allah her daim milletimizin yar ve yardımcısı olsun. Hoşça kalınız.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.