TEFEKKÜR: Düşünmek ve düşünerek üretmek

Her insan düşünür, düşünmek insani bir özelliktir, bilgiye mütealliktir. İnsan bilmek için düşünür, bildiği ile düşünür, bildiğinden üretir. Düşünmek ileriye adım atmaktır, bilgi ve üretimle bu adımlar sıklaştırılır. Düşünmenin bilgilisi tefekkürdür, fikir üretir, üretilen fikir insanı plan ve projeye götürür. Yüce Allah her insanın fıtratına bilinç tohumunu atmış, onu neşvü-nema bulacak, filizlendirecek, çiçek ve meyveye yönlendirecek düşünce ve tefekkür harekete geçirecektir. Bu konuda akıl, zekâ ve hafıza üzerlerine düşen görevleri yaparken, irade ve ruh anlam kazandırıp değer yükleyecektir. İnsanı insan yapan bu potansiyel mutlaka çalıştırılmalı ve üretici hâle getirilmelidir. Bunun için, insanın kafatasının içine Yaratan müthiş bir bilgisayar (beyin) yerleştirmiş. Çalışma kapasitesinin üretim sınırını insana bildirmemiş, önünü açık bırakmış, son saate kadar harekete hazır, yeni yeni üretimlere âmade. Sen elinde bir fidan onu toprağa dikmek üzeresin, depremler başlamış, yeryerinden oynuyor ve sistem çöküyor, dik onu! diyor Hz. Rasul. O anda bu çok düşündürücü bir iş, bir hareket, mâlûm tabirle kıyamet kopuyor, dikilen o fidanın ne anlamı var? Evet, o emirde bir hikmet var!.. Ey insan, o anda bile senin yapacağın birşey olmalı? Sen boş duramazsın, tembel tembel oturamazsın, sana verilenler, seni her daim hareket halinde tutan muazzam ve müthiş özel değerlerdir. Sana verilen değerler sistemi hiç durmuyor, uyumuyor ve sahibini unutmuyor. Vücut binanın en tepesinden rasat kulesi beyin merkezinden sana yol gösteriyor ve yolunu aydınlatıyor.

Her gece uyumadan az önce düşünmelisin, nefsi ergumanların uyuyor, maddi organların uyumuyor. Zirvede hareket durmuyor, ruh kendi boyutundan ufka açılıyor, zaman, mekan üstü âlemde, fenaya meydan okur bir seyahat yapıp, beyin ve kalp arası sırları bir şimşek hızında yakıp, söndürüyor. Sen, rüya âleminde bir dünya turu yaparsın. Muhayyilenle, tasavvurunla, beyninin mana akımı koordinatlarını harekete geçirip tefekkür yolculuğuna çıkabilirsin. Biliyorsun, bu yolun üç yolcusu var, filozoflar, mutasavvıflar, sade ve mütevazi mü’minler. Tefekkür dünyaları farklı olan bu yolcuların, seyir frekanslarının boyut alanları da farklıdır. Kendilerini aştık zannedenlerle, mutlaka ulaştık kabul edenler, havf ve reca makamında Abdullah olanlar. Unutmayınız!.. Şu günler, bu alanlarda trafiğe çıkma günleridir. Dünya son zaman bu alanda, hatları ve frekansları karıştırdı. Bir takım şifreler, gizli hesaplar, ele-ayağa, akla ve eflâka dolaştı. Bir tedirginlik var. O, kendini aştığının humanizmasında tanrı tanımaz satanistler, şeytanla iş birliğinin tatminsizliğini masum insanlara zarar vererek karşılamak istiyorlar. Onların bu sapkınlığının azgınlığı, zamanın mutasavvıflarının acizliği karşısında, mü’minin abdullah olma teslimiyeti en büyük mutluluktur.

Bu manzara-i umumiye karşısında düşünüyorum da, ölümle-dirim arasında bir nefes var, aldın veremedin veya verdin alamadın! Dünyaya ait her şey bitti, bir anda oldu ne oldu ise. Yani, öyle olacak. Yapay zekâ yapacakmış, çip takacakmış, robotlar işi ele alacakmış, insanlar geçmişiyle konuşacakmış, gelecekte ışınlanma olacakmış, ömürler çok uzayacakmış, belki ölüm bile ortadan kalkacakmış, diğer gezegenlerde yaşam üniteleri kurulup, koloniler tesis edilecekmiş. Miş, mış, bunları söyleyen sen, onlar ve diğerleri  hep olacaklarmıymış?  Yani, ölüm siz ve onlara uğramayacak mı? Yahu, bu öyle vakti geldi mi, bunu durdurmak, önünü kesmek veya yakalayıp öldürmek mümkün değil. Sonra, yukarıda dediğimiz gibi ölümle, yaşam arasında bir nefes farkı var. Yoksa bana, sen bu gelişmeleri ciddiye almıyor musun mu diyorsun? Ne münasebet! Kargaşaya gerek  yok, gerçekten inanmışa endişe yok diyorum. Bundan 1400 yıl önce Hz. Ebubekir, “Küfrün duvarını kendi taşı ile yık” demiş. İşte sana yol, işte sana yöntem, bırak sarhoşu yıkıldığı yere kadar gitsin. Düşünmek, fikretmek, icat üretmek kimsenin tekelin de değil. Son zaman yaşadığının hıncını almak ta senin elinde, yeter ki, azmu, cezmi kast eyle, yola koyul. Hayırlı ve başarılı çalışmalar dileğiyle, esen kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.