TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam...

-Yiyecek bulabildiniz mi? 

-İlk geldiğimiz gün köylü kadınlardan tandır ekmeği almıştık. Kaldığımız bahçeden kopardığımız sebzelerle idare ettik. Bugün ekmek bulmak zor. 

-Biz şimdi burada karnımızı doyuramayacak mıyız?

-Mümkün değil... Gelenlerin çoğu yiyeceğini içeceğini getirmiştir. Onlardan rica ederseniz belki...

Halim, huzursuz bir şekilde ayağa kalkı. Arkadaşına, “Hadi biz kıyamet daha fazla kopmadan, burayı terk edelim.” dedi, elinden tutup çekti. Doğan da ayaklandı. İnsanların arasından çocuklar gibi el ele tutuşarak köyün dış mahallelerine, daha doğrusu dışına çıkmaya davrandılar. Aslında ne yapacaklarını da pek kestirememişlerdi. Halim’in ilk aklına gelen şey bu kalabalıktan bir an önce sıyrılıp çıkmak ve daha sakin bir kafa ile düşünmekti. Doğan iri yapısı ile öne geçti, birbiri üzerine yığılışan ve ayakta duramayıp, rüzgâr önünde öne arkaya yatan serviler gibi sallanıyor ve dalgalanıyorlardı. Halim’i arkasına aldı. Kemerine sağlam tutunmasını tembih etti. Kendisi parmakları birbirine geçmiş hâlde ellerini göğsünün üstünde kenetledi, yandan önden gelen baskılarla göğüs kafesinin ezilmesini, nefessiz kalmasını önlemeye çalışarak insan yığınlarının arasından adım adım sıyrılmaya çalıştılar. Bir saatten fazla bir uğraş neticesinde yeni yol kavşağına kadar gelebildiler. Burada araçlar yolu tıkamış, insanlar araçlarından inemiyorlardı. Sürücüler artık birbirlerine bağırmıyor, korna çalmıyor, işi oluruna bırakmışlardı. Araçların aralarındaki boşluklardan, tozlarını ala ala bir yarım saattlik uğraştan sonra bir bahçe duvarından atlayıp bahçeye girebildiler. Halim’in avuç içi Doğan’ın kemerini sıkmaktan kabarmıştı. Sanki bir kamyon odun kırmıştı. Bahçenin üst yanına doğru yöneldiler. Orada sırık ve çıtalardan yapılmış bir bahçe kapısı görünüyordu. Oradan çıkarak etrafı daha iyi görebilecekleri bir tepeye ulaşmayı hesapladılar. 

Bahçeden çıkışta bir taşlık yol buldular. Yol başka yandan dolanarak köyün içine iniyordu. Onlar, o tarafa değil de yolun geldiği yana yöneldiler. Bir süre tırmandılar. Bahçeler, bahçe damları, yol kenarındaki çeşmeler, sulama havuzlarını geçtiler. Bir buruna çıkanca aşağılara göz atmak ve dinlenmek için durdular. Bir harnup ağacının gölgesine sığındılar. 

Gördüklerini, sabahleyin bizzat yaşadıkları hâlde yine de şaşmaktan kendilerini alamadılar. Her iki yolda araç ve araçlardan inmiş insan zinciri oluşmuştu. Yamaçlarda yılan gibi kıvrımlanmış, hareket yok sadece bekleme. Kimse ne ileri, ne de geri gidebiliyordu. Araçlar, yan yön, ters düz hem gidişi hem de gelişi kapatmış, trafik durmuş, akış ve hareket yok... Doğan, dudaklarının arasından fısıldar gibi “Gökten pislik yağmasına gerek yok...” Halim, pek anlayamadı... Ama, bu insanların içine düştüğü kötü hâli ifade ettiğini çıkarsamıştı. Doğan, devamla “Aklını kullanmayana müstahak...” diye mırıldanmayı tamamladı. Uzanıp dinlendiler, serinlediler. 

HER İKİSİNİN de düşüncesi geçmişten bugüne yaşadıklarıydı, yaşamaksa eğer... Buna çekmek dense daha uygun düşerdi. Neler çekmişlerdi... Çekeceklerinden başka. Doğan, bu tür düşüncelere daldığında hemen öldü haberini aldıklarında eşinin, çocuklarının içine düştüğü durumu canlandırmaya başlardı. Kimbilir ne ah vah etmişler, yanmışlar yakılmışlardır. Annelerini çocukları yanlarına almışlardır. Ama hangisinin yanında. Bir de kendi mezarını görmek isterdi. Başına varsa acaba ne der, ne düşünürdü. Hece taşına burada yatan Turan Karluk değil diye yazmak geliyordu içinden. 

Devam Edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.