NÜKTEDAN: Hiç bir şeyi küçümsemek doğru değil

Sevgili dostlar, müslüman prensipli olmalı, kurallı yaşamalı, hazırcılıktan uzak durmalı, haksızlık karşısında eğilip-bükülmemeli, zalimin karşısında dik olmalı, mazlumun hakkını savunmalı, helal yemeli, aklı kiraya vermemeli, bilgilenmekte dudak ve kulak arasında kalmamalı, zanna uymamalı, iddiada durmayıp aslını bulmalı, dini kaynağından almalı, rivayeti eleştirel akla tabi tutmalı, hiçbir şey hakkında peşin hükümlü olmamalı, başkalarını övgücü olmayıp, kendisi de övgüye meraklanmamalı, imana şirk katmamalı, küfürden de uzak durmalı, dostuna sadık, düşmanına mesafeli olmalı, insanları ibadetleriyle değil, toplumda sosyal ilişkileriyle ölçerek değerlendirmeli, kimsenin imanını eleştirmemeli, çirkin hareketlerin ve davranışlarında kesin kalıcılığına inanmamalı, kimseyi küçük görüp eğlenmemeli ve alay etmemelidir, çünkü aynisiyle kendisinin de deneneceğini unutmamalı, yetim hakkı yememeli, mazlumu ezmemeli ve kimsenin ahını almamalı, bunlar karşılıksız kalmaz, bir kısmı bu dünyada, çoğu da yarın ahirette kişiye ödetilir, kibirli olma, kimseye tepeden bakma, birgün tepetaklak gidersin, cömert ol, mütevazi ol, mütebessim ol, saygılı ol, hayır yapar ve hayır sever ol, az konuş çok dinle, iyi ve doğru bilmediğini söyleme, tutamayacak olduğun sözü, yerine getiremeyecek olduğun vaadi verme, gıybeti ve yalanı söyleme, dinleme, kendin de yapma ve ne olacak deyipte basit görme, kimsenin başına çorap örme ve dolap da döndürme, kötülüğe uğrayana gülme, şaka da olsa yalan söyleme, işinde hile yapma, kimseye iftira atma, çok canın çekse de haram malı tatma, Allah’la kimseyi aldatma, hiçbir şeyin gizli kalacağını sanma, bir gün onlarla yüzyüze geleceğini unutma, o zaman veremeyeceğin hesabı da tutma!..

      Aziz dostlar, her şey ufaktan büyür, azdan çoğalır, damlaya damlaya göl olur, gökten yere yağmur damla damla düşer, sel olur, her bitki bir tohumdan oluşur ve çoğalır, incir çekirdeğinin içine incir ağacını, dut çekirdeğinin içine dut ağacını yazan, toprakla buluşturduğu ortamda onları dut ve incir yapan, o ufacık çekirdeğin içine dut ve incir ağacı olma yazılımını kotlayan ve bu hareketliliği hiç durmadan sürdüren kudreti ilâhi buna bir anlam ve amaç yüklememiş olması mümkün mü? Bir meyve ağacında binlerce meyve, bu meyvelerde milyonlarca çekirdek-tohum oluşuyor, bu tohum ve çekirdeklerin hepsi bitki veya ağaç olmuyor. Keza canlılarda hayvan ve insanlarda öyle, ana rahmine milyonlarca sperm düşer, genelde bir tek canlı oluşur, bilemedin bazı canlılar da üç-beş ve bir iki fazlası. Ama milyonlarcası yok olup tabiata karışır. Bu büyük bir israftır deyip telaşa kapılan ve önlenmesi için çalışıp çaba sarfeden olmuşmudur, hiç sorun bile edilmemiş ve edilmiyor. Ana Rahminde gözle görünmeyen bir hücre olarak başlayan ilk canlı, o hücreden çoğalarak büyür bir insan veya bir hayvan olur. Bir kere sıfır=sıfırdır. Bir kere bir de=birdir. Birden yukarısı çoktur, çokluk ikiyle başlar ve ikiden yukarısı çoğalır gider. Her şeyde tek’e işaret vardır. Tek, kadiri mutlak bir tek’in varlığı ile ıspatı vücut eder. Her çok’un başlangıcı tek’e iner, tek de birle biter. Çünkü, bir kere bir bir eder. Neyse, işin felsefesine girmeden, hakikatinde karar kılalım. Ama, hiçbir inceliği, teferruatı ve hassas nüansı es geçip asla! Gereksiz, önemsiz, anlamsız ve amaçsız telakki etmeyelim. Çünkü, herşey ufaktan büyür, çoğalır ve sonra önüne geçilmez olur. 

Değerli dostlar, Yüce Allah Kelâm Kadimi Kur’an-ı Mübininde her harfe, her heceye, her kelimeye, her cümleye ve her konuya bir anlam ve amaç vermiştir. Kur’an da 29 sure harflerle başlıyor, sonra kelimelere giriyor, bu harflerin müstakil olarak mutlaka anlamları vardır. Bunlara Mukatta harfleri deniyor, Rabbimiz bunlarla ne murat ettiğini bildirmemiş, Arap dili gramerinde veya edebiyat dilinde bu harflerle ilgili kesin bilgi verilmemiştir. Ulema arasında tahmini görüş ve düşünceler serdedilmiş ve bazı bilgiler Nebimiz Hz. Muhammed Aleyhisselama dayandırılmış. Ama, Nebimiz tarafından yazılı bir kayıt yok, yapılan rivayetlerde Raviler arasın da ittifak yok. O nedenle bu Mukatta harfleriyle ilgili kesin bir açıklama yok. Evet, Kur’an da geçen her harfin bir anlamı söz konusu olduğu bir noktada, Rabbimiz, kendisine risalet verdiği Hz. Muhammed’e bazı Nebi diyor ve birçok yerde de Resul diyor ve bazen de bu isimlere atfen ifadeleri oluyor. Kur’an da dört yerde de Nebimizin Muhammed ismini zikrediyor. Bütün bu isimlerin geçtiği ayetlerde, kelimenin öncesi ve sonrasıyla irtibatlı olarak ifade edilenlere dikkat etmek lâzım. Meselâ, itaat kelimesinin geçtiği yerde mutlaka Resul ismi geçiyor. Ayetin tebliği söz konusu olan yerde Resul ismi geçiyor, demek ki, Resul tebliğle görevli ve bu görevi ifa ederken Resul ve anda onun bildirdiği ayetleri kabulde ona mutlak itaat var. Nebi olarak halkla ilişkilerindeki konuşmalarında çevresinde olanlar da fikir beyan edebiliyorlar. Burada önemli olan konu bu. Yoksa, Nebilik halinde ona itaat edilmez diye bir anlayış söz konusu değil. Yanlış anlaşılmasın. Mesele, Nebi ile Resul arasındaki o ince nüansı iyi ve doğru anlamaktır. 

     Hoşça ve dostça kalmanız dileğiyle.

                                      LEBİD

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nüktedan - Mesaj Gönder

# hayır

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.