TEFEKKÜR:TEFEKKÜR UFKUNUN AFAKINDAN ESİNTİLER

İnsan, duyupta görmediği, görüpte anlamadığı, şeyleri düşünür. Merak eder, sorup soruşturur, araştırır, inceler ve hakkında bir şeyler öğrenip bilmek ister. İlk görüşte ve duyuşta bu beni alâkadar etmez demez. Mutlaka aklına ve kalbine bir şeyler gelir-doğar ve onların çapında bir şeyler düşünür. Ancak, ilminin, irfanının yetmediği bir nokta ise, bu beni aşan bir olay veya nesne deyip, üzerinde daha fazla durmaz. Ama zihninden ve aklından kesip atamaz, ucu açık olarak kalır, ola ki ilerde bir  şeyler öğrenebilirim der beynine kaydeder. Yani, düşünmek, merak etmek, sorup-soruşturmak insanın fıtratında var. Yaradan, her insanın akleden kalbine bu kotlamayı yapmış. Her insan benliğinde bu yazılımla doğar bu duygu ve düşüncelerle bedenen büyüdüğü gibi bu alanda da büyür ve gelişir. Bu, atası ilk insan Âdem’le başlamıştır. Öyle taş devri, yaş devri! Taşlara ve kayalara resim yapıp anlaşma devri, hikâye onlar. Taşları yontum bir şekil vermesini bilecek konuşmasını bilemiyecek, kayalara resim yapıp kendisini ifade etmeye çalışacak, ama bunu sözle anlatamayacak. Bu safsatalar, dikkat ederseniz biz Türk milletinin masallarında bile yoktur. Bu kör cehalet, bilimsel kehanet olarak, Kur’an’dan haberi olmayan veya okuduğu Kur’an-ı anlamayan, insanı yalanla oyalayan zihniyetlerin eseridir. İlk emri oku ile başlayan, eşyayı ve olayları araştırıp, incelemekle devam eden ve elde edilen fikri projelendirmekle tamamlanmasını isteyen Kur’andır.

Kendimiz dahil her tarafımız da düşünmemizi gerektiren şeylerle çevrilmiştir. Hepsinde tefekküre yönelik hikmetler vardır, üzerlerinde araştırılması, incelenmesi gereken özellikler bize bakmaktadır. Bunlardan fikirler edinmemiz, hayal hanelerimiz de, iman bilinciyle yararımıza olacak projeler üretmemiz lâzım. Bunları bizim istifademize, hizmetimizde kullanacağımız yaşamımızı kolalaştırıcı aletler geliştirmemiz için projeler üretmemize yönelik verilmişlerdir. Bilmem dikkat ettiniz mi, böyle bir bahar gününde, açık ve güneşli bir havada kıra çıktığınızda çeşitli çiçekli bitkilerin üstlerinde ve çevrelerinde uçuşan çok ufacık sinekler veya böcekler görürsünüz. Sizin yüzünüze veya elinize de konabilirler, tutmaya kalktığınız da parmaklarınızın arasında ne kadar dikkat edip ihtimam gösterseniz parmaklarınızı arasında ezilmesine mani olamazsınız. Belki, parmağınızın üstüne konmasını sağlayabilir ve daha yakından görme imkânını elde edebilirsiniz. Ama tutamazsınız, ancak parmağınızın üstünde hareket ederken düşünebilirsiniz! Bu nasıl bir nerji ile hareket edebilir, nasıl bir vücut yapısına sahip? Ne yer ne içer, nasıl bir organizma sistemi var? Neden yaratılmıştır, ne anlamı ve amacı vardır? Bunun, insana bilimsel manada verdiği bir mesaj vardır elbette. Bunu bulup keşfetmek insanın görevidir, çünkü bu da Allah’ın bir ayetidir. Bu ayetleri de okumaya ilgi gösterelim.    

  Tefekkür ufkunun afakından âleme bakmak, iman bilinciyle gördüklerimizi, göremeyipte var olduklarını bilip onlar hakkında da akleden kalbimizle hikmetlerinden sual edip hakikatlerine vakıf olmaya çalışmak çok faydalı bir temaşai tahayyülâttır. Bu yolculuktaki sohbetimiz esnasında, bazı kelimelerin manayı medlûlünü bilmekte ve bulmakta sıkıntılarımız olabilir, ama samimiyetle ifade edeyim bunlar bizim unutturulmak istenen kültürel mirasımızın yitik kelâmı kibarlarımızdır. Dolayısıyla firenk-meşrep sözcükleri kullanmak istemiyorum, birde uyduruk ve yarısı kaydırık yarım kelime de kullanmaktan hoşlanmam. Bazı tefekkür kelimesini anlamayıp, fikir beyan edenler var, görmediği şey hakkında görüş beyan edenler gibi. Neyse, hani derler ya insan kendi ana dili ile düşünüyormuş, biraz garip gelecek ama soruyorum, bilimsel manada ne kadar kelimeye ana dilinizle sahipsiniz? Onlarla düşünüp hayâl kuruyor plan ve projeler üretiyorsunuz? Tahayyülünüze mefhum ve manaları kelimelerle odaklayıp beyninize servis ederek, akleden kalbinizin sinir uçlarıyla sinyalizasyona çevirip bir keşfe işaret edebiliyormusunuz? Bu konuda kâinatta doğal bir sistem var hiç durmadan işliyor. Birde insanların kurduğu sanal bir sistem var oda işliyor. Elinizdeki cep telefonu bunun ıspatı, sizin gibi milyonlarca var dünyanın her tarafında birbirleriyle bu telefonlarla haberleşiyorlar. Düşünün; havada birbirine karışmayan sesler görüntüler, sinyaller, elektronik akım ve manyetik dalgalar var, size bunlar ne anlatıyorlar? Haftaya anlamaya çalışmak dileğiyle, şimdilik hoşça kalınız. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.