Ramazan Sayfası

ALLAH’A İTAATİN İLK AMELİ KURALI NAMAZ 

Daha önce de zikrettiğimiz gibi bir insan için Allah’a itaatta iman bir iddia, amel/ibadet bir ıspattır. Müslüman bu ıspatını namazla ve diğer ibadetleriyle gerçekleştirir. İbadetin en önde geleni ve olmazsa olmazı namazdır. Namaz kılınması asla vazgeçilmez kesin bir kuraldır.Terki, kazası yoktur kişinin yaşlılığı ile üzerinde düşmesi söz konusu olamaz. Namazı kılmamaya hiçbir bahane öne sürülemez. Her müslümanın ibadette birinci vazifesi namaz kılmaktır. Yüce Allah kendisini bize tanıtırken Taha suresinde şöyle buyuruyor: Ayetler 14-25-26- 27-28. “Evet, ben Allah’ım, benden başka ilah yoktur. Öyleyse sadece bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl. Rabbim göğsüme genişlik ver, kolaylaştır işimi. Çöz dilimdeki düğümü. Ki, iyi anlasınlar sözümü.” Yine ayni sureden 130-131-132. Ayetler mealleri şöyle: Yüce Allah Nebimize hitaben ve dolayısıyla da bize. “Sen onların söylediklerine sabret, güneşin doğuşundan ve batışından önce namazla Rabbini överek, O’nun yüceliğini dillendir. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün iki ucunda da O’nun yüceliğini dillendir ki Rabbinin koşnutluğuna eresin. Onlardan bir kısmına sırf sınamak için verdiğimiz dünya hayatının aldatıcı gösterişine gıpta etme zira Rabbinin sana verdiği nimetler daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Ailene namaz kılmayı emret. Sende onun üzerinde kararlı ol. Zira biz senden rızık istemiyoruz. Mutlu son sakınan ve korunanlarındır.” Buraya kadar Taha suresinden 8 ayeti ve meâllerini zikrettik. İlk ayette Rabbimiz sadece kendisine kulluk edip ibadet etmemizi emrediyor. Araya hiç kimseyi ve hiç bir şeyi sokmamamız vurgulanıyor. Sonra Hz. Musa’nın bir duasını görüyoruz, ne kadar güzel ve ne kadar anlamlı, sözlerin en güzeli. Ana-babalar, hocalar, öğretmenler ve sunum yapacak, konferans verecek veya bir topluma konuşacaklar için terk edilmeyecek önemli bir kural ve ayni zamanda da çok güzel bir dua.

NAMAZ KILAN BAZILARININ YANILGILARI

Yazılarımızda zaman zaman iman bilincinden ve dinde şuurlanmadan bahsediyoruz. Bir müslümanın yaptığını bilmesi ve bildiğini yapması anlamında. Bunu, yanlışa düşmemesi ve yaptığı işin ibadet veya salih amel niteliğinde bir eylem olupta zayi olmaması içindir. İkinci bir hususta, o işten bir ecir ve ücret beklerken ve sevap umarken günah kazanması ve cezaya uğramaması içindir. Meselâ, bazen sohbetlerimizde kişisel olarak sitayişkâr sözler işittiğimiz oluyor. Yıllardır beş vakit namazımı kılıyorum, gücüm yettiği nispette de çalışıyorum bir türlü belimi doğrultamıyorum. Ama, karşımda bazı kişileri görüyorum namaz-niyaz yok, benim kadar da çalışmıyor. Lâkin, benden fazla servete, makam ve şöhrete sahip oluyor diyerek durumundan yakınıyor ve karşı tarafa özeniyorlar. İşte bu tür düşünceler taşıyanlar için Rabbimiz diyor, *0nlara o verdiklerim onları sınamak için, onlar dünya hayatının aldatıcı gösterişine aittir, merak etme. Zira Rabbinin sana verdiği nimetler daha hayırlı ve kalıcıdır.*Bu durumun bir farklı versiyonu daha var, oda farklı bir yanlışlık. Namazında niyazında olan bazı mümin kardeşlerimiz başlarından sıkıntılar, belâ ve musibetler eksik olmuyor. İşte onların bazıları da, ben Allah’a itaat eden ve ibadetlerimde müdavim olan bir kulum, bu belâ ve musibetler neden gelip beni buluyorlar dediklerini duyuyoruz. Onların bu şekilde serzenişleri de yanlış, Rabbimiz her şeyi bir kanuna ve kurala bağlamıştır. Burada kendimizi sorgulayalım bakalım, o bir adı sünnetullah ve bir adı da doğa kanunları olan Allah’ın yasalarına gerektiği gibi uyduk mu? İkinci bir hususta burası imtihan dünyasıdır ve herkes de sınavdadır. Yüce Allah burada kimseyi ayırmıyor, kendisine itaat edene de etmeyene de veriyor. Hepsini de bir kanunlar ve kurallar çerçevesinde, hesabını yarın ahirette Ruzi Mahşer de Mahkemei Kübrada soracaktır. Müslüman bu gerçeği asla unutmamalı, Allah’ın kanunları ve kuralları çerçevesinde çalışmalıdır.

KUL-KULLUĞUNU BİLMELİ VE UNUTMAMALI         

Beşvakit namazı kılanlardan da kılmayanlardan da zaman zaman duyduğumuz yanlış, hatalı ve yakışıksız sözler oluyor. Bunların, dinin gerektiği gibi bilinmemesinden kaynaklandığına inanıyorum. Yoksa, dinini kişisel sorumluluk çerçevesinde iyi ve doğru öğrenenler yaptıkları yanlış ve hatalarında ısrarlı olmazlar ve o hata ve yanlışlarını sürdürmezler. Öğrendikleri andan itibaren onlardan dönerler ve tövbe ederler. Ne yazık ki, dinin de gerektiği gibi şuurlanmamış, iman bilincinden yoksun bazılarını görüyoruz, Allah’tan alacaklıymış gibi bir tavır içine giriyorlar. Beşvakit namazı kılıyor, orucunu tutuyor ve hacca da gitmiş, içki içmez ve domuz eti yemez dörtbaşı mamur bir mülüman havasında, bu görevleri yapmayanlardan üstün bir kompleks içinde, artık Allah ona istediklerini versin, vermelidir. Çevresini de bu tavırla süzüyor. Bunlar hafif olanlar, birde ağır ağabiler vardır çıkarlarına yönelik bol bol kuyruklu-kuyruksuz yalan söylerler, domuz eti yemezler ama, domuz gibi hak-hukuk yerler ve kendilerine toz kondurmazlar. Diğer tarafta ukalaca hareketler, yılışık ve cıvık davranışlar sergileyenler. Özellikle bu zamanda daha bir bilgiçlik havasında olan, müslümanları da görüyoruz, gâvur denilenleri de görüyoruz. Söyleyin bakalım kimler daha refah içinde, müreffeh hayat yaşıyorlar? Bir tarafta, bilimsel alanda ürettikleri hiçbir ürünleri olmayan eli tesbihliler, diğer tarafta birbirini katleden eli tetiktekiler, kimleri örnek alalım? Önce şunu ifade edelim, bütün toplum bunlardan ibaret değil, elbette çok iyi, dürüst, çalışkan ve müspet yönde üretken insanlarımız da var. Neden onları görmüyorsunuz? Bende soruyorum; öbürkülere meyliniz fazla olduğu için mi? İslâm dinini temel kaynaklarıyla iyi ve doğru olarak, yansız ve peşin hükümsüz araştırdınız mı? Meselâ, Kur’an-ı Kerimi kendi dilinden Türkçe anlamı ve tefsirini zamanın ilim adamlarından okuyup öğrenip düşündünüz mü? Suçlamak kolay, ama hakkı-hakikati araştırmak için emek sarf etmek ve ter dökmek zor. Devamı var

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder

# hayır

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.