TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam

Daha altta, yanlarda iki pano daha vardı aşağı uzunlamasına. Panonun her ikisi de bakışıktı. Ancak her panonun kendi içinde yanlamasına bakışımı yoktu.  Yalnız orta göbekten aşağısı ile yukarısı bakışıklı düzenlenmişti. Üst ortadan başlayıp aşağılara doğru ibrik kulpu gibi inen ve orta göbekte birçok dal ve yaprak, çiçek arasından geçen kıvrımlar vardı. İçe gelenler ise daha yukarılarda bükülüp bir kısım palmetlerin arasından kıvrılarak dıştaki kıvrımın alt ucunda birleşiyordu. Palmetler, rumiler, rozetler, karanfil ve şemse kursları titiz bir ustalıkla yerleştirilmiş, şahane bir kompozisyon oluşturulmuş. Rumiler ve palmetler o kadar incelikle yerleştirilmişler ki bir çiçek bahçesinde görülebilecek bütün dallar, uzantılar, kıvrımlar burada canlandırılmıştı. Zemin sayılabilecek araların oygusunda gözü rahatsız eden hiçbir kıvrım veya desen, çizgi yoktu. Doğan oymanın güzelliğine dalmış, kapıyı kâh baştan aşağı süzüyor, kâh belirli bir noktasına dikkatini vermiş öylece duruyordu. Ninenin aşağıdan sesi geldi.

-Tahsin, bulabildiniz mi?

Anlaşıldı ki torunun iki adı var, Hasan Tahsin...

-Bulduk ninem... Amca senin kapıya bakıyor.

Doğan, ayrılma vaktinin geldiğini anladı ve kapıya döne baka merdivene doğru yürüdü.

Aşağıda ninenin çöktüğü binek taşının yanına vardı.

-Hanım anne... Aradığımız kitabı bulduk. Bu kitap çok değerli. Sen bunu bizim hurdacı arkadaşa kaça verdin bilmem. Ama ben şimdilik size bir miktar para vereceğim. Bunun değerini ben sahaflara soracağım, paranın üstünü o zaman size öderim. Sandıktaki diğer kitaplar da mutlaka değerlidir. Onların da fiyatını öğreneceğim. Satmak isterseniz onları da değerlendiririz. Sakın ha onları hurdacıya veya başka birine vermeyiniz. Çünkü hazine değerinde... Ayrıca sizin oda kapısı da çok değerli. Neredeyse bu ev gibi bir ev eder. Bunları hiç kimseye söylemeyiniz.

-Benim damat, burayı yıkalım da yeni bir ev yapalım veya satalım da başka yerden bir ev alalım diye başımın etini yiyor. Ben de ben sağken sattırmam, öldükten sonra ne yaparsanız yapın, diyorum.

-Senin damat ne iş yapar?

-Pazarcı, pazarlarda çapıt çayra satar.

-Boş günü var mı?

-Gireğgünü boş.

Torun:

-Pazar günü, dedi.

-O gün bize uğrasın... Ben konuşayım onunla...

-Nerdesiniz?

-Hasan Tahsin, sen babana söyle Anda Hurdacılık...

Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.