TEFEKKÜR: Biraz da fikir jimnastiği yapalım

    Kâinatta ölçüsüz ve başıboş hiçbir şey yoktur. Nereye bakarsanız bakınız bu gerçeği görürsünüz. İnkârı mümkün değil, bu nizam ve intizam bir nazımı gerektirir. Yani, bu âlemde tesadüfe yer yoktur. Her şeyde bir kudret elinin işlediğini görmemek için kör olmak lâzım. Belki o da yetmez, akılsız olmak ta gerekir. Herkesin dilinde dolaşan ve anlayışı yanlış olan Kader de ölçü demektir. Kader, yaratılışta ölçünün işlediği, fıtratına kaderin konduğu anlamındadır. Bu anlamda kaderi bilmek çok az bir azınlığı ihtiva eder. İnsanların çoğu kaderi, iradenin yerine koyup kullanıyor. İradenin de bir ölçüsü var, o ölçü de kaderdir. Fiiliyatta irade, hükmü ifa etmekte seni temsil eder. Ölçüye riayet, kadere teslimiyettir, ama irade de mecburiyet değildir. Ancak, iraden, senin kaderindir. Elinde satır iraden, ölçülü bir âlettir, bu âleti kullanmak sendeki hakimiyettir. O zaman, hükmünü icra derken kaderini, hesaba katacaksın. On elmanın içinden beş tane alman gerekirken, altı tane almayacaksın. Kaderine razı olacak, ölçüyü aşmayacaksın. Çünkü, burada genelde bir ölçüsüzlük yok, sen, sana tanınan ölçüyü aşıyorsun. Hakkından fazlasını alıyor ve ölçüsüzlük yapıyorsun, on elmanın kaderinde dördü bakidir.                                            

Güneş devamlı çevresine ışık ve ısı gönderiyor, bunu ilk oluşumundan itibaren yapıyor. Mevcut potansiyelinden bir eksilme oldu mu? Güneş sistemimiz ve evren genişliyormuş, ilk oluşumundan itibaren ne kadar genişledi acaba? Dünyamız, yerküre eksiliyormuş, ilk oluşumundan bugüne ne kadar eksildi? Güneş sistemimiz kendi içindeki hareketiyle beraber, bir de adını bilmediğin bir yöne bir yıldıza doğru da bilmem ne kadar hızla gidiyormuş! Acaba, ilk oluşumundan bugüne ne kadar yol aldı? Bunlar astronomik bilgiler, astrologlar tarafından söyleniyor ve kitaplarda yazılıyor. Doğru mu, yanlış mı bilmiyorum, tartışılabilir. Ancak, bir müslüman olarak benim inancıma göre Kâinat, bizim güneş sistemimiz ve bu sisteme bağlı dünyamız hepsi yaratıktır. Yani, bir ilki vardır, hâliyle tabi her yaratık gibi bir sonu da vardır. Ne zaman oluştuklarını bilmediğimiz gibi, ne zaman yok olacaklarını da bilmiyoruz. Ama, güneş sistemimizin çökeceğini biliyoruz, lâkin bunun ne zaman olacağını bilmiyoruz. Olacağı ifade edilen son saat, (Kıyamet) göz açıp, kapayıncaya kadar bir anda olacağı ifade edilirken, güneş sistemimizin çöküş ânındaki olayları Kur'an detaylı anlatıyor. Bu detayları bir anda mı insanoğlu görecek, işte o izaha muhtaç.                                                 

   Evet, elmalarla armutları birbirine karıştırıp ikisine de aynı  anlamı vermeyelim. Kader kurbanları, alın-yazısı mahkûmları yoktur, herkes eli ile işlediği, gözünü dikip baktığı, kulağını verip dinlediği, aklıyla, kalbiyle düşünüp belirlediği, zihnen planını, projesini çizdiği her şeyden insan sorumludur. Mefhumların, kavramların, isimlerin, lâkapların, handikapların, kalaylı ve kalaysız kapların, hepsinin anlamları ve tanımlanmaları farklıdır. Bütün bunlar bir tarafa, insan kendisine bir baksın, ister aynalı, isterse aynasız, aklı başında ise, kiraya vermediyse sahipsiz olmadığını mutlaka anlayacaktır. Her şeyin bir ölçüsü olduğunu, bunların hiç birini yolda bulmadığını, herhangi birinden almadığını bildiği halde, sahibini düşünmezse, ona saygı göstermezse, elbette sorulacaktır neden böyle yaptın? Her şeyi merak diyorsun, sinekten, böcekten her çeşit hayvan türüne kadar, ama kendini merak etmiyorsun, bütün bunları merak etme hasletini sana kim verdi? Evren genişliyor, âdeta bir balon gibi! Nereye kadar? Merak ediyorsun, birgün patlar mı? Hani, pek ihtimal vermiyorsun, acaba kıyamet böyle mi kopacak diye aklına geliyor. Bilime inanıyor, dini bir kenara koyuyor, pek ihtimâl vermiyorsun, ama kafanı kurcalayan bir çok sorunun cevabını veremiyorsun. Bir pirenin bile kan dolaşımı var, lâkin sen hâlâ bir kan bile yapamıyorsun! O piredeki kanı yapan ve dolaşımını sağlayanı ne zaman düşüneceksin?  Isırıp, canını yakan pirenin dişleri de var mı acaba? Midesi bile olduğu söyleniyor da!..                                                    
 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.