TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

5/5/2021 den devam “En iyisi bunu bilgisayarda taratayım, çıktısı üzerinde çalışayım.” diye düşündü. Ama bu işi, kitabı şöyle bir kaba taslak inceleyip gözden geçirdikten, ne olduğunu ve taramaya değip değmeyeceğini anladıktan sonraya bırakmayı uygun buldu. Sayfalarda gezindi. İkinci parçayı ele aldı. Baktı gördü ki bu kitap incelenmeye, okunmaya değer. Tarayıcının başına geçti; kitabı özenle, hiçbir sayfasına en ufak bir zarar vermeden baştan sona taradı. Taradıklarını birleştirdi ve uygun bir programla kitap düzenine getirdi. Daha sonra baskıya verdi. Bir takım çıktısını aldı. Asıl kitabı bir plastik torbaya koyup, masanın çekmecesine özenle yerleştirdi. Bu arada Halim de çizimi bitirmiş, sanki bahçedeki kayısı ağacının yaprakları ve yeni oluşmaya başlayan meyveleri arasında hayalindeki çizgileri görüyormuş gibi dalgın dalgın baktığını gördü. Hâlen daha Halim’in ne yapmak istediğini, neyin peşinde olduğunu kavrayabilmiş değildi. Gizli bir takım faaliyetlerin içinde bulunduğunu seziyor, ancak içinde bulundukları nazik durum etkisiyle de olmalı ki pek bir şey soramıyordu. Zaten sorsa da anlayabilecek bir bilgiye sahip değildi.

Doğan, çıktıları toplayıp bir büyük dosya hâline getirdi. Yaprakları tek tek delerek, dosyaya yerleştirdi. Bu işi yaparken eski kitapların tersi bir sayfa düzenlemesi yaptı. Eski kitapların ilk sayfası sağda olduğu hâlde o solda yaptı. Her sayfayı tek yaprak olarak bastırmıştı. Böylece incelemenin daha kolay olacağını düşündü.

Baştan itibaren kitabı okumaya ve okuduklarını da yine bir kâğıda dökmeye başladı. Okuma işi yavaş gidiyordu. Arada Halim’in yaptığı gibi büyüteci alıp okumaya çalıştığı yerdeki harfin hatlarını genişçe görmeye, noktaların tek mi yoksa çift mi olduğunu, kıvrımları birbirine benzeyen harflerin ayırıcı niteliklerini çözmeye çalışıyordu. Belli ki bu iş biraz uzun sürecek... Olsun, çözmeye değecek gibi görünüyor...

Öğleye doğru Mete babası ile çıkageldiler. Bahçede oturup epeyce sohbet ettiler. Halim, Mete’nin babasının işini, geçmişini sorup öğrendi. Doğan da az sonra bu sohbete katıldı. Mete’yi işçi olarak çalıştıramayacaklarını, ama böyle sokak sokak hurda toplamakla kendi masrafını çıkararak aile bütçesine katkıda bulunmakla harcanmasını da uygun bulmadıklarını izah ettiler. Sonuçta, Mete’nin okul masraflarını karşılamayı, eğer okumak isterse ve kendilerinin de işleri böyle devam ederse ileride de bu yardıma devam edebileceklerini söylediler. Hatta kendisinin de burada çalışabileceğini belirttiler. Adam bu konuyu düşüneceğini ifade etti. Şu anda sözleşmeli olduğu bir işte çalıştığını, inşaat bitiminde tekrar gelip görüşeceğini söyledi. 

-Bizi düşündüğünüz için ne kadar teşekkür etsek azdır. Sizlere hayırlı işler dilerim.

-Mete, ders dışı zamanlarını burada geçirebilir. Yandaki oda boş, orada ders çalışabilir. Bilgisayar da kurarız, internete bağlı...

Mete:

-Teşekkür ederim, Doğan amca... Halim amca...

-Güle güle Mete Han!..

Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# , sokak

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.