TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam

Bir takım tabiat olaylarının da Yüce Mevla’nın izni ya da olmasını emrettiği için vukua geldiğini bilmiyorlardı. Tanrılarının taştan, mermerden heykelini yapıyorlar ve bütün dileklerini gidip ona söylüyorlar, bir de Barankos soyundan Orakl adı verilen keşiş kâhinleri güya Taŋrı ile insanlar arasında aracı olarak kullanıyorlardı. Asıl acayip olanı da onların taŋrıları da insanlar gibi birbiri ile evleniyorlar, çocukları oluyor, hatta insanlarla evlenenleri de varmış. Hele bir Sevgi Tanrıları var ki insanlardan kimin kime sevdalanacağını o belirlermiş. Elinde bir yay ve ok taşırmış. Birisini bir başkasına âşık etmek istediğinde okunu fırlatır, o kişinin kalbine saplarmış. Acîbü’l-acâ’ib bir iş. O da âşık olur, yanar yakılır, yürek yarası çekermiş. Bütün bunların ötesinde şaşılacak bir durum daha varmış ki insan boyunu geçkin bir erkeklik organı yontusu yaparlar, Fallos adını verdikleri bu yontuya bereket / bolluk tanrısı olarak taparlarmış, evli kadınlar onunla oynarlarmış.” 

Kitabı kaleme alan “Burada bu acayip işlerin bahsini kapatalım ve bu Milabatlıların işlerine dönelim.” diyor ve devam ediyor:

“Barankos denilen kâhinin vasıtası ile ırmak tanrısı Mai-Dıraz’dan alınan bu senetten sonra her ne hikmetse iki üç yıl, Ulusu taşmamış. İnsanlar da diledikleri yerde yazlamışlar kışlamışlar, diledikleri yeri ekmişler, hayvanlarını salmışlar. Irmak tanrısının sözünü tuttuğunu düşünmüşler. Kendilerini tamamen güvende buluyorlarmış. Gel gör ki bir bahar öncesinde Mai-Dıraz öyle kükremiş, öyle kabarmış ki günlerce sel akmış. Kentin caddelerine, sokaklarına kadar sular gelmiş. Önüne katabildiği ne varsa sürüklemiş götürmüş. Limandaki gemiler, tekneler tepelere doğru sürüklenmiş, kayalıklara otumuş. Giden gitmiş, kimin nereye kaybolduğu bilinememiş, ölüsü bulunamamış. Halk, şaşkın hâlde kâhinlere koşuşmuş. Kimileri de ırmak tanrısı Mai-Dıraz yontusunun başına üşüşmüş, sözle hakaret etmek yetmemiş, üzerine pislik atmaya kalkışmışlar. Milabat ileri gelenleri halkı güçlükle yatıştırmış. 

Eski tiyatroda bir araya gelen yöneticiler ve işbilir kişiler uzun tartışmalardan sonra konuyu, mahkemeye taşımaya karar vermişler. Yine kölelere hediyeler yüklenmiş işbilirlerle ve din adamları önderliğinde bu kez daha kalabalık olarak Kutsal Kapıdan törenle çıkmışlar. Kutsal Yolun taşları üzerinden sekerek İkizler mabedine doğru harekete geçmişler. Daha önceki seferde ilahilerle ilerleyen kafile bu sefer kargış dolu bağrış çağrış ile ikinci gün, gün batımından az önce ulaşabilmişler görkemli sütunlar üzerine kurulmuş üçgen alınlığın önüne. 

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.