TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam 

Doğan, aramasını bitirmiş, geldi. Kişilerden birinin teşhisini sağlamış ve mail gönderdiği sahaflardan birinin çalışanlarından olduğunu tespit etmişti.

Halim de yaptığı kaydı kopyalayıp Doğan’a verdi.

-Ben uykuya gidiyorum, dedi.

Doğan, kendine verilen gizli numarayı birkaç kez aramasına rağmen meşgul çıktı. Nihayet altıncı mı yoksa yedinci mi olduğunu unuttuğu aramada cevap alabildi. Ellerinde geçen günkü olaya bağlı olarak gelişen kitap çalınması olayına ait bir kayıt bulunduğunu, bunu emniyete ulaştırmak istediğini, aracı kullanacağını, ilgili birime talimat verilmesini istedi. Dışarı çıktı, çalışanlardan oldukça uyanık bir genci çağırdı. Emniyet müdürlüğüne giderek nöbetçiye 47’ye ulaştırılmak üzere bir CD kaydı getirdiğini söyleyerek bırakıp dönmesini tembih etti. 

-Nöbetçi aksilik çıkaracak olursa müdürüne “47’ye bir belge geldi, ne yapayım?” diye sormasını söyle, yeter. Orada uzun süre eyleşme, ver başka yollardan, kalabalıklar içinden geçerek dön.

HALİM, öğleden sonra uykusunu almış olarak atelyeye geldi. Çalışanları izledi. Yeni gelen elektronik atıklara göz gezdirdi. Sonra kayıt bilgisayarının başına geçti. Son zamanlarda pek inceleme fırsatını bulamadığı parçalara göz attı. İçlerinden bir iki tanesini depo görevlisinden istedi. Onları alıp da bilgisayar kaydından düştükten sonra çalışma odasına, daha doğrusu tezgâhının başına geçti. Parçaları, kasaya kilitleyerek, sabahtan yarım bıraktığı izleme işine daldı. 

Hızlandırılmış şekilde Alsancak’taki o büyük binayı izlemeye durdu. Gelen araçtaki çuvalları içeriye aldıktan sonra dışarıya eşya çıkarır bir hareket olmamıştı. Artık eş zamanlı olarak izlemeye geçti. Aynı zamanda öğle yemeğini gecikmeli olarak çalışma masasının başında yedi.

Doğan, Halim’in bu buluşu karşısında dili tutulmuş, beyni uyuşmuş hâlde ve şaşkınlık içinde ne yapacağını, ne diyeceğini bilemiyor; andasına söyleyecek övgü sözü bulamıyordu. Bir yandan bu buluşun büyüklüğü, diğer yandan bu aletin neleri altüst edeceğini tahmin ve tasavvur edemiyordu. 

Anlaşılan o ki bu alet sayesinde gizli saklı hiçbir şey kalmayacak... Acaba bu, insanlık için iyiliğe mi yoksa kötülüğe mi sebep olacak, şimdiden kestirmek zor görünüyor. İnsanları, geçmişte de olsa sürekli gözlemlemek ve yaptıklarını tespit etmek pek iyi bir şey olmaz herhâlde. Kötülerin ve kötülüklerin açığa çıkması bakımından çok elzem; polisin işi çok kolaylaşacak... Nerede bir olay oldu, olanları bir film gibi izle ve zaman kaybetmeden yakala...Devam edecek...-

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.