TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

 İzlemede kalmalı ve dikkatli olmalı diye geçirdi içinden. Bu kızda bir şey vardı, yakında kokusu çıkar… Kadınlık içgüdüsüyle vardığı bu kanaatın neye dayandığını açıkça belirleyemedi. Banu Hanım, Üsküdar geçilmeden uyanman gerekir. Şurası muhakkak ki kız Emre’yi kafeslemek niyetinde… Böyle bir şey olmayacak ve olmamış bir şey değil. Pek çok bakıcı kadın nice evlerin, ailelerin yıkımına sebep olmuştu.

Kağan ve baba içeri daldılar.

-Anne, babamla parkta resim çekildik. Bir abla resmimizi çekiverdi. Aynı dedemle babamınki gibi durduk.

Babasına seslendi:

-Baba annem görsün resmimizi, ninem de…

Babasının elinden tutup ninenin yanına getirdi. 

-Nine bak, biz de öyle resim çekildik, babamın telefonunda.

Banu, yine başka ufuklara yelken açtı. Bu çocuğa ne oluyor? Bunda bir iş var mutlaka. Allah söyletiyor. Kıskançlık damarı sakinledi, Emre’yi kaybedeceği düşüncesinin peşine takıldı. Sanki yüreği yırtıldı, içi ezim ezim ezilirken dalgınlığı üst düzeye çıktı. Mutfakta bir tabakla birkaç bardak kırıldı. Bulaşık yerleştirme işine devam edemeyeceğini anladı ve mutfağı terk etti.

Hava almak için balkona çıktı. Derin bir nefes almaya kalmadı sokakta komşunun bakıcı kızı gördü. Bu kez zihninde esen yeller, yelkenleri aksi yöne çevirdi. Kız da balkona bakıyordu. Banu’yu görünce selam verdi, el salladı. Banu’da acabalar üst üste yığılmaya başladı.

Öğle sonrası Emre, arkadaşları ile buluşmak üzere derneğe gitti. Evde Kağan, Banu ve babaanne kaldı. Bir ara komşunun bakıcı kızı kapıyı tıklattı. Kağan’a hediye getirdiğini söyleyip girmek için izin istedi. Zorunlu olarak izin verildi. Banu bir taraftan kızın niyetini anlamak, planlarını sezmek bakımından bu ziyaretin iyi de olduğunu, eşi evde olsaydı buna müsaade edemeyeceğini düşündü. Kız, Kağan’a hediye olarak getirdiği kocaman bir oyuncak ayıyı verdikten sonra gidip babaannenin elini öptü, Banu ile tokalaştı.

-Ben, çok seviyorum sizi; Kağan’ı, neneyi, diye söze başladı.

Bu arada kızın telefonu çaldı. Mutfağa geçip konuştu. Yabancı dil kullandığı için ne konuştuğunu anlamadılar. Banu, belki de nezaketen öyle yapmıştır diye yorumda bulundu.

Konuşması bitince geldi, salonda ninenin yanına oturdu, sarıldı.

-“Ben, neneyi seviyor çok.” diye kadıncağızı epeyce hırpaladı. “Yok bende nine… Ben seviyor nineleri…”

Kağan, ayı ile oynamaya başladı. Ayı ile güreş tuttu. Bazen ayı, bazen de kendisi galip geliyordu. Her galibiyet sonrası el kaldırılıyor ve şampiyon ilan ediliyordu. Anne Banu, bir yandan Kağan’ı ve oyunlarını izlerken bir yandan da bakıcı kızla ilgili komplo teorileri oluşturuyor; teorilerin hemen hepsi kocası Emre üzerine kuruluyor, bütün oyunları onunla bu kız arasında sahneliyordu.

Bir ara komşu Handan hanımın merdiven boşluğundan bakıcıya seslendiği duyuldu. 

-Neli, Neli… Nerdesin?

Bakıcı kız telaşla toparlanıp kapıya yöneldi.

-Burdayım Handan abla, geldim diye çıktı gitti.

-Güle güle Neli… Komşu, Handan hanım nasılsınız?

-Teşekkür ederim Banu…

-Neli bizim Kağan’a hediye almış, oyuncak ayıcık.

- Sizler nasılsınız? Bizim Can’a da aynısını almış. Kağan’ın hediyesini vereyim diye geçtiydi.  Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# ilan

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.