TEFEKKÜR i̇li̇m-bi̇li̇m ve fi̇ki̇r adamlari ne di̇yor?

       Ne demiyorlar ki! Ama, dinleyen kim? Hadi, dinleyen var diyelim, dinlediğini tutan  ve gereğini yapan var mı? Belki binde bir! Meselâ bir din âlimimiz var Mustafa İslâmoğlu, asrın idrakine İslâmı konuşturmaya çalışıyor. Kur’an-ın evrensel mesajlarını özgür düşünceye sunuyor. Şirkin kapılarının arkasına sığınmış olanları, tevhidin aydınlığına çıkarmak için çaba sarf ediyor. Video konferanslarıyla, yazdığı kitaplarıyla ve çeşitli ortamlardaki konuşmalarıyla uyarılarda bulunuyor. Daha başkaları da var, geçen Ramazan da bir T.V. kanalında dinledim, Ramazan Demir diye bir kardeşimiz, Kur’an-ın ehli-kitap diye tabir edilen Tevrat ve İncil’in müntesiplerini anlatıyordu. Kur’an-ı bu kitaplarla, Tevrat ve İncil’le ilişkilendirip meâl ve tefsir yazanların düştükleri hataları dile getiriyordu. Benim de kafamı kurcalayan bir soruyu aydınlığa kavuşturdu.Bu nedenle kürsü sahibi ilâhiyat ilim ve bilim adamlarının kulakları çınlasın istiyorum.Hz. Âdem Nebinin Mekke’de insanlar için yaptığı ilk mabed ve ilk kıblegâh, kendisinden sonrasının da namazlarını ona doğru kılacakları Kıble ve Hac ibadetinin de Kâbesi. Bu mabed Nuh Tufanıyla ve Cürhüm Kabilesinin saldırısıyla harap oluyor. Sonra Allah’ın emriyle Hz. İbrahim Nebi ve oğlu Hz. İsmail Nebi-Rasuller tarafından, yeniden temellerinin üzerine yükseltilip tamir ediliyor. Kâbe’ye Allah’ın emriyle Baba-oğul ehli imanı Hacca çağırıyorlar. Bu çağrıya, dikkat ettiniz mi bilmiyorum, benim dikkatimi çekti, Hz. İbrahim’in ikinci oğlu İshak Nebi ve ondan sonra o koldan gelen hiçbir Nebi Kâbeyi tavafa gelmiyor. Kur’an da böyle bir haber yok, bu duruma Hz. İsa dahil bütün Nebiler. Ta ki, Hz. İsmail Nebiden Hz. Muhammed Nebi-Resule kadar bu böyle devam ediyor. Bu biz ahirzaman müslümanlarını düşündürmesi gerekmiyor mu? Lütfen, Bakara suresi 124’ncü ayetten 133’cü ayete kadar ve İbrahim suresi 35’nci ayetten 37’nci ayete kadar okuyup akleden kalbinizle düşünün! Gerçi daha başka ne enteresanlıklar var, ezberleri bozan ve tabuları yıkan!

  Evet, Kadeş Meydan muharebesinde yapılan sulh anlaşmasını dile getirenler ve ilk yazılı tarihi belge olarak ananlar, bunun insanlığa ne getirisi olmuştur bilmiyorum. Ama, Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye Hicret’inin ilk yıllarında Mekkeli müşriklerle yaptığı bir anlaşma var “Hudeybiye Anlaşması” bununla dünya insanlık tarihinde bir devrim başlamıştır. 25-30 sene içinde dünyanın çehresi değişmiş ve yeni bir medeniyetin temelleri atılmıştır. Bu temellerin üzerinde bilim, teknik, fen ve felsefe de çağ atlanmış. Bunun öncülüğünü birçok Türk İslâm Devletleri  yapmıştır. İşte bize bu toprakları vatan yapanlar o ifade ettiğimiz anlaşmadan ilhâm alanlar olduğunu da hatırlamamız gerekir inancındayım. Evet, zamanımızda da bu iman bilinciyle dinde de önemli merhaleler kat eden bir beyincimiz var Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın Hoca, bu değerli ilim ve bilim adamımız diyor ki, “Kur’an-ı Kerim öte dünyadan çok bu dünyanın kitabıdır.” Onu iyi ve doğru anlayalım. Bu insanlara, İslâmın Ahiret dini olmaktan ziyade bu dünyanın dini olduğunu anlatacak ilâhiyatçılar yetiştirelim. Gerçi zamanımızda tek-tük var.  Var, ama, eteklerinden asılanlar var!.. Allah insana Beyan vermiş, kendisini ifade etmesi için, eşya ve olaylarla ilgilenme ve yorumlar yapıp, her şeye isimler koyma bilinci de vermiş, kâinatın sınırına taş dikme merakının arkasından gitmek için. Akıl, kâlp ve beyin üçgeninin üstüne ruhu hakim kılmış, kâinata nazır, ama insanın ömrü az. İşte bu noktada devreye zaman giriyor, yegane, hakiki ölçü birimi zamandır. İnsanların en çok israf ettiği, küçümsediği ve önemsemediği. Oysa, zaman asla hafife alınacak ve boşa harcanacak bir şey değildir. Düşünün! Deprem oluyor, ne kadar bir zaman sürüyor, genellikle bir dakikayı bulmuyor. Lâkin, o kadar kısa bir zaman içinde düştüğümüz hâli bir düşünelim. Zaman ne kadar önemli ve kıymetli değil mi? Evet; bir de zaman olmadan var olamayız. Değerli bilim adamı beyincimiz İsmail Hakkı Aydın diyor ki, “Beyin, geçmiş-gelecek her şeyi kaydeder. Şayet çekirdekçiği açıp içine girebilirsek, her şeyi yeni baştan yaşayabilir ve zaman içinde seyehat mümkün olabilir. O zaman, Yüce Allah, akleden kâlbimizin ufkunu aydınlatacak gerçeklerle meşgul olmayı nasip etsin diyelim ve herkese esenlikler dileyelim.      

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.