TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

2 Temmuz'dan devam-    Edindiğim bu derviş arkadaşlardan birini, Eymürlü Emre’yi medreseye davet ettim. Kararlaştırdığımız gün, geldi beni hücremde buldu. Hızır Koca hocanın bir gün önce verdiği dersi mütalaa ediyordum.  Bizim nasıl ders yaptığmızı, neler okuduğumuzu merak etmiş. Mütalaa ettiğim konuyu kısaca özetledim. Beni dikkatle dinledi. Ve en sonunda bana “Bu kadar kafa yormaya gerek var mı? Hepsi ‘Lâ-ilâhe illlah’ta özetlenmiş değil mi?” diye dervişçe kestirmeden inanmışlığını ifade etti.

Zikir törenlerimizin olup olmadığını sordu. Böyle bir törenimizin olmadığını ancak günün belli saatlerinde hocadan ders aldığımızı, onun sorularını cevapladığımızı ve derste öğrendiklerimizi hücrelerimize geçtikten sonra böyle mütalaa ettiğimizi anlattım.

-Siz, meyvenin suyunu, etini, çekirdeğini ayırıp tek tek yiyorsunuz. Biz meyveyi hiçbir şeyini ayırmadan bütün olarak yeriz, diye nükteli bir sözle beni gülümsetti.

Daha sonra birlikte Balat arastalarını dolaştık. İkindi vakti yaklaştığı için onu tekkesine uğurladım. Kendim medreseye döndüm.

Elçiye zeval olmaz.

Elçinin görevi, kendisine emanet edileni sahibine sağ salim ulaştırmak ve cevabını da yine geriye aynı şekilde alıp gelmekten ibarettir. Onun işi, kendisine denilenden ne bir eksik, ne de bir fazladır. 

Aradan iki ay kadar zaman geçti. Bu kez, limana yanaşan gemiden bir ulak indiğini duyduk. Hızır Koca Hoca, bir başka mollayı göndererek kendisine eşlik etmesini istedi. Ulak kıyıdan kiraladığı bir at üzerinde, molla da yaya olarak geldiler.

Hızır Koca Hoca girişte karşıladı. Ulak attan indi. Atı mollalardan biri ahıra götürdü. Tatarla birlikte hoca içeri girdiler. Ders yaptığımız eyvana geçtiler. Bu arada ulak, geliş sebebini hocaya aşırı hürmet göstererek izah etmeye çalışıyordu. 

-Pek muhterem ve sevgili Hızır Koca Efendi hazretleri, size Kayılı Osmanoğlu hanedanının beyi, muzaffer sultan, adalet ve bilim koruyucusu ulu padişahımız İkinci Murad Han’dan mektup getirdim. Cevabınızı alıp döneceğim.

İçeride neler konuştuklarını merak etmemize rağmen giremeyerek avluda birkaç molla ile birlikte gezenliyoruz. Bu sefer hocayı ikna edebilecekler mi? Buyruk yüksekten geldiyse kimsenin yapacak bir şeyi yok. Bir yandan da hoca istemediği sürece bu teklif de geri çevrilir gibi düşünüyorum, daha doğrusu böyle olmasını arzu ediyorum.

Bir müddet sonra ulak elindeki içine mektup tomarı konulmuş kamış kutuyu belindeki kuşağın arasına koyarak dışarı çıktı. Yerimden doğrulup diğer mollalarla birlikte ne olduğunu merak ederek eyvanın kapısına yaklaştık. Hoca, mollalardan birini ulağa yoldaş olması için görevlendirdi. Limandaki bir başka gemi ile Gelibolu’ya dönecekmiş. Oradan da payitahta yani Edirne’ye geçecekmiş. Sultan, o sıralar Edirne’de olacağını söylemiş. Bunu Hızır Koca ile vedalaşırken hocaya ifade etti. Oradan öğrenebildik. 

Ulak gittikten sonra, Hızır Koca bizim merak içinde olduğumuzu görünce içeriye çağırdı. Kayı Boyunun Beyi olan Osmanoğlu Sultan Murat Sani haşmetpenahlarının ikinci bir mektupla Bursa’da kurmakta olduğu büyük bilim yuvasına davet ettiğini söyledi. Önceki mektubunda teklif ettiği ücret yüzünden itiraz etmiştim. O zaman günde elli akçe teklif edilmişti. Ben bunu çok bulduğum için bu görevi kabul edemeyeceğimi, ancak kendisine ve devletine, hayır işlerine duada bulunabileceğimi bildirmiştim. Bu kez, ücretten söz edilmedi. Sadece kurmakta olduğu eğitim kurumunun geliştirilmesi için Hint’ten, Çin’den, Yemen’den, Acem’den, Mısır ve Türkistan’dan, Harizm’den bilim adamlarını davet ettiğini, devletinin temellerinin bilime dayalı olmasını istediğini, bu yüzden hiçbir fedakârlıktan kaçınmadığını ifade etmiş. Ben de yazdığım cevapta kendisini aferinledim. Temelleri bilime dayanmayan beyliğin eşkıya çetesinden farklı olamayacağını söyledim. Devam edecek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.