TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden  devam

Hemen Doğan’a seslenerek, acilen gizli numarayı aramasını ve her an baskına uğramak ihtimal dâhilinde olduğunu bildirmesini istedi.

Taramaya devam etti. Fakat herhangi bir iz, belirti veya söz geçmedi. İş yerinin adıyla aramaya durdu. Evet, görüşmeleri yakaladı. Görüşmelerin yapıldığı yeri tespit etti. Daha önce kitap kaçırılarak saklanılan Alsancak’taki bina olduğunu belirledi. Hatta binanın kaçıncı katı olduğuna kadar ayrıntıları kayda aldı. Sonra Doğan’a vererek gizli numaraya ulaştırmasını istedi. 

Demek ki burada bu adamların bir ayağı vardı şu anda. Doğan’dan öğrencilerin okullarından ne zaman çıktıklarını sordu. Bu zaman ve yer belirlemesinden sonra taramaya koyuldu, konuşmaları, telefonları dikkatle takip etti. Ve telefonla bilgi veren bir yetişkin bayanın veya öğretmenin konumunu tespit etti. Öğrencileri getiren otobüsün üç numaralı koltuğunda oturuyordu. Öğrenciler velilerle birlikte serbest bırakıldıktan sonra bulvar boyunca ilerlediği ve Kağan’ın Doğan’la konuşması sırasına kadar takipte kaldığını, daha sonra da karşı durakta pastahaneyi gözlemlediğini tespit etti, kayıtlara geçti. Daha sonrasını zaten ilgili yere bildirmişlerdi. Bu son bilgileri de geçtikten sonra planlarını, kopyalarını gözden geçirdi. Hepsini güvene aldı. İnternette açtığı bir siteye yükledi. Bilgisayara bir takım yanıltıcı planlar, kopyalar koydu. Hatta bir tanesini o hâle getirdi ki eğer kendisi dışında buna birisi ulaşıp da kopyalamaya veya izlemeye alırsa bilgisayarın ana belleği kendi kendini silecek... 

***

O geceyi orada geçirmemeye karar verdiler. Çağırdıkları bir taksiye binerek oldukça uzaktaki sayfiye yerlerinden birine gittiler. Daha önceden gelmedikleri bu yerde bir pansiyona yerleştiler. Bu durumu gizli numaraya ilettiler. Gece yarısını geçmişti; özür dileyerek ustayı aradı Doğan. Birkaç günlüğüne dışarıda olduklarını, iş yerini idare etmesini söyledi. 

-Bizi soran olursa, dışarıda olduğumuzu söyle. Ha telefon numaramızı isterlerse verme, bir şeyler uydur.

Arkasından telefonu kapattı, ulaşım kartını da çıkardı. 

Sabah kahvaltıdan sonra bir telefoncuya gidip yeni bir telefon ve hat satın aldı. İlk iş olarak eşinin telefonuna telefon numarasının değiştiğini bildirdi ve yeni numarayı mesaj olarak geçti. Ustabaşıya da aynı şeyi yaptı. 

Yarım saat kadar sonra ustabaşı aradı. Geceleyin hırsızlar eve girmişler, Halim’in bilgisayarlarını çalarken polis baskın yapmış ve hırsızlar yakalanmış. Şimdi bilgi vermek ve şikayetçi olup olmadığını öğrenmek için Halim’i arıyorlarmış. 

-“Tamam, bu numarayı kimseye verme... Biz bulunduğumuz yerden emniyete gider gerekeni yaparız.”

Elinde bir tomar gazete ile pansiyona döndüğünde Halim’i odasında bulamadı. Danışmaya uğradı. Çıkarken,

-“Arkadaş gelirse, ben bir iş için emniyete kadır gidiyorum. Merak etmesin önemli bir şey yok...” diye haber bıraktığını öğrendi. 

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# Polis

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.