TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden  devam

Odaya çıktı. Gazetelere göz gezdirdi. Günlük olaylar, siyasi tartışmalar ve yorumlar hemen hemen beş gazetede de aynıydı. Hatta başlıklar bile kelime kelime aynıydı. Kendi kendine “Bir gazete al, beşini de okumuş ol.” diye mırıldandı. Neyse ki her birinin bulmaca sayfaları başka başkaydı. Biraz onlarla meşgul oldu. Kapısının tıklatıldığını duydu, doğruldu. Kapıya yöneldi. “Buyurun!” demesiyle birlikte Halim, içeri damladı.

-Günaydın anda...

-Günaydın... Hayrola... Emniyete gitmişsin.. 

-Gizli numaradan aradılar...

-Eee!  Hayrola...

-Geceleyin bizim evi basmışlar. Daha doğrusu hırsız niyetiyle girmişler. Benim bilgisayarı ve senin dosyaları çalmak istemişler. Ama polis daha önceden tertibat aldığı için kıskıvrak yakalanmışlar. Hem de bir ordu adamı... İçlerinde dün bahsettiğim bayan öğretmen de varmış.

-Deme yahu!..

-Pasaportuna göre Hindistanlı bir İngilizce öğretmeniymiş. Ama bu pasaportun da sahte olduğu anlaşılmış. Araştırmalar Batı’ya doğru yöneltmiş dikkatleri. 

-Ya diğerleri...

-Üç kişi terör örgütündenmiş... Haklarında zaten takibat varmış. Diğer sekiz kişi Alsancak’taki şu bizim malum apartmanda oturan yabancı uyruklu kişilermiş. 

-Aynı şebeke desene...

-İçlerinden birisi, Ortadoğu’daki bir ülkede diplomatmış. Ama bizimkiler, belgesinin sahte olduğu iddiası ile tutuklamışlar. Çünkü, kendisine verilen diplomatik pasaport ile bu elindekinin seri numarası tutmuyormuş. Zaten geldikleri araç da o ülkeye ait diplomatik plakalı imiş.

-Ne yapıyoruz?

-Gelecek talimatı bekliyoruz. Benim sipariş ettiğim stratejik parçalar da merkeze gelmiş. Gidip kendim almam gerekiyormuş. 

-Eee!..

-İşler kolaylaştı... Küçük bir tablet veya büyükçe bir telefon boyunda aletle koca odadaki donanımın yaptığı işi yapacak hâle gelmemiz işten değil.

-Peki sonra?...

-Adımızı anan olursa anında telefondan mesaj bildirimi alır gibi hemen öğreneceğiz. 

-Bunun bize kazandıracağı?..

-Artık bir odaya veya öyle bir iş yerine ihtiyacımız da kalmayacak... Özgürce dolaşacağız.

-Sen öyle... Ya ben... Evime...

-Bak onu hiç düşünmedim... Aygıtı ikilememiz gerekecek... Çünkü ayrılacağız demektir bu...

-Benim eve dönmekten başka hiçbir emelim yok. Ne olursa olsun... artık... Ben yaşıyorum, diyeceğim.

Ertesi günkü gazeteler olayı adî bir hırsızlık vakası gibi sundular. Yerel televizyonlarda da aynı türden haber geçti. Yakalananların sayısını on bir değil de üç olarak verdiler. Ve bu üç kişinin de başka suçlardan aranmakta olduğunu belirtmekle yetindiler.

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.