CUMA SOHBETİ: KUR’AN KURSUNDA KUR’AN ÖĞRENİLMELİ

  Ülkemizde yüzlerce Kur’an Kursu var, resmi, yarı resmi veya gayri resmi. Buralarda gerçekten Kur’an öğreniliyor mu? Yani, Kur’an-ın anlamı ve amacı öğrenilmesi gerekiyor da; o nedenle diyorum. Çünkü, genel bir kanı var, çocuğumuzun besmele çekmesini, arkamızdan bir Fatiha okumasını, Kur’an-ın Arapça metnini öğrenip hatim etmesini ve ölmüşlerimize Yasin ve hatim okumasını isediğimiz için mi Kur’an Kursları’na gönderiyoruz? Toplumumuzda bunun aksini söyleyecek kaç kişi çıkar bilmiyorum. Çünkü ayni yoldan ben de geçtim ve yıllarca da bu yolda yürüdüm. Kapı gibi de bir diploma aldım. Bu diploma okuduğum bir takım dersler derecelendirilmiş ve Hafızlığım ikmal edilmiş olarak bana verildi. İmam Hatipliğim bu diploma ile onaylandı, kurumum T.C. D.İ.B. (Diyanet İşleri Başkanlığı) bu diplomanın  önce fotokopisi istendi, sonra da aslını, ikisini de gönderdim, sanırım şimdi dosyamdadır. Yani, demek istiyorum ki, bende Kur’an-ı ezberlemekten başka, Kur’an hakkında bilinmesi gerekenleri bilmiyordum. Takip ettiğim kadarıyla edindiğim bilgi, bu teamülün pek değişmiş olmadığı kanatindeyim. İfade ettiğim anlayış çerçevesinde Kur’an okumak öğreniliyor ve sonra da ezberleniyor, o kadar. Oysa, Kur’an bizim hayat kitabımız ve yaşam kılavuzumuzdur, yaşayışımızın her haline, dönemine ve şartlarına hitap eder ayetleri ve sureleri vardır. Kur’an kişisel gelişmişliğimize, ailevi hayatımıza ve toplumsal ortamda ilişkilerimize, sohbet ve birlikteliğimize yön veren, biçimleyen ve bir takım sorumluluklar yükleyen, ahlâkımızı düzenleyen bir kitaptır. Kur’an Kurslarında hocalarımız, kursiyerlere Kur’an-ı böyle öğretmeleri gerekmiyor mu? Meselâ, Hocalarımız Kur’an-ı ellerine alıp, bakın çocuklar! Bu kitap bize Allah tarafından gönderilmiş hayatımızın her ânına ve zamanına hitap eden ve bütün yaşamımızı kuşatan bir kitaptır. Çocuklar, bu kitap bizim din kitabımızdır. Kâinatta görünen ve görünmeyenlerle ilgili tavrı-hareketimiz, düşüncemiz ve eylemlerimiz nasıl olmalı ve bunları ne şekil ve anlayışta yönetmemiz gerekir, iyi bir insan ve iyi bir müslüman nasıl olur, bu kitabımızın içinde ilkeleriyle, kural ve kanunlarıyla var. Kursta çocuklar, Hocadan bunları duymalıdır. Ana- baba çocuğunu nasıl terbiye eder, hayata hazırlayıcı eğitimden nasıl geçirir, ona hayati kıymetleri olan değer yargılarını nasıl öğretir. Bu konuda hocanın, Kur’an’dan kursiyerlerine, Lokman suresini örnek göserip tavsiye ettiğini duymadık. Kur’an okumanın sevap olma gerekçesinin, insanın dünyaya bakış açısını düşünceye, fikir üretmeye, varlıklar ve olaylar hakkında yaşama yarayışlı projeler geliştirmeye yönelik olduğunu Kur’an Kursu Hocalardan duymak istiyoruz. Desinler ki, bakın çocuklar dikkat edin! Bu kitap bizim din kitabımızdır, din de bizim hayatımızdır, yani din hayattır, yaşamımızın bütünüdür. Din, çalışmaktır, üretmektir, keşiftir, icattır ve eşyanın hakikatini bulup, hayatta yararlanılır hâle getirmektir. Kur’an da tatil ve emeklilik yoktur, eğer bir işte yoruldunsa, diğer işte dinlenmek, emek ve ter döküp, gelen günlere yeni bilgi ve becerilerle yenilenerek girmektir. Kur’an’ın bu mana ve muhtevada olduğunu, eğer orası Kur’an Kursu ise, bu kursta bunları, kurs alanlar kurs verenden öğrenmelidir. Yani, orada gerçekten Kur’an öğrenilmelidir. Ama, Kur’an-ı ahirete yönelik dua kitabı olarak değil, bu dünyaya gönderilmiş dünyamızı mamur etmek için bir eylem/amel, iş ve her türlü melânetten kurtuluş kitabı olduğunu bilmektir. Ondan sonra da bu kitaba *Kur’an-a* sarılmaktır. Kur’an-ın bir ölü kitabı olmadığını, diri kitabı olduğunu dilimiz ve fiilimizle/yaşamımızla dünyaya ilân etmektir. Bunun böyle olduğu yerinin/mekanının da Kur’an Kursları olduğunu vurgulamaktır. Kur’an Kursuna gidenlerin gerçekten “Kur’an talebesi” olduğunun belgesi böyle tescillensin. Kurs hocası, Kur’an-ın aile hayatımızda ana-baba, çocuklar, karı-koca ve akrabalar arası ilişkiler hakkında, doğru bilgi edinmek için başta Nisa, İsra, Nur ve Lokman surlerini mutlaka kursiyerlerine okumalarını tembihlenmelidir. Dinde bilgilenmenin en güvenilir tek kaynağın Kur’an olduğunu kursiyer mutlaka bilmelidir. Çünkü, Kur’an Kursu, Kur’an-ı öğrenme yeridir. Kur’an’la çelişen veya çeliştiği söylenen her şey mutlaka Kur’an’la sorgulanmalı. Kur’an-a hariçten gazel çekenler! Dolma tüfek gibi, işkembei kübradan atanlar!  O, kerameti kendinden menkul kalpazanlar! Mutlaka bilinen  zihniyetlerine göre muhatap alınmalılar. Kur’an adına konuşan değil, Kur’an’la konuşanlar ciddi muhatap edinilmelidir. İşte bütün bunları Kur’an Kursun da kursiyerler öğrenmelidirler, diye düşünüyor ve inanıyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.