MANEVİ TAZMİNAT NEDİR

Sevgili okurlar; bugünkü yazımda manevi tazminat ve manevi tazminatın hâkim tarafından nasıl hesaplanacağı konusuna değineceğim. Günlük hayatımızda belki de farkında olmadan veya farkında olarak birçok kez manevi zarara uğruyor olabiliriz. Örneğin bir kişinin size iş yerinizde hakaret etmesi, sen hırsızsın vb. sözler kullanması sizin ticari hayatınızda manevi zarara uğramanıza sebep olabilir. Ya da şiddet görmüş olabilir ve bu nedenle elem, ıstırap, acı hissetmiş olabilirsiniz. Bir başka örnek ise psikolojik şiddettir. Size devamlı psikolojik şiddet uygulayan bir kimseden psikolojinizin bozulması nedeni ile zarar gören kişilik haklarınızın karşılığında manevi tazminat talep edebilirsiniz. Kısacası, manevi zarar, haksız bir fiil sonucu kişinin şahıs varlığında uğradığı kayıpları ifade eder. Haksız fiil nedeniyle manevi tazminata hükmedebilmek için de haksız fiilin bütün unsurlarının gerçekleşmiş olması gerekir. Ancak, burada haksız fiilin zarar unsuru manevi zarar olarak gerçekleşir. Kanunda, manevi tazminat miktarının teknik olarak hesaplanmasını sağlayan bir metot bulunmamaktadır. Bu nedenle Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve uygulamadan çıkardığımız sonuçlar ile manevi tazminat miktarı, bazı kriterler değerlendirilerek somutlaştırılır. Manevi tazminat miktarını belirleyen kriterler şu şekildedir:

• Saldırı teşkil eden fiil ve olayın özelliği,

• Kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesi, 

• Kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumu, 

• Tarafların sıfatı, bulundukları makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumları, 

• Ülkenin ekonomik koşulları, 

• Haksız fiil teşkil eden olayın ağırlığı ve tarihi. 

Hakim tarafından manevi tazminat miktarı belirlenirken belirlenecek miktarın tazminat sorumlusunu fakirleştirmemesi, aynı zamanda kendisine manevi tazminat ödenen kişinin zenginleşmemesidir. Nitekim manevi tazminat bir zenginleşme aracı değil; manevi olarak yaşanan acı, elem, ıstırap gibi manevi kayıpların kişinin manevi dünyasında yarattığı duyguların tatmin edilmesidir. 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarında da karşımıza çıktığı üzere hakim, hakkaniyete uygun bir manevi tazminat miktarı belirlemelidir. Hakim manevi tazminat miktarını belirlerken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı sebebiyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Örneğin, bir parmağını kaybeden bir kimsenin malululiyet derecesi ile bir kolunu kaybeden kişinin maluliyet derecesi aynı olmadığından hükmedilecek manevi tazminat miktarları da farklı olacaktır. Veyahut ölümle sonuçlanan bir trafik kazası ile sadece yaralama ile atlatılan trafik kazasındaki manevi zarar farklı olacaktır. Ancak önemle belirtmek isteriz ki her somut olay açısından hakimin vicdani kanaatine göre belirleyeceği ve yukarıda saymış olduğumuz esasları göz önüne alarak manevi tazminata hükmetmesi en doğrusu olacaktır.

Gelecek sayılarda görüşmek üzere, sağlıklı günler dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Meltem Birlik - Mesaj Gönder

# trafik

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.