TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Cumartesiden devam

Kısacası işler tıkırındaydı. Eşiyle beraber eskiden kullandığı üst kata yerleşmişlerdi. 

Yeni adı resmî kayıtlarda, eski adı eşi, ailesi ve eski tanıdıkları tarafından kullanılmaya devam eden Doğan, hayatındaki sıkıntılı ve kaçak günlerinin sona ermesi üzerine yarım kalan kitabı okumaya devam etti. Yatağanlı Turgut Çelebi kendi hayatına geçmeden ibret verici olaylardan da bahsetmeye başladı: 

{Medreselerde gördüğümüz dersler beni tatmin etmemeye başladı. Bulduğum, tarih, coğrafya ve gök bilimlerine ait hatta seyyahların yazdıklarına kadar merakımı mucip oldu. Yaşadığım şu birkaç yıl içindeki kargaşalıklara bir türlü akıl erdiremediğim oldu. Şahların, sultanların, beylerin, kralların hatta halifelerin durmadan didiştiklerine, çatıştıklarına, savaştıklarına ve en önemlisi kardeş kardeşi kırdığına şahit oldum. Bunlarla ilgi olarak hep çevremden duyduğum, ilgili kişilerden aldığım haberleri değerlendirdim. Bunun sebeplerini aradım. Çok bunaldığım ve yorulduğum anlar az değildir. Zaman zaman kıra çıkar bir taş üzerine ya da çimene çöker bunların muhasebesini yaparım. Elime geçen İbn’ül-Esîr, İbn-i Hallikân, Mes’ûdî, Ebû’l-Ferec, Nizâmü’l-Mülk gibi tarihçilerin yerli ve yabancı pek çok seyyahın eserlerini okudum. Basit fakat önemli birkaç hususu not etmeden önce vardığım kanaati özetlemek istiyorum.

Bir özlü sözümüz vardır: “Balık, baştan kokar.” Şimdiye kadar edindiğim bilgiler ışığında vardığım kanı şu oldu. Hangi ülkede, hangi devlette veya kentte bir çöküntü varsa orada öncelikle yöneticilerin yoldan çıktıkları, bunun ardından kendilerine yaranmak isteyen bir sürü sülüklerin türediği, daha da önemlisi baştakini taklit eden halk tabakasının bozulduğu, aklı başında olanların işkence ve zulüm görmek şöyle dursun doğruluklarının bedelini hayatları ile ödediklerini gördüm ve anladım. Böyle bir durumda yüce Mevlâ ezelî ve ebedî sünnetini devreye sokuyor: 

“... Eğer yüz çevirirseniz, yerinize başka bir kavim getirir, sonra onlar sizin gibi de olmazlar.”  (Muhammed S. 47; a. 38) 

Zalimlerin, beceriksizlerin ve kendi hislerine göre hareket edip İlahî emirlere karşı çıkan veya uymayı reddeden toplumların yerine başka bir toplumu geçiriyor. Bu aynı coğrafyada olduğu gibi başka yerlerde de mümkün oluyor.

Okuduğum birkaç nesil öncesine ait kitaplarda İslam âleminin başında bulunan halife adı verilen kişilerin, kişiliklerin davranış ve yönetim işlerine baktığımda Kur’an’da emredilen şekilde hareket etmediklerini, adalete ve hakkaniyete riayet etmediklerini, üstelik zulüm ve işkence dahil her türlü bozgunculuğa meydan verdiklerini, halkın bu baskı ve zulüm karşısında inlediğini, kaçacak yer, sığınacak bey aradığını gördüm. Okuduğum bu kitaplarda şöyle deniliyor:

“Müslümanlık, gayesiz bir şekilde birbirini kıran Arap kavimlerini bir ülkü uğruna yüce peygamberine indiren Allah’ın emri gereğince bir araya getirmiş, aralarındaki kavga hissini küffar üzerine yöneltmiş ve taşıdıkları samimi inanç ile âdil ve barış içinde yaşayan bir toplum hâline getirmişti. Peygamberin ölümünden sonra bir müddet, yani dört halife döneminde de bu durum sürmüş, ancak son yetkin halifenin ardından soy sop davasına düşen yöneticiler, bizzat peygamberin torunlarını bile işkenceye tabi tutup katletmişler ve taraftarlarına olmadık zulmü reva görmüşler. 

DEVAM EDECEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# Tarih

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.