TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam

Bu yüzden ki Ulu Tanrı, Acem ülkesi gerilerinde bulunan, tek Tanrı inancı sahibi Turanlıları bir sebeple İslam’la karşılaştırmış; önceleri yavaş ve sindire sindire, sonraları ise yoğun bir şekilde Müslüman kılmıştır.  O Türkler ki “Yetmiş iki millete bir gözle bakma”yı kendilerine düstur edinmişler.

Müslümanların önderi sayılması gereken Araplardan Emevi ve sonradan Abbasi halifeleri içinde Kur’an’la hükmeden dürüst ve âdil olanları gelmiş. Ancak bunlar, Kur’an’ın gösterdiği kardeşlik kuralının dışında, devlet sadece Arapların elindedir, diğer uluslardan olan kişiler mevali (köle) sayılır düşüncesindeydiler. 

Arap halifelerin başkaca yaptıklarına gerek kalmadan sadece Müslümanların kardeş oldukları ilahi emrini çiğnemeleri yüzünden Tañrı İslam’ın savunmasını ve yayılmasını Türklere nasip etti. 

Yukarıya özetini aldığım Ebul-Fidâ’nın, İbn Esîr’in anlattıklarını burada sizlere aktarıp da midenizi bulandırmayayım.

Yine söyleyelim ki iyi ve dürüst, adil halifeler çıkmıştır. Ama hepsi Allah’ın Kur’an’da emrettiği müminlerin eşitliği kuralına aykırı olarak Arap kavmiyetçisi olduklarından ne Emevî, ne de Abbasî halifeleri İslam birliğini kuramadıkları gibi normal siyasi düzeni de sağlayamamışlardır.

Türklerle aralarının iyi olmadığı da malum. Her ne kadar Türklerden özel muhafız ordusu kuran olmuşsa da, [onun anne tarafından Türk olduğu bildirilir] genel uygulama bunun dışındadır. Ayrıca Arap diyarında söz sahibi olmuş Türkler, başlangıçta gulâm (köle) idiler. Arapların nazarında Türkler, Kur’an’da bahsedilen Yecüc ve Mecüc taifesi olarak değerlendiriliyordu. Bu kanaat, onlara Musevi ve Acem kaynaklarından tevarüs etmişti. Türklerle Müslüman Arap askerleri Dört Halife devrinin ortalarında karşılaşmışlardı. Arap askerleri o zamana kadar ne Roma ne de Acem askerlerinde olmayan bir dirençle karşılaştılar. Dolayısıyla İslamiyet’i de tanımayan Türk askerleri karşı çıktılar. Ve bu durum Arapların arasında kâfir Türkler olarak yayıldı. İranlıların abartıları ile bu daha da bilindi ve yayıldı, Yecüc ve Mecüc yakıştırması ortaya çıktı. Daha sonraları Türklerle karşılaşınca bunun doğru olmadığını gördüler. 

Bunca sözü yazıya dökmemin sebebi, şu anda İslam’ın savunuculuğunun Türklerin elinde oluşunun sebeplerini göstermek içindir. Aslında hilafet makamında olanlar  bu kadarla kalmıyor, ama makamın nezafetini kirletmekte yarar görmüyorum. Yine söyleyeyim ki hepsi böyle değildir.

Yönetimden memnun olmayan halk yeni yönetici bulmaya yönelir. Bundaki kabahat halkın değil yönetimindir. Türklerin Anadolu’da mekân tutabilmelerinin bir sebebi de Rum yönetiminin halifelerinkine benzer tutumudur.}

Güneş, yükselmiş; aşağıdan yavaş yavaş işçilerin çalışmaya başladıklarının belirtileri gelmeye başlamıştı. Doğan, dosyayı kapattı, götürüp dolabına bıraktı. 

Aralığa çıktı, mutfağa yöneldi. Eşi, torununu okula hazırlıyordu. 

-Günaydınlar... 

-Günaydın...

-Günaydın dede.

-Söyle bakalım, burada bizimle bulunmaktan memnun musun?

DEVAM EDECEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.