TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam

-Memnun musun ne demek!.. Yalnız annemi, babamı özlüyorum ya dede... 

-Özlemek iyidir... İnsan özlediklerinin kıymetini o zaman daha iyi anlar...

-Allah’a ısmarladık... Okul taşıtı aşağıda beni bekliyor.

-Güle güle... Başarılar dileriz..

***

Okulların tatil olmasına sayılı günler kalmıştı. Kağan, okul tatil olur olmaz anne ve babasına dönmeyi düşünmekten günleri bitiremiyor, tatil bir türlü gelmek bilmiyordu. Okuldan döndüğünde ninesini üzgün gördü. O sabah, kendisi okula gittikten sonra babasından telefon gelmiş. Banka, personel şişkinliğini gidermek için eleman çıkarıyormuş. Bu yüzden babasını işten çıkaracaklarmış. İlgili müdüre iki yıl daha çalışmasına izin vermeleri ricasında bulunmuş. O zaman emekliliği gelecekmiş. Ama bu rica kabul görmemiş. Çalışan çıkarma şartlarının dışına çıkamazlarmış. Bu yüzden Emre Karluk’un evrakları hazırlanmış, tazminatı eline verilerek ilişiği kesilmiş. Banu çalışmaya devam edecekmiş. Ama o da çok üzülmüş, hatta sıkıntıdan kızamık çıkarayazmış. Bütün bunları bayağı yetişkin erkekmiş gibi Kağan’la konuştu dedesi. Hafta sonu buraya geleceklermiş. O zaman ne yapılacağını, ne yapacaklarını oturup enine boyuna konuşacaklarmış. Şimdilik yapacak bir şey yokmuş.

Kağan bu habere bir yandan üzülürken, hafta sonu anne ve babasını göreceğine sevindi. Ertesi birkaç gün okula neşe içinde, neredeyse yüzünde güller açarak gitti geldi. Sabahları bir türlü açılmak bilmeyen gözleri hocanın ezanından önce açılıyor, sıcak yatağın içinde hayallere dalıyor, anne ve babasına nasıl davranacağını, onların kollarında duyacağı mutluluğun talimlerini yaparak... Kahvaltıya otururkenki tosultuları, mızmızlıkları gitmiş yerine capcanlı, afacan, yerinde duramayan bir Kağan gelmişti. Hani ninesi onu çok iyi tanımasa, kendilerinin çocuğa karşı atalık görevlerini iyi yapamadıkları kanaatine varacaklardı. Tabii, dedesi uzun süredir aralarında olmadığı için Kağan’ı yeteri kadar tanımıyordu. Bu yüzden çocuğa karşı bir kusur mu işledim ki diye sıkıntılara düşüyordu. Zaman zaman eşine bunu danışmıştı.

-Bu çocuk, bizden sıkılıyor mu? Hep suratı asık duruyor. Ne yapacağımı bilemiyorum. Bir sıkıntısı var da bize mi söyleyemiyor?

-Hayır canım. O öyledir. Anne ve babasını özlemiştir. Bizimle onlarla yaptığı gibi boğuşamıyor, oynayamıyor da ondan.

Dede kaç kere torunu ile çocukça oyunlara girişmişse de bir türlü başaramadı. Kâh dizi, kâh beli, kolu sıkıntı verdiğinden oyunu yarıda bırakıyorlardı. Herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmadan ders yılı sonu gelmişti. Şunun şurasında tatile kaç gün kalmıştı. Hatta hafta sonu oğlu ve gelini yani Kağan’ın anne ve babası gelecekler. Belki çocuk, biraz rahatlar diye geçirdi içinden.

***

DEVAM EDECEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.