NEDEN SON SAAT DEĞİL DE; KIYAMET?

Sevgili dostlar, o kadar çok dini kitap okudum ki, sayısını  bilmiyorum. Tabi, en çokta Kur’an okudum, kaç bin sefer hatmettim onunda sayısı belli değil. Bu süre benim sıradanlık dönemim idi, bildiklerimi araştırma, soruşturma, düşünme ve sorgulamasız geçti. Dolayısıyla 15 sene öncesine kadar önemli gerçeklerin farkına varamadığımı anladım. Rahmetli Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’e muhalefetle başlayan tepkimin,  Prof. Dr. Hüseyin Atay’ın Töre Dergisi’ne verdiği röportajla tasvibe dönmesi uyanmama vesile oldu. Bu uyanış,  Mustafa İslâmoğlu, Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır ve Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı ve Prof. Dr. Mehmet Okuyan ile bayraklaştı. Bundan dolayı artık peşin kabulcülük yok, araştırıyor, düşünüyor, ortamını bulunca tartışıyor ve gördüğünüz gibi gazetemizin köşesinde siz okurlarımla da paylaşıyorum. Değindiğimiz konu hakkında bilgisi ve fikri olan eğer beyan etmiyorsa, sorumluluk ve vebâl ona aittir. Çünkü, edep ve ahlâk kuralları çerçevesinde eleştiriye ve tenkide her zaman açığız. Evet, esas konumuza dönersek, dini muhtevada doğru bildiğim yanlışları fark etmem uzun bir zaman aldı. Yıllarca okuduğumuz Kur’an’ın anlamını ve amacını, baştan sona düşünerek anlamaya çalışarak okumadım. Bu alanda yazılan tefsirleri ve meâlleri Kur’an-ın aslıyla karşılaştırıp, uyumluluk ve uyumsuzlukların ne ölçüde olduğunu araştırmadım. İşin garibi birçok tefsir ve meâl yazanların da bir çoğu bu konuda gerektiği gibi ciddi araştırmalarda bulunmamışlar yeni öğrendim. Yaptıkları eksiklik ve hataları görmemişler, ama kendilerinin yaptığı yorum ve düşüncelerini eleştirenlere küfür damgası vurmaktan da geri durmamışlar. Sapmalarını hatırlatanlara kızmışlar, saldırmışlar ve hâlen bu yolu izleyenler var.

Aziz dostlar, okuma-yazma bilenler, Kur’an-ı da Arapça aslından yüzünden okuyabilenler, eline herhangi bir Kur’an meâli alsınlar ve “KIYAMET” kelimesinin karşılığına bir baksınlar. Ben, örnek olsun diye üç-dört ayetin mealini, son meâl yazan bir âlimimiz mealinden veriyorum. Ancak ismini vermiyeceğim. Kıyamet kelimesi geçmeyen Arapça ayet metinleri ve meallerinden Vakıa suresi ayet bir, Arapça metni “İza vakaati vakıa” Türkçe meali (Kıyamet koptuğu zaman). Kamer suresi ayet 46 Arapça metni “Belisseati nev’udühüm vesseatü edha ve emerru” meali (Doğrusu kıyamet saati onların azap vaktidir. O saat daha dehşetli ve daha acıdır.) Necm suresi ayet 57-58 Arapça metni “Ezifetil âzifetü leyse leha mindûnillâhi kâşifetü” Meali (Kıyamet yaklaştı Allah’tan başka onun vaktini ortaya çıkaracak yoktur.) İşte, Kur’an’dan Arapça metinlerini de kaydettiğimiz ayetlerde, Kıyamet lafzı (kelimesi) geçmiyor. Ama, meydana gelecek olan olayların saatinden ve vaktinden bahsediliyor. Yani, vakit, saat ve/ veya son saat zikrediliyor. Merak edenlere 13 Sureden daha bazı ayet numaralarıyla ayni konuyu ihtiva eden 13 ayeti zikrediyorum. 1-Kamer s. a. 1-2. 2- Muhammed s. a. 18. 3- Casiye s. a. 32. 4- Duhan s. a. 15. 5- Şura s. a. 18. 6- Fussilat s. a. 47. 7- Mü’min s. a. 59. 8- Sebe s. a. 3. 9- Ahzab s. a. 63. 10- Rum s. a. 55. 11- Taha s. a. 15. 12- Kehf s. a. 21-36. 13- Nahl s. a. 77. Daha fazlası da Kur’an-ın bütününü okumak, aslında her müslüman kitabını anlayarak ve düşünerek okumalıdır. Çünkü bu kitap onlara da ve hatta bütün insanlığa inmiştir, okuyup, anlayıp yaşamak için.Değerli dostlar, şimdi sormak hakkımız değil mi? Neden bu tefsirciler ve meâl yazanlar “SON SAATİ” kıyamete tahvil etmişler, Güneş sistemimizin çöküşünü/sonunu belirleyen adıyla müsemma Son saati zikretmemişler? Ama, o son saatten sonra başlayacak Kıyameti, son saatin yerine koymuşlar. Son saat, kıyametten önceki sistemle ilgili ve o sistemin çököşünü ve o çöküşün nasıl olacağını anlatıyor. Bu olaylar zinciri bir vaktin, zamanın ve saatin içinde oluyor. Sürecini bilmiyoruz, ama o sürecin içinde bir sistem yok oluyor, dehşetli olaylarla çöküyor. Yüce Allah bunu Kur’an-ı Mübininde birçok surede önemli ayrıntılar vererek anlatıyor. Çünkü bu olay çok büyük bir olaydır, tabi bizim için, Kâinatta bir sistem çöküyor. Önce dünyada çok büyük depremler oluyor, dünyanın şekli şemali değişiyor. Yıldızlar ve güneşin etrafındaki uydular güneşle birleşiyor. Sonra ne oluyor bilmiyoruz ilim ve bilim adamlarının işi, onlar bu olaylardan ne çıkarır ne bulurlar onlara kalmış. Lâkin, bu son saatle ilgili hiçbir kitabi çalışmaya tesadüf etmedim. Ama, “Kıyamet Alametleri” diye yazılmış ciltlerle kitaplar var. Bu kitaplar da Hz. Peyganbere ait ne mucizeler var! Evliyalara ait kerametler ve kehanetler ciltlerle yazılmış. Bu kıyamet alametlerinin büyükleri ve küçükleri var, hep önceden haberleri verilmiş. Lakin, sistemimizin çöküşünü ifade eden son saatten bahseden yok. Kıyamet alametleri olarak İsa gökten dünyaya ne zaman inecek, Mehdi ne zaman gelecek, gökte daha kimler var Hızır, İlyas, İdris ve sıra bekleyen Mesihler! Teccal ve Yecüc-mecücler ve onlara yakıştırılmış hikâyeler saymakla bitmez. Evet, bütün bunlar kıyametten önce, kıyamet ne zaman? Kıyamet, çöken güneş sisteminin yerine yeni bir sistem kuran Yüce Allah o sistemde insanlara Kıyam et! Ayağa kalk dediği, yeniden dirilme zamanıdır. Bundan  sonrası ayrı bir sistemde, ayrı ve farklı bir hayatın başlaması. İnşallah ilerde ondan da bahsederiz. Şimdilik hoşça ve dostça kalınız.


LEBİD

MET?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nüktedan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.