TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam

Kaynağın üzerine dallarını eğmiş olan söğüdün bir yanı kırmızı damarlı kayaya yaslanıyor, bu hâliyle pınarı gözden ırak tutuyormuş hissi veriyordu. Leo, söğüdün dibindeki gölgeli düzlüğe oturup biraz soluklanmak istedi. Terli terli soğuk su içmek olmaz diye geçirdi içinden. Çöktüğü yerden suyun kaynarkenki göbek atışı, bu hareketi kesintisizce ardı ardına tekrar edişi hayrete düşürdü. Bu kadar bitmez tükenmez suyun kökeni nerelerdedir ki... Çakılların kaynayan suyun dalgası ile oluşturduğu menevişli harelere daldı gitti.

Suyla oynaşan çakılların görüntüsünden bir türlü gözünü ayıramadı, seyirden kendini alamadı. Susuzluğunu bile unuttu. O kadar dalmıştı ki bir ara gürültülü bir kanat sesi ile irkildi. Pınara su içmek içen gelen keklik sürüsü karşı yamaca indiler. Yerinden kıpırdamadan kekliklerin sekerek yamaçtan suya doğru inişlerine kaydırdı bakışlarını. Önde anaç keklikler arkalarında oldukça büyümüş palazlıktan çıkmak üzere olan yavruları ile birlikte suya doğru akın ettiler. Önündeki böğürtlen dalları kendisini kekliklerin görmesine engel oluyordu. Bütün keklikler ve yavrular akan suyun kenarına sıralandılar, gagalarını suya daldırıp çıkararak sularını içtiler, kimisi çakıllar arasındaki küçük göletçiklere daldılar çırpına çırpına yıkandılar. Kenara veya bir taşın üzerine çıkıp silkindiler. Anaç kekliklerin çırk çırk diye ötüşleri ile birlikte aşağılara doğru uçup gittiler. Aşağılarda baba keklikler karşılıklı ötmeye, uzaklardaki başka bir baba kekliğe cevap vererek kendilerince iletişime geçtiler.

Leo, ne huzurlu bir ortam diye içinden geçirdi. Suyu, havası, bitkileri ve canlıları ile birlikte cennetten bir parça olmalı buralar... Derken kendinden geçti ve uykuya durdu. Ne kadar uyudu, bilinmez... Rüyasında söğüdün yaslandığı kayanın üzerinde bir ak sakallı oturur gördü. Başını kaldırıp baktığında ak sakallı, ona gülümsüyordu.  Kendisi de gülümsedi. Ak sakallı söze girdi:

-Aradığın yer burası. Şu karşıdaki ulu çınarı ve yanındaki kaba ardıcı görüyor musun?

-...

-Barkını oraya kuracaksın.

Gözlerini açtı. İhtiyar yok olmuştu. Kimsecikler yoktu. Kendinde olup olmadığını yoklamak için bir yerlerini çimdikledi. Evet hissedebiliyordu. O hâlde gördüğü bir hayal olamazdı. Belki de söğüt gölgesinin verdiği rehavetin etkisi ile rüya görmüştür. 

Kaynağa indi. Çakıllar arasından büngüyerek kaynayan serin sulara ellerini daldırdı, yüzüne çarptı, gözlerini soğuk su ile ovaladı. O sırada birden aklına geldi: Bu iş hayırlı bir müjde olmalı. Hemen kolları, paçaları sıvadı abdest aldı. Güneşe baktı, gölgeleri ölçtü. Henüz vakit geçmemişti. Vakit namazına durdu. Ardından gördüğü rüyanın hayırlara delalet etmesi dileğiyle dualarda bulundu. Yakardı. Tekrar kaynağa inip unuttuğu susuzluğunu giderdi. Tekrar tekrar suyun yerden kaynayışına, etrafa yaydığı dalga ve dalgacıklara, bu arada çakılların sanki oynuyormuş gibi gidip gelişlerine daldı ama kafası ak sakallı yaşlıda ve söylediklerinde idi. İstemeyerek suyun başından ayrıldı, yan yan giderek sırta kadar vardı. Karşı burunda sakallı adamın söylediği gibi bir ulu çınar az ötesinde de kaba ardıç yükseliyordu. Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.