TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam

Hep, Tekfurun has adamının kızı da kızıl tilki kürkü giymeyecek de kim giyecek, kabilinden düşünüyorlar, işin aslını bilmiyorlardı. Alyanos’un da Laodikya’lı bir zenginin Korneliya’ya dünür çıktığından haberi yoktu.

***

Leo, artık kararını vermiş. Belirlenen yere barkını kurmak planları yapıyor, nereden taş getireceğini, nereden hangi ağacı keseceğini, barkın kapısının ne yana bakacağını, yapının enini boyunu, yüksekliğini, çatısının şeklini tahayyül ediyor. Kimi zaman tasarısından vaz geçiyor, zihninde yeni bir model uyguluyor, sonra onu beğenmiyor ve bir başka türlü tasarımda bulunuyordu. Sıkıntısı, bir türlü karar verememiş olmasındandı.

Bir gün odasına döndüğünde, ustasının oğlu kendisini bir adamın aradığını söyledi.

-Herhangi bir şey söyledi mi?

-Hayır, ben tekrar gelirim, dedi, gitti.

-Ne zaman geleceğini filan?

-Yok, başka bir şey demedi.

Ertesi gün, pazardı. Pazara indi, arkadaşı Alyanos’u arabasının üstünde derileri sergilemeye çalışırken buldu. Selamlaştılar.

-Sizin iş ne âlemde?

-Şu an beklemedeyim. Bir cevap alabilmiş değilim. Ama ümit kesici bir şey de yok.

-Senin için en iyisini dilerim.

-Teşekkür ederim.

O sırada ustanın oğlu yanında bir adamla çıkageldi. Sevda muhabbeti yarıda kaldı.

-Bayım, sizi dün aradığını söylediğim kişi işte bu... Ben eve dönüyorum, bizimkiler pazara çıkmak için hazırlanıyorlar. Yardım etmem lazım.

-Hoş geldin kardeş...

-Hoş bulduk...

-Alyanos, bize izin. Arkadaşa pazarı gezdireyim. 

Yeni gelen adamla, bizim Leo oradan ayrıldılar, pazara gelen malları, satıcıları seyrediyormuş havasında pazarın üst başına vardılar. Oradan dar ve yüksek yapılı evlerin dehliz havasına soktuğu sokaktan şehir dışına doğru yollandılar.

Yukarılarda bir dere kenarına varana kadar hemen hiç konuşmadılar. Khonas Dağı’nın bahar sonu sıcakları ile erimiş kar sularının coşturduğu dereden su çağıltısından başka ses işitilmez oldu. İki kişi burada konuşmanın ve anlaşmanın zor olduğunu görünmez ve işitilmez bir algılama ile birbirlerine söylemiş gibi çağıltılı akıştan yukarı doğru yürüdüler, suyun düzgün aktığı, çok hafif akış ve şakıyan kuş seslerinin ahenginin verdiği rahatlığı hissettikleri bir düzlükte durdular. Tanışma faslı kısa sürdü. Bezirgânın adamıymış. Bezirgân İmparatorluk merkezine doğru yoluna devam etmiş. Dönüşte adamını da alıp Rey’e doğru devam edeceklermiş.

Bezirgâna verilen talimat gereği, o da adamını görevlendirmiş. Her şeyden önce yapacağı işler için kendisine bir kese para göndermiş. Bu, kendisine tarif edilen yerdeki yapılar için harcanacakmış. Bir de yapılacak barkın kabaca planını vermişler. Onu da çıkarıp Leo’ya sundu. Bezirgânın ayrıca tembihi varmış. Bir dahaki gelişinde güvercin getirecekmiş. Bu güvercinler özel yetiştirilmiş haberleşme güvercinleriymiş. Bu güvercinler burada barındırılacak ve yenileri üretilecekmiş. Rey’den bu yana böyle on bir ulak merkezi varmış. Burası on ikinci olacakmış.

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.