TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Cumartesiden devam

 

-Türk’e, Türkmen’e, Oğuz’a torunlarımıza yeni yurtlar açmak, yurt tutmak için... Sen sadece burası mı sanıyorsun... Yakında “uç” sayılacak bu yerlere Türkmen geldiğinde yol iz gösteren, yardım eden, elinden tutan bulunsun... 

-...

-Size niçin, yerli halkla iyi geçinin, onlara yardım edin diye nasihatte bulunuldu? Eğer yerlileri kendimize ısındırırsak ne tekfuru ne de Konstantin imparatorları bizi buralardan söküp atamazlar. Hatta o beğenmediğimiz yerli Urumlar vergiden, talandan, baskıdan, zulümden yıldıkları için bizi kurtarıcı gözüyle görebilirler.

-Peki, bunları sen nereden biliyorsun? Bir bezirgân...

-Ben mi?  Sen beni paradan, kazançtan başka bir şey düşünmeyen, bilmeyen adi bir tüccar mı sanırsın. Ben, bezirgânlığa soyunmasaydım Türk Kağanlığının belki de tahtında oturuyor olurdum, şu anda... 

-Yaa! Sen Yabgululardansın..

-Tek Tañrı’ya inanan Türk Ulusu, yeni yurtlar edinmek için İslam ordularına katıldı. Halife adı verilen İslam büyükleri de bu Türk yiğitlerini Bizans adı verilen Doğu Roma sınırlarına yerleştirdi, kendileri böylece biraz rahata erdiler. Böylece biz bu toprakların bizim hayvanlarımız için çok güzel otlaklar olduğunu öğrenmiş olduk. Benim gibi kağan soyundan olan çoğu kişi de bu tür keşif ve organizasyonda görev aldı.

-Todor Usta’nın asıl adının Boran olduğunu söyledin. Onu da mı sen yerleştirdin buraya?

-Evet. O aslında iyi bir erdi.  Gün doğusunda Müslüman Türklere karşı imparatorun ordusunda ücretli Uz askeri olarak savaşırken düşman bildiği kişilerin kendi diliyle konuştuğunu görünce işin aslını araştırmış onların kendi soydaşları olduğunu öğrenir öğrenmez Türk ordusuna katılmış. Müslüman olmuş. Gündoğusu kentlerden Müslümanların saldırısından kaçarak gelip yerleşmiş bir Bizanslı olarak biliniyor. Senin gibi bir kervanla benden önce başka biri tarafından buraya yerleştirilmiş. O günden bu yana Khonas’ta Todor adıyla dışarıdan gelmiş bir Urum gibi yaşamaktadır. Sözde Urum, aslında bir Türk kadınla evli. Onun da size verilen türden görevleri var. Eskileri anlatıp zihnini bulandırmak istemem. Ama bana anlatılanlardan yaptığım çıkarıma göre  beraber iyi iş başarmışsınız. Barkınız kale gibi olmuş. Neredeyse yekpare taş görünümündeymiş. Nasip olursa bir dahaki seferde yolumu oradan aşıracağım ve gözlerimle göreceğim. 

-Peki, bana ilk defa verdiğiniz kâğıt üzerindeki çizgileri kim hazırlamıştı? O kadar ustalıkla hazırlanmış ki buraları avucunun içi gibi bilen biri olmalı.

-Evet, biz yalnız değiliz. Yalnız gündoğusundan gelecek veya gelmiş olanlardan ibaret mi sanıyorsun? Türk, Türkmen veya Oğuz ne dersen de hepsi aynı boy, aynı soy değil miyiz? Başka başka topraklarda...

-Beni şaşırtıyorsunuz?

-Şaşmakta haklısın. Çünkü yer yüzündeki bizim akraba topluluklarımızdan haberin yok. Az önce söylediğim gibi Bizans İmparatorları, Karadeniz’in kuzeyinden, batısından hep ücretli asker toplarlar ve gündoğusundan gelen İslam tehditlerine karşı bu askerleri kullanırlar. Bu kez Arap orduları değil de Müslüman Türklerle karşılaştılar. Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.