TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam

Satıcılar mallarını yeni yeni açmaya, sergilemeye çalışıyorlardı. Alyanos henüz gelmemişti. Biraz bekledi. Yerinde duramadı, pazarı dolaşmaya çıktı. Ancak, herkesin “Bu bayan, daha pazar açılmadan ne arıyor buralarda?” gibi bakışlarından rahatsız oldu. Tekrar Alyanos’un sergi yerine vardı. Alyanos yoktu. Sokakları dolaşmak için pazar yerinden çıktı, üç yıl önceki buluştukları köşeye kadar gitti. Geçmişteki konuşmalarını hatırladı. O anki heyecanı takrar yaşadı. Geç kalmış havası ve korkusuyla tekrar Alyanos’un sergi yerine koştu. Alyanos yoktu. Gözleri karardı. Yıkıklık duvara yaslandı. Bir iş var bunda diye olabilecek ihtimalleri düşündü. Alyanos’un kendisini terk etmiş olabileceği ihtimalini en sona koyuyor, hatta bunu ihtimallerden bile saymıyordu.

Yavaşça oradan ayrılıp Leo’ya ricaya gitmeye karar verdi. Leo’dan Alyanos’un durumunu öğrenmesini isteyecekti. Alyanos’un en yakın arkadaşı Leo idi. Leo evde yoktu. Ev sahibi Todor usta da yoktu. Evler boştu. Komşulara sordu. Çoktan taşındıklarını, fakat nereye gittiklerini bilmediklerini öğrenmekten başka bir işe yaramadı bu girişim.

Çaresiz. yeni bir ümitle, geç gelmiş olabileceği ümidiyle pazara yöneldi, Alyanos yoktu, gelmemişti. Büyük bir hayal kırıklığı ile ana sur kapısından kent dışına çıktı, kendini kırlara vurdu. Büyük gürültülerle çağlayıp akan dere kenarına vardı. Sıkıntısından mıdır yoksa derenin gürültüsünden midir bilinmez bir baş ağrısı tuttu. Başını elleri arasına alıp bir kestane ağacı dibine oturdu. Dalmıştı. Üç dört atlının kendinden tarafa geldiğini gördü. Ağacın koyağına gizlendi. Atlılar, atlarından indiler. Dere kenarında bağrışarak yaptıkları işi meyhaneci Dimitri’ye anlatınca alacakları bahşişin miktarını tartışmaya başladılar. Kornelya, meyhaneci Dimitri sözünü duyunca bir hoş oldu. Bu kendisiyle evlenmek isteyen Leodikyalı idi. 

Evlenme teklifinin geldiğinde kendisine anlatılanları hatırladı. Zenginmiş, karısı ölmüş, iki çocuğu varmış. Genç ve güzel bir kızla evlenmek istemiş. Kendisine Khonas’ın dilberleri tavsiye edilmiş. O da aracılarla Kornelya’ya talip olmuş. Zengin olduğu için Tekfuru hediyelere boğmuş. Ve babası da Tekfurun adamı olduğu için hayır diyememiş. Ama Tekfurun hanımı annesine Kornelya’nın ricasını iletince evde bir kavga kopmuş... Babası verdiği sözden dönemezmiş... Annesi kızının mutsuzluğuna göz yumamazmış... Anne kız ağlamaktan başka yapacak iş bulamamışlar... Bir anda Kornelya bunları zihninde canlandırdı. Ve aklına o en kötü ihtimal geldi... Bu atlılar Alyanos’u... Gerisini düşünemedi... Deli gibi yerinden kalktı... Koşmaya başladı... Atlılar zaten o zamana kadar atlarını yedekleyerek kente doğru uzaklaşmışlardı. 

Kaysariya yoluna düştü. Yol kimi zaman ikiye ayrılıyor, kimi zaman sarp yerlerden dolaşıyor ama Kornelya hiç bunların ayrımına varmadan araba yolundan koşuyordu. Bir dönemeçte, gelen tekerlek izlerinin bittiğini ve uçuruma doğru kaymış olduğunu fark etti. Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# pazar

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.