HAKSIZ REKABET HALLERİNDEN KÖTÜLEME

Merhaba sevgili okurlar.

Bugün köşe yazımızda ticari hayatta sıklıkla karşımıza çıkabilen bir durumdan bahsedeceğiz. Birbirleri ile aynı iş kolunda çalışan rakip firmalar özel sektörde tüketicinin ilgisini çekmek ve satışlarını arttırmak amacı ile reklam ve kampanyaları sıklıkla yaparak kendi ürünlerini daha cazip hale getirmeye çalışmaktadırlar. Firmaların satış politikaları kimi zaman saldırganlaşarak Türk Ticaret Kanun’unda haksız rekabet olarak tanımlanan ve tazminat gibi bazı hukuki sonuçları doğuran hallere sebep olabilmektedir. Peki nedir bu haksız rekabet? 

TTK m. 54’e göre haksız rekabet “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalardır.” Haksız rekabet halleri TTK m.55’de sıralı bentler halinde sayılmıştır. Dürüstlük kurallarına aykırı olan ticari uygulamalardan sayacak olursak; kötüleme, gerçek dışı veya yanıltıcı bilgi vermek, aldatıcı unvan yahut mesleki adlar kullanma, karıştırılma(iltibas), karşılaştırma, birden çok kez tedarik fiyatının altında satış yapma, ek edimlerle yanıltma, saldırgan satış yöntemleri, mallar iş ürünleri veya faaliyetler hakkındaki bilgileri gizleme yoluyla müşteriyi yanıltma, ticaret unvanını veya ürünün fiyatının açıkça belirtmeme, tüketici kredilerine ilişkin ilanlarda gerekli bilgileri açıklamama, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmelerinde eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanma. Bugün yazımızda bahsetmiş olduğumuz haksız rekabetin bir türü olan kötülemeden bahsedeceğiz. TTK m.55/1-a’ ya göre kötüleme “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” şeklinde tanımlanmıştır. Madde metninden de anlaşılacağı üzere sarf edilen beyanların yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olması gerekir. Bununla ilgili örnek verecek olursak; Bir telekomünikasyon şirketinin, muhtelif televizyon kanalları, radyo, gazete ve açık hava mecralarında yayımlanan “Kaçan kurtuluyor” başlıklı reklamlarda “Kurtuluyoruz arkadaşlar, güvenilir kapsama kalitesine, uygun konuşmaya özgürlüğe”, “Teklifleri atın. Durun!.. Hepinize binlerce dakika, hem de bedava, on binlerce sms, söz! Yemediler, taahhütlü telefonları verin. Alın, hepinize taahhütlü telefon!”, “Yapma enişte, tuzak bunlar” ve “Kaçan kurtuluyor”  şeklinde ifadelere yer verilmesi suretiyle iletişim sektöründe yer alan rakip firmaların, abonelerinin operatör değiştirme özgürlüğünü kısıtlayan, onları doğru olmayan taahhütlerle aldatan birer firma olarak gösterildiği, bu suretle rakip firmalarının karalandığı, tüm operatörlerce de yapılan tarife kampanyalarının ve cihaz kampanyalarının tuzak olarak gösterildiği ve rakip firmaların tüketici nezdinde küçük düşürülerek kötülendiği, dolayısıyla anılan reklamların Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğe uygun olmadığına karar verilerek haksız rekabetin varlığına karar verilmiştir.

 Bir başka örnek verecek olursak; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin kararına konu olan olayda, davacı şirket 2002 yılı başında yazılı ve görsel basında vermiş olduğu ilânlarla duyurmak suretiyle “KDV YOK” kampanyasını başlatmış ve söz konusu kampanya sonucunda müşteri sayısı yaklaşık % 27 oranında artmıştır. Bunun üzerine, rakip konumundaki davalı firmalar gazete ve değişik radyo kanallarında “BAZILARI KANDIRIR, M. KAZANDIRIR. (…) BİZDE KANDIRMACA YOK, SÖZDE İNDİRİM YOK, 50 MİLYONLUK LİMİT YOK” ifadelerini içeren ilânlar yayımlatmıştır. Davalı bu ilânları hazırlamadan önce, seçtiği belirli ürünleri davacıya satış mağazasından bazı ürünleri satın alarak uygulanan fiyatları öğrenmiş ve aynı ürünlerde fiyat indirimi yapıp, davacının  satış mağazasından aldığı yazar kasa fişi ile kendisinin uyguladığı indirimli fiyatları gösteren yazar kasa fişini ilânlarında kullanmak suretiyle, tüketiciler nezdinde satışa sunduğu tüm ürünlerin davacının satışa sunduğu ürünlerden daha ucuz olduğu algısını yaratmaya çalışmıştır. Yüksek Mahkeme, davalının ilânlarında yer alan “BİZDE KANDIRMACA YOK, SÖZDE İNDİRİM YOK, 50 MİLYONLUK LİMİT YOK” ifadelerinin rakip firmayı aşağılayarak kötülediğini, anılan ifadelerin iş hayatında genel kabul gören dürüst rekabet ilkelerine de aykırılık içerdiğini belirtmiş ve davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğine hükmetmiştir. Rekabetin kaçınılmaz olduğu özel sektörde haksızlıkların yaşanmaması, rakiplerin küçük düşürüldüğü ve bazen de tüketicinin yanlış yönlendirildiği kampanya ve reklamların yapılmaması adına Türk Ticaret Kanun’unda haksız rekabet hükümleri önem arz etmektedir. Haksız rekabet sonucu zarar görenlerin açabileceği davalar hususunda alanında uzman bir avukattan yardım almalarını tavsiye ederiz

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemale Algür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.