TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam

Otacının, arabanın uçuruma yuvarlandığı yerde deri ve postlar gördüğünü hatırlaması üzerine derici esnafının yaşadığı Kaysariya’ya adam gönderildi. Çok geçmeden gencin ailesi ile birlikte geri döndü. Oğullarının sağ olduğunu görünce sevinç çığlıkları attılar. Kendilerine geçirdiği kaza sonucu konuşma yetisini yitirdiği ifade edildi otacı tarafından. Aile, otacının ellerine, boynuna sarılıyor, nasıl teşekkür edeceklerini bilemiyorlardı. Yaralıyı nerede bulduğunu nasıl taşıdığını ayrıntıları ile anlattı.

Getirdikleri atlara evlatlarını da bindirerek kentlerine döndüler. 

Sonraki günlerde bu aile teşekkür için tekrar geldiler. Neler getirmemişlerdi. Barkı derilerle, postlarla dayayıp döşediler.  Üstelik burada yaşayanların, otacının ve çevresindekilerin kendileri gibi Urum olmadığını, ülkelerinde takibe uğradıkları için kaçıp buraya gelen Müslüman Türkler olduklarını da öğrenmişlerdi. Türkmenlerin insanlıklarını, hayırseverliklerini, yardımseverliklerini öve öve bitiremiyorlardı. Aralarında akrabalıktan da öte bir bağ kuruldu.

Aile, Alyanos’un atlarının ürkerek uçuruma düştüğünü varsaydılar. Olanlardan ve sebep olanlardan kimsenin bir bilgisi olmadı.

***

Kornelya, sabah gün ışıyana kadar hem acıdan hem de korkudan uyuyamadı. Sabaha yakın bir saatte yukarıda kurt ulumaları duydu. Bu uluma seslerinin ardından bir gürültü koptu. Yukarı yardan aşağılara büyük bir gürültü ile bir şeyler yuvarlandı. Düştüğü yer, bulunduğu yerden epey ötedeydi. Zihnini yokladı orası, kendinin ilk düştüğü yerlerde veya çok yakınında idi. İyi ki orada kalmamış, buraya gelmişim diye teselli bulurken, yamaçtan hırlayan kurtların o yuvarlanan şeyin düştüğü yere koştuğunu fark etti. Kurtlar kendisinin farkına varmış, az duraklayarak ileri koşturmuşlardı. Duruma pek bir anlam veremedi. Neden sonra kurtlar artlarına baka baka geldikleri yerden uzaklaşıp gittiler. Zaten hava da açmaya başlamıştı. Az sonra başka mahluklar üşüştü oraya, bunlar birbiri ile boğuşan bağrışan çakallardı. Kurtlar hiç dalaşmadan karınlarını doyurup gitmişti ama şu çakallar birbirini yemekten önlerindeki kemikleri yalayamamışlardı bile. 

Kornelya, bu yırtıcıların Alyanos’u parçalamış olabileceğini neden sonra aklına getirdi. Güçlükle yerinden kalkıp topallaya topallaya kavganın olduğu yere geldi. Çakallar onu görünce biraz uzaklaştılar, az önce birbirini yemekten leş yiyemeyen bu mahluklar şimdi uzakta uslu uslu bekleşiyorlardı.

Kornelya canavarların bir katırı parçaladıklarını görünce yukarıdan gece yarısı yuvarlanan şeyin bu olduğuna kanaat getirdi. Az ileri çalılar arasında Alyanos’un arabasının tekerleğini yan yatmış olarak gördü. Hemen öbür taraftan dolanıp çayın içinde arabaya ulaşmaya çalıştı. Belki oralarda Alyanos vardır diye. Çalıların, dikenlerin ellerini kollarını, bacaklarını yırtmasına aldırmadan Alyanos’unu aradı, aradı... Bulamadı. Yukarılara baktı. Yamaçta Alyanos’un azık torbası bir taşa takılmış kalmıştı. Yavaş yavaş tırmandı. Azık torbasını taştan kurtardı, torba aşağıda birbiri ile boğuşan çakalların üzerine doğru yuvarlandı. Çakallar kaçıştı. Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# kaza

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.