TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam

 

Atlılar onu ve yardımcısını bırakıp hemen uzaklaştılar. Afşin Bey’e yetişmelilermiş. Ordu, Leodikya’dan ayrılmış, Antiokya’ya doğru seferine devam ediyormuş. Afşin Bey, Sultana denizden “altın kürek” getirecekmiş. Bu seferin adı da “Altın Kürek Seferi” imiş. Anlamı, Adalar Denizine kadar bir tür keşif hareketinde bulunmak ve Bizans’ın moralini bozmakmış. Bu yüzden fethedilen yerlerde eğleşilmeden yola devam edilmekteymiş. Atlılar bir başka otacı ve yardımcısını da Tabea  yakınlarındaki bir başka barka bırakmak zorundaymışlar. Onu bıraktıktan sonra Dandalas’tan aşarak orduya katılacaklarmış.

Yeni gelen otacının adı Eriş Koca imiş. Ahlat’tan geliyormuş. Zamanın ünlü hekimlerinden ders almış. Bu bölgenin önümüzdeki yıllarda büyük gelişmelere sahne olacağını tahmin ettiklerinden özellikle burayı daha da genişleterek aynı anda yirmi otuz hastaya bakabilecek hâle getireceklermiş.

Yeni yapılacak binalar için usta aramaya koyulduklarında eskilerden birisi bu barkı yapan ustaları tanıdığını, buradan Tabea’ya gittiklerini onları çağırırlarsa işin daha çabuk ve kolay halledilebileceğini söyledi. Bunun üzerine o kişi atlandırıldı. Tabea’ya yollandı, Boran Usta ve yardımcısı Barktutmuş’u bulup getirmek üzere.

Görevli atlı, zaman geçirmeyi doğru bulmadığından dağ yollarına sardı. İkinci günü sabahı eliyle koymuş gibi barkı buldu. Orası nispeten sakindi. Kalabalık yoktu. Ama yine de bu barkın görevlileri yorgun görünüyorlardı. Barka giderken yolu üzerine düşen Sarı Yazı’daki   Türkmen obalarının çokluğuna şaşmıştı. Bizans sınırlarını aşarak buralara kadar bunca Türkmen’in gelmiş olması olacak iş miydi? Aklı almadı. Bir yanda kendi barklarına Urumlar korkudan sığınıyor, buralarda ise Türkmen obaları güle oynaya yaşıyor. Davarlar meleşiyor, atlar kişniyor, çocuklar ok yarıştırıyor. Eğer Urumlar bu durumu görseler şaşkınlıktan ağızları bir karış açık kalır.

Bir duvarı tamamlamak üzere olan Boran Usta ile Barktutmuş’u çalışma sırasında buldu. Selamlaştılar. Durumu kısaca özetledi. Acil yeni barka ihtiyaçları olduğunu belirtti. Boran Usta:

-Bu yapının üzerinin örtülmesi gerekiyor. Ben bu işi birkaç güne kadar halleder gelirim. Siz, Barktutmuş ile birlikte gidin. Barktutmuş’a dönerek:

-Sen arkadaşla beraber yola çık. Ben gelene kadar barkın yerini belirle. Bir de yapı taşı çıkardığımız yeri gözden geçir. Ayrıca orada çalışacak işçileri ayarla. İşçiler biraz fazlaca olsun. Görünen o ki yaptığımız barklar yetmez olacak. Tez davranmalıyız. Yakında burası da aynı akıbete uğrayacak gibi. Her taraf Türkmen kaynıyor. Karaağaç Yazısı dolmuş aşmış bile. Söylendiğine göre yirmi tümen çadır varmış. Gerçi oralarda da pek çok bark yapılmış, öyle duydum. Ama yine de bir durum karşısında Türkmenler şimdi Urumlar gibi dağlara sığınmaya kalkışırsa zor durumda kalmayalım. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.