NÜKTEDAN: MÜSLÜMANIN BİR YILLIK PLÂNI

Sevgili dostlar, kâinatta hiçbir şey başıboş bırakılmamıştır. Her varlık, gizli bir el Allah tarafından programlanmaktadır. İlâhi yasalar çerçevesinde anlamlı ve amaçlı olarak yaratılır ve yönetilir. İster yoktan var edilsin, isterse vardan var edilsin bir plân ve programa göre dizayn edilir, yaşam süreci tespit ve taktir çerçevesinde bir ömür verilir. Doğar, büyür, serpilir, olgunlaşır, kendinden sonrasının devamını sürdürecek tohumunu bırakır ve ölür. Kâinatın yaşamı böyle kendi içinde yenilenip devam edip, yaradanının emri iradesiyle uygulanır. Meselâ, üzerinde yaşadığımız dünyaya, güneş takvimi üzerinden bakarsak bir yılın on iki ay, dört mevsim ve bir günün 24 saat olduğunu biliyoruz. Tabi hepsinin de ayrı özelliği var. Meselâ, kışı yılın ilk mevsimi olarak ele alalım, dünyada hayatı, birçok nimetleriyle tehlikelerden koruyup sağlıklı bir şekilde yaşanılır hale getirmesini sağlıyor. Bahar bu nimetlerin neşvü-nema bulmasına da yelip yapıyor. Toprağın rahmi maderine düşen tohumlar sebze oluyor, hububat oluyor, bakliyat oluyor ve türlü çeşit nebatat oluyor ve ağaçlarda meyveler oluyor. Bunların besleyicisi toprak, güneşten gelen ısı ve ışık, serin ve ılık esen rüzgâr arkasından rahmet yüklü bulutlar, bereketli yağmurlarını gönderiyor. Dünya farklı coğrafyalarına göre, her coğrafya iklimiyle farklı manzaralara bürünüyor. Örneğin yöremizde çeşitli tür ve desenler de rengarenk çiçekler ve bu çiçeklerden çevreye yayılan mis gibi kokular. Bunları ziyaret eden sinek, böcek ve kelebekler hepsi müthiş ve muazzam bir teşhirgâhı tabiat âlemi sergiliyorlar. Bunların hepsini farklı özellikler ve güzelliklerde, düzenli ve tertipli bir şekilde birbirine karıştırmadan, dolaştırmadan ve bulaştırmadan, hepsini ayni su, ayni güneş, ayni rüzgâr, ayni toprak ve ayni havayla yapıp tezyin etmek, herşeyi bilen, gören, anlayan ve yöneten biri tarafından yapılması, insana bir ders, bir ilim ve bir hikmet göstergesi değil mi?

Aziz dostlar, yukarıda ifade ettiğim dünyanın en renkli, en hareketli, en gösterişli ve seyri temaşaya en elverişli dönemi, insanın en çok hoşuna gittiği, zevk alıp huzur bulduğu, seyredip yaşarken mutlu olduğu bahar mevsimidir. Bu mevsimin en şa şalı dönemi buraya kadar ifade ettiklerimizle sınırlı değildir. Bir de bunun bu anlamlılığını, amacıyla taçlandırması vardır. Bu görkemli mücadelenin zaferini kazanmak, her türlü sıkıntıya ve saldırıya karşı koyup ürününü meydana getirmek. Neslini ve türünü devam ettirecek, ayrıca başarısını ihtişamlı bir şekilde ıspatlarken, birçok canlının da yaşamına gıda olacak nimeti bol bol, sağlıklı ve faydalı olarak ihtiyaç sahiplerine suncaktır. Bu kolay bir şey olmasa gerektir. Yoksa, o bitkilerin varlığının devamını sağlayacak bir çekirdek, bir tohum kâfidir. Yazın o kavurucu sıcağın altında sebzeler ve meyveler âdeta pişip olgunlaşıyor, yenilecek ve yenirken tat alınacak, karşıdan görenin ağzını sulandıracak kıvama geliyor. Dolayısıyla her bitki anlamına uygun yaşamanın mutlu sonucuna ulaşıyor. Bunlardan beslenen diğer yaratıklarda gerekli ihtiyaçlarına kavuşmalarıyla kendilerince mutlu oluyorlar. Çünkü, her yaratığın tarihi bir hayatı var, ama uzun, ama kısa, yaradılış amacına yönelik yaşar ve ölürler. Amma velâkin en önemlisi bunların içinde ve üstünde yaratılış anlamı ve amacı itibariyle bir eşrefi mahlûkat var insanoğlu. Herşey istifadesine ve hizmetine tahsis olunmuştur. İnsanoğlunu şerefli kılan Allah bu özellikleri ona boşuna vermedi, karşılık olarak çok ciddi ve önemli sorumluluklar yükledi. Bu sorumluluklarının hepsinden yarın Mahşer yerinde, onu Eşrefi Mahlûkat yapan Yüce Allah’a hesap verecektir. Çünkü, insanoğluna bu özellikler keyfine ve nefsi arzu ve heveslerine göre kullansın diye verilmemiştir. 

Değerli dostlar, insanın Kur’an-ı Mübin gibi bir hayat kitabı ve yaşam kılavuzu vardır. İnsanların tümü bu kitabı kabul etsin veya etmesin, inansın veya inanmasın, mutlaka içinden birçok hükmüne uyuyor ve uygulamaktadır. Çoğunluk bazı emir ve yasaklara uymuyor, bunlardan meselâ içki içmek, kumar oynamak ve tesettüre riayet etmemek ve namaz, oruç ve zekât gibi ibadetleri yapmamak sayılabilir. Yüce Allah Kur’an da bütün insanlığa hitap ettiği gibi, Kur’an-ı kitap ve İslâmı din kabul edip, iman edenler için, onlara özel hitabı vardır. Çünkü, dîni islâmı yaşamakta olanlara bir strateji belirlemiştir. Bu, bir gün 24 saati planlamaktan başlayıp, haftayı, ayı ve yılı bütünüyle kapsamaktadır. Günde beş vakit Namaz, haftada bir Cuma, ay olarak Ramazan ve bayram, bütün dünya müslümalığı için de Hac. Bunları birer alt başlıkla kısaca ifade edersek, beş vakit namaz, günün farklı zaman ve saatlerinde ibadetle, Rabbimize en yakın olma ânı secde, kişisel benliğimizi O’na sunmak. Cuma hutbesinde bir haftanın toplum olarak muhasebenin sonucunu ortaya koymak. Her toplum bunu kendi Cuma namazında yapıp genele teşmil edip değerlendirmelidir. Ayın muhasebesine gelince önemli bir özelliği olan Ramazan ayı bu şuuru her müslümana vermelidir. Çünkü, her müslüman bir ay Ramazan’a özel bir ihtimam, kıymet ve önem atfediyor.  Bunu bütün aylara şamil kılacak bir iman ve islâm bilinci çerçevesine alması lâzım. Bayram ise bir yılın muhasebesinin  yapıldığı gündür. Bayram vaazı ve hutbesinde bu dile getirilmeli. Bu, bir yılda yerelden geneli kapsayacak bir muhasebe olmalıdır. Yılda bir Hac mahallinde de, İslâm Âleminin bütün bir yılı maddi ve manevi yönüyle değerlendirilmelidir. İşte, islâm âleminin bir yıllık fertten millete, milletten devlete ve devletlerden bütün Âlemine bir yaşam stratejisinin böyle olmasını düşünüyorum. Hoşça ve dostça kalmanız dileğiyle.  LEBİD

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nüktedan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.