HAFTANIN YORUMU: KORONA-KURAKLIK-KIŞ SORUNLARI

Her yılın, her mevsimin ve hatta hergünün kendine özel sorunları vardır. Hayat da bunlarla mücadele ederek geçer. Ama, bazen de hiç beklenmedik sorunlar zuhur eder ekstradan onlarla da uğraşmak zorunda kalırsınız. Hayat şartları gereği rutin işlerinizi aksatan o beklenmedik olaylar, yaşamınızı zorlaştırır, bir takım plan ve programlarınızı zamanın da yapamazsınız. İşte bu yılda öyle zor bir yıl oldu, özellikle Korona, sıkıntıların yaşanmasın da önemli sorun olmaya devam ediyor. İki yılı geçkindir dünyayı sarsan bu illet, bir takım mutasyonlar geçirerek insanlığın sağlığını ve huzurunu tehdit etmektedir. Aşı ve tedbirler hızını biraz kesse de, önünü kesemedi. Bir, iki, üç, dört kezdir aşılar vurulmaya devam ediyor.Gerçi hiç aşı olmayan bir veya ikinci kezde kalanlar da var. Bu durumda olanların rizkte olduğu yetkililer tarafından bildirilmesine rağmen, aşı olmamayı sürdürenler olduğu ifade ediliyor. Tabi aşısını olanlar da var. Yani bu alanda bir mücadeledir devam edip gidiyor. Bu hengamede, yurdun bazı yerlerinde, bizim yöremiz de dahil, kuraklık devam ediyor. Kuruyan ve suyu çekilen göller ve nehirler olduğuna tanık oluyoruz. Ancak şu günler kışa girerken, inşallah afatsız bol bereketli ve faydalı yağmurlar yağacaktır. İşaretlerini görüyoruz  ve tabi bekliyoruz önümüzde gelen kış. Mâlûm kış ayları da yağmurların yağdığı, kurumaya dönen ve susayan bitkilerin ve toprağın susuzluğunu giderdiği ayladır. Yüce Rabbimizden afatsız, ve felâketsiz bol bol faydalı ve bereketli yağmurlar diliyoruz.

CANI DUDAĞINA GELMİŞLERE RAHMET NİYAZIYLA

Küresel ısınma devam ediyor, dolayısıyla dünya hergün biraz daha ısınıyor. Bu ısınmayla yeraltı ve yerüstü suları azalıyor ve yangınlar çıkıyor, hayat zorlaşıyor. Bunların yanında birde salgın hastalık sağlığı tehdit ediyor. Korona virüsle baş etmeye çalışırken, şimdi bir de Noro virüs çıkmış ortaya ondan bahsediliyor. Canı dudağına gelmişlere yardıma koşarken, kimileri de aşıya ve virüse karşı alınan tedbirlere karşı çıkıp sokaklarda yürüyüşler yapıyor. Bu hengamede denizlerimiz, göllerimiz, nehirlerimiz atıklarımızla kirleniyor ve bu kirliliği biz insanlar yapıyoruz, ama temizlemeye gelince devlete ve hükümete temizlemesi için yükleniyoruz. Geçen hafta gazeteniz Yeni Söke de okudum ve olayın resmini de gördüm, elbette Sökelilerin bundan haberi vardır. Büyük Menderes Nehri kurumuş, içinde koyunlar otluyor. Yine, gazeteniz Yeni Söke de görmüşsünüzdür, tane zeytinler buruş buruş olmuşlar, bazı yerlerde zeytin ağaçları kuruma tehlikesi geçiriyormuş. Bütün bunlar neyi göteriyor, biz insanları doğaya olan hassasiyetimizin zayıfladını ve dolayısıyla da gerektiği şekilde ilgisizliğimizi. Bu durum karşısın da Allah’tan yardım istiyoruz “Allah’ım canı dudağına gelmışlere yardım et” diyoruz. Elbette isteyeceğiz, başka kapımız yok, ama Allah ne diyor *Doğayı koruyun, kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.* Evet, pamuğumuzun, zeytinimizin, incirimizin rekoltesi ve kalitesinin de kayba uğradığından bahsediliyor. Bu, geride bıraktığımız yıl meyve ve sebzelerde de bir rekolte kaybı yaşadık. Yani, bu durumun önlenmesinde her şeyde alacağımız tedbirler ve uyacağımız kurallar vardır. Bunlardan hâsıl olacak sonuçlarda yine bize dönüktür, bizim yararımıza olacaktır. Bu konuda kendimizi sorgulamayı da unutmamamız gerekir diye düşünüyorum.

SÖKE’YE NEFES ALDIRACAK ÇALIŞMA LÂZIM

Söke şehiriçi trafiğinin hergün biraz daha nefesi daralıyor. Yıllardır bu konuda yükselen seslere ve uyarılara, duyarsızlığını sürdüren yetkililer ne bekliyorlar bilmiyoruz. Ne tedbirler, ne çareler düşünüyorlar ve ne tür bir çözüm üretiyorlar belli değil.  Arabası olan şehir içinde park yeri bulamamaktan sıkıntılı, yaya düzensiz park edilen arabalar arasında şaşkın ve sıkıntılı, nasıl yürüyeceğini bilemiyor. Engelliler ise, sokağa çıktığına bin pişman, ne yapacağını bilmiyor. Bunlar yetmiyor, dükkan sahiplerinin bazıları kolayını bulsa bütün dükkanın içindeki malzemeyi dışarıya çıkaracak. Pandemi dolayısıyla fiziki mesafe bu ortamda bir mesele. Tanıdık olmayanlar fiziki mesafenin ihlâlin de birbirlerine hoş bakmıyorlar ve sosyal ilişkiye bu tavırlar zarar veriyor. Ama, herkesin yolu ve önü açık olsa ki, böyle durumlarda hiç problem yok. Yani, Söke’nin bu trafik izdihamından sorumlu olanlar, özellikle belediyeler bu duruma çare üretmek zorundadırlar. Çünkü, o noktalara böyle vaatler de bulunarak geldiler. Geçen hafta çarşamba günü ilk sayfada,  gazeteniz Yeni Söke’de “ İstasyon Caddesi İmdat Diyor” başlığını okuduk. Aslında öbür caddelerin de ondan kalır yeri yok. Neyse, konuyu değiştirelim ve biraz da yüzümüz gülsün. Yüz-yüze başlayan eğitimde ilçemizde bir sorun yokmuş. İyi-güzel. Yeni, kaymakamımız Sayın Ümit Hüseyin Güney görevine başlamış, kendisine hem hoş geldiniz diyor ve hemde görevinde başarılar diliyoruz. Söke’de mahallelerde yol bakım ve tamirat çalışmaları sürüyor. Bazı cadde ve sokaklara parke taşı döşendi ve döşeme çalışmaları devam ediliyor. Enteresan bir haber! Gazeteniz Yeni Söke’den. Geçen hafta çarşamba günü Söke’de caddelerde ve sokaklarda bir tenhalık vardı, hem de “Çarşamba günü” bir gariplikti doğrusu. Neyse, her şeyde bir hayır vardır düşüncesi ve inancıyla, bu hafta da bu kadar diyor ve herkese sağlıklı ve huzurlu haftalar diliyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.