NÜKTEDAN : İNSAN-DİN-DÜNYA VE AHİRET

Sevgili dostlar, kâinat bir sistemler âlemi, başıboş, dağınık ve kontrolsüz hiçbir şey yok. Bir şey her şeyle irtibatlı, bağımlı, gözetimli ve yönetimlidir. Bir büyük sistemin içinde sayısını bilemediğimiz sistemler vardır. Her sistem bir noktadan amacına yönelik yönetilir. Hepsinin kendisine özel yasaları vardır, hiç biri diğerinin yasasını çiğnemez ve hepsi kendi yörüngesinde seyreder. Kâinatta başıboşluğa, kaosa, anarşiye düzensizliğe yer yoktur. Her şey tek elden, tek iradeyle yönetilir. Kâinata tek irade hükmediyor, bunu anlamak için insan kendisine baksın yeter. Bir el, diğer ele, bir ayak, diğer ayağa, bir göz diğer göze ve bir kular diğer kulağa muhalefet etmez. Rekabet de etmez, hepsi birlikte hareket ederler. İnsan da bunlara tek elden aklı ve iradesiyle hükmeder. İnsanın vücudun da bir çok organ var, ama hepsi bir organa bağlıdır. İnsanın başında ve başının üst noktasından, vücuda yağdırılan emirler buradan, tepeden/zirveden, zemine kadar ânın da iletilir. Sinir uçları insanın dış dünya ile ilişkisini temin eder. İnsanın ve Kâinatın yaratıcısı ve bütün organlarının yöneticisi, Yüce Allah insana o sinir uçlarından daha yakındır. Kaf  suresi ayet 16 “Biz, insana şah damarından daha yakınız”diyerek bu durumu bize bildiriyor. Bütün kâinata da aynen bu şekilde yakındır. Bu nedenle, Allah’tan hiç bir şey gizlenemez. Bunun ebadı, cismi, cirmi, cürmü, şekli-şemali, enerji, akım, cin ve ruh, görünür ve görünmez, varlığı insanlar tarafından bilinir, bilnmez ne varsa ve yoksa hepsi, Allah’ın ilmi, kudreti, iradesi ve hakimiyeti altındadır. Çünkü, onları o yaratmıştır, daha neler yaratmakta olduğunu bilmiyoruz, yaratma ve yok etme devam etmektedir ve Allah her an bir iş üstündedir. 

Aziz dostlar, işte bütün bunlardan ve bunların bir çok ayrıntılarından haberdar olan, bunlarla iştigal eden ve yaşam mücadelesi veren insan, neden bunların bir Tık’a! bağlı olduğu idrakine varamıyor? Yaradılışının anlamını ve amacını yanlış yerde arıyor ve yanlışlarla iştigal ederek aleyhine kullanıyor? İnsanların çoğu doğruya inanıp amel etmeyecek, dediğinizde size gülüp geçiyorlar? Bu ifadenin ne demek istediğini durup düşünmüyor, sorgulamıyorlar? Evet, Yüce Allah, her şeyi sudan yarattım, insanı da sudan yarattım ve sudan yaratmaya devam ediyorum diyor. Her şeyin aslı su mu? O zaman su nedir? Suyun biyolojik tarifi, 2 hacim hidrojen bir hacim oksijenden oluşuyor HO iki zıt kutup, bileşiminden su oluşuyor. Bu nasıl bir ilmi hikmettir ki iki zıt kutuptan hayatın kaynağı oluşuyor ve bu hayatın kaynağı bir cismi tecessüm ettiriyor, katı madde haline getiriyor. Yüce Allah’da insana, bunlara ilgi duyması için merak saikını vermiş. Biliyyorsunuz, İnsan şu anda kâinatın en ilginç ve en ayrıcalıklı varlığı, çünkü insan gibi veya insandan daha ilginci bir varlığa şimdiye kadar rastlamış değiliz. Dünyada vardı, yoktu tartışmaları devam ediyor. Ama, şu anda belgelenmiş kesin bir delil yok. Ancak bir muammadır sürüp gidiyor, ileri doğru ne olur bilemiyoruz. Şimdi, bildiğimiz kadarıyla karşımızda bir rakip yok, istediğimiz gibi cirit atıyoruz. Ve tabi bazı dünyevileşmede rekor kıranlar, küçük dağları biz yarattık havasıyla görünür görünmez her şeye meydan okuyanlar. Yaratılışlarının hikmetini komosla bozduklar için, ileri-geri konuşuyorlar. Yaratıcıları Yüce Allah’a karşı bile şımarık ve kibirli bir tavır takınıyorlar. 

Değerli dostlar, Yüce Allah kâinatta her şeye bir din, yani bir sistem ve yasalar koymuş, çoğu o yasalara uyuyor ve itaat ediyor. Çünkü, onların yaratılıştaki fıtratları öyle kotlanmış, temsilde hata olmasın, otomatiğe bağlanmışlar. Bu nedenle onlar mutlak itaat eder ve hata yapmazlar. Ama, insanlar ve cinler farklı yaratılıştadırlar, onların kotlanmaktaki yazılımları iradeleriyle odaklanmıştır. Onların bu farklı özelliklerine yönelik yaratıcı, kendileriyle, toplumlarıyla, canlı, cansız varlıklarla ilgili hâl-hareket, davranış, iş ve eylemlerini kendilerinin lehine ve yararına düzenleyici ve yönlendirici yapmaları için bir hayat kitabı, Kur’an-ı Kerimi göndermiştir. Bu sizin dünya hayatınızın yaşam kılavuzudur ve sizin din kitabınızdır demiştir. Önce, insan olduğunuzu bilecek ve iyi bir insan olma çizgisine gireceksiniz. Çünkü, iyi bir insan olamayan, iyi bir müslüman da olamaz. Bu dünyanın din kitabı, sistemi ve yasalar manzumesi olan Kur’an-ın hükümleri uygulanması açısından bu dünyayı ilgilendirir. Dolayısıyla, Kur’an-ı öbür dünyanın Ahiretin kitabı yapıp, ölülere okumakla işe başlayıp, hesabı kabire, Sıratımüstekim (dosdoğru olma ve yaşama) olayını, ahirette Cehennemin üzerine kurular sırat köprüsü hikayesine döndürmeyelim. Ayrıca, kabir azabı hikâyeleriyle bazılarına manevi bir dünya kazancı sektörü ihdas etmeyelim. Kur’an-ı iyi, doğru ve düşüne düşüne okuyalım, anlayalım, Nebi Resulümüz Hz. Muhammed Aleyhisselamın Peygamberlik hayatını da iyi ve doğru okuyup öğrenelim ve dinimiz İslâmı ona göre dosdoğru yaşayalım. Unutmayalım ki, o dosdoğru yolun =Sıratımüstekim’in ortasına oturmuş insan ve cin şeytanları var dikkat edelim bizleri adatmasınlar. Yüce Allah’ın yar ve yardımcımız olması dileğiyle hoşça ve dostça kalınız.  

LEBİD

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nüktedan - Mesaj Gönder

# enerji

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.