TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam


Birisi okuyor, diğerleri dinliyor. Belirli yerlere gelince okumayı durdurup soru-cevapla yazılanları daha iyi kavramaya çalışıyorlardı. Okuma önce risalenin dili ile yapılıyor, daha sonra okuyan tarafından Türkçeye çevriliyor; bazen çevrinin eksik veya yanlış olduğu üzerinde, bazen de çevirinin okunan metnin tam anlamını veremediği hususunda tartışmalar sürüp gidiyor. Kısacası okunan kitapta anlaşılmadık bir nokta kalmaması için azami titizliğin peşindeler. Kendilerine müdahale etmeden, kapıya yıkın boşluğa çöktüm. Dikkatleri dağılmasın diye selamı bile içimden verdim. Okumayı yapan kıdemli molla:

-”Şimdilik bu kadar yeter; yorulduk. Biraz hava alıp dinlenelim.” dedi. Başını kaldırdığında beni gördü.

-”Hoş gelmişsin, esenlikler getirmişsin Kutlutaş Ali üstadım. Ne zaman geldin? Geldiğini fark edemedik. Kusura kalma. Geç şöyle.” diye telaşlı telaşlı art arda özür ifadelerini sıraladı.

-Estağfurullah. Yeni geldim sayılır. Mütalaanızı bozmak, zihninizi dağıtmak istemedim. Sessizce oturdum. Hatta selamı bile içimden mırıldandım. Okuduklarınızdan ve tartışmalarınızdan yararlandım. 

-Yakında, obalara dağılacakmışız da... Biraz çalışalım, bilgi birikimimizi besleyelim istedim. Malum, obalar arasına dağılınca bir araya gelmemiz belki bir, belki de bir buçuk ayı bulur.

-Öyle, ben de bir aydan önce dönebileceğimizi sanmıyorum. Eriş Dede bile bir aydır görünmüyor. Az önce Otacı Ana’ya uğradım, onlar da bilmiyorlar. 

-Ben de merak ettim. Dün arkadaşlarla onu konuştuk. Ot toplamaya gitseydi şimdiye çoktan gelirdi. Başka bir iş ve görevle gitmiş olabilir diye düşündük en sonunda. Biliyorsun ki Eriş Dede sadece otacımız değil, kimyacımız, savunma tertipleri üstadımız, yerine göre bize ders verecek kadar din ulumuz. 

-Bunlar hepimizce malum, merakımız da bu yüzden ya...

-Ben onun, İslamiyet’le Türk Törüsünün özde bağdaştığını anlatışını dinlediğim zaman nerdeyse okuduklarımın boşuna olduğu kanaatine vardım. Gelince yine aynı sohbetleri rica edeceğim kendisinden. Ne demişti; hatırımda kaldığına göre:

“Şu anda tabi olduğumuz İslam dini ile eski Türk dini arasında tevhit (Allah’ın birliği) akımından bir fark yok. Her ikisi de tek ve bir yaratıcıya inanmayı esas alıyor. Birisi, Kişi’yi Tañrı yarattı derken diğeri Adem’i Allah yarattı diyor. Sizin anlayacağınız bu söylemde yaratılan insandır, yaratan da birinde Tañrı, diğerinde Allah yüce ismiyle anılan o ezelî ve ebedî, bütün varlıklara egemen olan Rabbimizdir. İfadelerin hedefi aynı noktada birleşmektedir. Henüz İslamiyet’le şereflenmediğini düşündüğümüz kaba Türkmen’in kafasında var olan Tañrı ve bu yüce varlığın koyduğu törü ile İslam hükümlerinin arasında bir atbaşılık vardır. Bir arabaya koşulmuş iki at gibi düşünün, sizin işiniz bu ikisini aynı yöne uyum içinde sevk etmek. Türkmen’in törüsünü reddederseniz o size düşman olur. Dinleyin, onun da sizin söyleyeceğiniz şeyleri ifade edeceğini göreceksiniz. Bir kere düşünün İslamiyet’in yasak ettikleri arasında törünün emrettikleri var mı? Ya da Törünün yasak ettikleri arasında İslamiyet’in emrettikleri var mı? Hırsızlık, haksızlık, zulüm, cana kıyma, zina.... Daha pek çok sayabilirim. 

Gelelim, şimdi obalarda gördüğünüz henüz daha İslamiyet’le şereflenmemiş Türkmen niçin mevcut? Bakınız bundan bir asır kadar önce Selçuklu beyi Müslüman oldu. Ama Türkmen’in, Oğuz’un kırda, yazıda, dağda bulunan obaların Müslümanlık’tan ne kadar haberi vardı? Yoktu. Hem de hiç yoktu. Sultan Müslüman olmayan uyruklarını dışladı mı? Hayır. Bir diğer soru: Müslüman olmayan Türkmen, Oğuz topluluğu Müslüman olduğu için sultana tabi olmayı reddetti mi? Devam edecek 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.