TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam

Otacı Dedemize göre üç yol var: Ulusu vadisinden gelip Leodikya’dan geçerek Attaliya’ya en kısa yoldan ulaşmak için ilk akla geleni Antiyokya yakınlarındaki köprüden geçerek Dandalaz vadisini aşıp Sarı Yazı, Kızık Beli ve Pazar Han Yazısını aşmak. 

Bu yolu kullanırlarsa Türkmen’in mahvı demektir. O vadide ne düşmana pusu kuracak bir yer, ne de bu kalabalık Haçlıya karşı duracak ordumuz var. Onun için düşman ordusuna Urum kılığı altında sokacağımız çaşıt ve kılavuzlar sayesinde o yolu kullanmaktan caydıracağız. 

Bir de Antiyokya çevresinde oraya geldiklerinde çok sayıda erimiz, savaşçımız varmış görünümünü vermeliyiz ki o yolu kullanmaktan çekinsinler. Gerekirse köprü başında bir çatışma ile geri çekilerek dağlarda hareket hâlinde toz duman çıkartarak gözlerini yıldırmalıyız. 

Laodikya - Khonas yönünden geçerek Anava’ya yöneleceklerini tahmin etmiyorum. Çünkü Anava çevresinin Türklerin elinde bulunduğunu çok iyi biliyorlar.

Eğer bu yoldan Kocaçay vadisini takip ederek bulunduğumuz yerden geçecek olurlarsa bulunduğumuz yerin yerle bir olacağını bilesiniz. Bu durumda  bir yol kalıyor. onları kılavuzlar vasıtası ile yönlendirilebileceğimizi, o da Leodikya-Gök Buñar, Kızık Beli ve Kızıl Düzden geçmeye ikna etmek.

Diğer geçiş yollarını da şimdilik hesapta tutmakla beraber, asıl çatışma alanımız bu sonuncusu olacak. Ben görevlendirdiğimiz kılavuz ve çaşıtlara güveniyorum. Obalarımızın uyanık durmasını, eğer geçiş böyle gerçekleşecek olursa her birinin oba reislerine ulaştırılacak buyruğa göre vakit geçirmeden uymalarını ve göç için hazır olmalarını, göç buyruğunu alır almaz saat kaybetmeden bulundukları yeri terk etmelerinin gerektiğini izah edesiniz. Bu bela başımızdan def edilinceye kadar Türkmen göçerliğe devam edecek. Sonra yine herkes kendi yurduna gelecek.

Bunlar şimdilik alınacak tedbir ve uyarılar. Daha sonra iş kesinlik kazanınca ona göre yeni yeni buyruklar verilecektir.

Demirkapan kayalar

ARADAN on gün kadar zaman geçmişti ki katırlarla bir takım kara kara kaya parçaları getirilip ocağın ilerisindeki düzlüğe döküldü. Bir anlam veremedik. Kimse de ne olduğunu, neye yarayacağını bilmiyordu.

Kış yaklaştı. Khonas Dağı’nı zaman zaman sis kaplamaya ardından da yağmur ve nihayet kar yağmaya başladı. Herkes bu yıl kışın yeğin geldiğini söyler oldu. Söğüt, Kavak ve Karadağ çevresindeki obalardan bazıları Pazar Han ovasına inmişti. Meğerse bunlar Karaca Ay Gazinin talimatına göre göçmüşler. Bizim yaylalarda kalanlar da göstermelik imiş. Çoğu Alp Gazilerin barınması için ayrılmış çadırlarmış.

Gelen bir haber Ocak erlerini sevindirdi. German Haçlı grubu Kostantin başkentini geçtikten sonra tıpkı birinci haçlılar gibi Konya üzerinden Antakya’ya inmeyi düşünmüş. 


Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.