TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam

Şu sıralar, Alp Karaca Ay Gaziler Ocağında neler olup bittiğini ben ve benim gibiler tam olarak anlayabilmiş değiliz. Benim zaten burada işim de kalmamış, obaların arasına karışma zamanım gelmişti. Yarın sabah namazından sonra Karadağ’dan başlayarak Ak Gedik, Kavaklı, Erikli, oradan Söğüt, daha sonra da Kara Doruğ ve Tersa Çayırı’nı dolaşacak, hem dinî bilgilerle aydınlatmaya, hem de Alp Gazimiz tarafından verilen Türkmenlerin yaklaşan Haçlı ordusuna karşı alacakları tedbirleri, uyacakları buyrukları ileteceğim. Birer günlük çaba ile bunların tamamını bir haftada tamamlamayı düşünüyorum. 

Obaların keyifleri yerinde. Hepsi de beylerin gelen düşman tehlikesini her zaman olduğu gibi akıllıca atlatacaklarından çok emindiler. Tabii ki kendilerine herhangi bir tehlike anında toplanıp hemen göçe hazır olabilmeleri buyruğunu da iletmezlik etmiyordum. Dördüncü günü idi, Erikli yaylağına ulaştığımda obaların çoğunun göçmüş olduğunu gördüm. Sekiz on tane çadır kalmıştı. Bunların daha ilk bakışta oba çadırı olmadıkları anlaşılıveriyordu. Yaklaştığımda burnumu yakan, dayanılmaz iğrençlikte koku ile karşılaştım. Biraz aralık durdum. Çadırdan çıkan bir er, yanıma geldi. Kim olduğum, burada ne aradığımı sordu. Kendimi tanıttım. Buradaki obaların hocaları olduğumu. On gün kadar önce Ocağa gittiğimi ve şimdi de tekrar görevimin başına döndüğümü anlattım. Er:

-Burası obalardan boşaltıldı. Gördüğün bu çadırlar da obalara ait değil. Alp Karaca Ay Gazi Beyimizin emrettiği malzemeleri hazırlıyoruz.

Bu kötü kokuyu merak ettiğimi söyledim.

-Ben de ne için kullanılacağını bilmiyorum. Bir hafta kadar önce buraya yirmi katır yükü sarımsak getirildi. Adamlar bunları taşlarla, tokmaklarla ezdiler, ezilenleri tulumlara doldurduk. Önce güneşte tuttuk. Sonra içeri aldık. Tulum içindekiler mayalandıkça ağızlarından bu kötü kokular yayılmaya başladı. İki gün daha böyle tutacağız, daha sonra şu gördüğün yığınlardaki toprakla karıştırıp elma gibi toplar yapacakmışız. Eğer güneş olursa güneşte, olmazsa yapacağımız toprak fırınlarda kurutup yine tulumlara dolduracağız. Gelecek emre göre hareket edeceğiz.

Söğüt ve Kara Doruğ obaları da toplanmış, göç etmişler. Oralarda da birkaç çadırlık oba kalmış. Kalanlar hep özel hizmet için kullanılıyor. Görünüşte Türkmen obası, ancak tamamen askerî amaçlara göre düzenlenmiş. Tersa Çayırı’nda da öyle ancak birkaç çadır yerinde duruyor. Bütün bunları dolaşmam üç gün içinde tamam oldu. Tersa Çayırı’nın Pazar Han ovasına hâkim yerine doğru yürüdüm, birkaç ay kadar önceden ekilmiş ve şu anda ikişer kulak, bir karış yeşermiş olması gereken ekin tarlalarını görünce önce şaşırdım. Göz alabildiğine hayvan sürüleri otluyor. Meğer buralardan göçürülen Türkmen obalarının hayvanları bu ovaya indirilmiş, ekili alanlara salıverilmiş. Bütün koyunlar, keçiler, atlar katırlar, develer tekmilen ovaya yayılmış, öbek öbek bütün yeşillikleri yok ediyor. Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# hizmet

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.