TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Cumartesiden devam

Hemen hepsi aynı ağzı kullanıyor, aynı biçimde yalvarıyordu. Bir yandan da Kaysariya, Çaldağı Manastırı, Akkirse papazları gelen Haçlılarla Türkmenler arasında bir fark olmadığını vaazlarında dile getiriyor, ancak Türkmenlerden kurtulmak için Haçlılara yardım etmenin dinî bir vecibe olduğunu haykırmaktalar.

Buna karşılık Alp Karaca Ay Gazi Bey ve diğer gazi ocakları beyleri Leodikya ve Khonas ahalisi arasına, gelen Haçlıların Urumlara çok kötülük ettiğini, mallarına, canlarına kast ettiğini ve ırzlarına tasallutta bulunduklarını bu yüzden onların gıda ve diğer ihtiyaçlarını karşılamamaları gerektiğini yaymak amacıyla çaşıtlar soktuklarını işitmişliğim var. 

Haçlıların iki grup hâlinde Ayasuluğ’dan hareket ettiklerini öğrendik. Önden gelen grup Germanlardan ibaretmiş. Kralları Konrad, hastalandığı için Ayasuluğ’dan gemi ile Kostantin kentine dönmüş. German ordusuna bir German şövalyesi komuta ediyormuş. Leodikya önlerine geldiklerinde haberciler, Gökbuñar-Kızık Beli yolunu kullanacaklarının kesinleştiğini bildirdiler. 

Alp Karaca Ay Gazi Bey’in barkı oldukça yoğun bir faaliyete koyuldu. Çağrılan veya gönüllü olarak gelen kişiler onun katına giriyor, gerekli talimatı alıyor ve işinin başına dönüyordu. Hemen herkesin yüzünden ciddiyet akıyor. Sadece yapacakları işi veya kendilerine verilen buyruğun harfiyen uygulanmasını mütalaa etmekten verilen selamı bile dalgınca alıyor, aklı başka yerlerde usulca karşılık veriyor.

Beni çağırdığını söyledi sakçı, ikindi namazı sonrasında.

Kamlar iş başında

GÖREV YERİNE geldiğimde şaşkınlığım zirve yaptı. Daha doğrusu gülmemek için kendimi zor tuttum. Bir kaba ardıcın ardında yirmi kadar acayip kılıklı insanlar; kadın mı erkek mi oldukları belli değil. Omuzlarında, üzerleri acayip resim ve şekillerle dolu davul benzeri alet asılı. Boyunlarında kimisinin bakır, kimisinin de koca koca boynuz borular asılı. Başlarında tavus gibi bir yığın süslü, renk renk tüyler. Üzerlerindeki elbiseler de acayiplikte başlarındaki tüylerden aşağı kalır değil. Bir diğer çamın dibinde kendilerine haber iletilen yirmi kadar molla ve hoca grubu Kur’an okumakla meşgul.

Haçlılar, Gökbuñar altındaki düzlükte görününce herkes kendine buyrulan görev yerinde bulunacak. Benim görevim ise yar dibini gören Koca Tepe’deki kayanın üzerinden düşmanın ilk geçide girdiğinde tekbir getirerek diğer hareketi başlatmak.

Kuşluk vakti, kayaların koyu ve korkunç gölgelerinin geçidi örtmeye başladığı sıra düşman geçit başına geldi. Ben verilen buyruk üzerine getirdiğim ilk tekbir kayalardan yankılanarak Haçlı öncülerine kadar ulaştı. Ardından yükseklerdeki kayaların ardından o acayip kılıklı adamlar çıktı, borularına art arda bir o yandan bir bu yandan, kâh ileriden kâh beriden görünüp görünüp üflemeye başladılar. Boruların sesi geçidi, geçidin yankıları da Haçlıların yüreğini titretti. 

Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.