NÜKTEDAN : ÜRKÜTEN VE DÜŞÜNDÜREN GECELER

Sevgili dostlar, insanın tek ve en yalnız kaldığı zamanlar vardır. O, hiçbir şeyin beş para etmediği, değerini ve kıymetini kaybettiği zamanlar. Sözlerin, seslerin kesildiği, nefeslerin tutulduğu, sazların, nazların, itirazların, kin ve garazların o anda hiçbir şey ifade etmediği hâller. Tabi, bu zamanları da ancak o ânı yaşayanlar bilirler. İnsana, insan olmayı en iyi hatırlatan, anlatan, yaşatan ve hissettiren o gecelerdir. Âdeta, yalnızlığın sahibi, gariplerin naibi, suskunluğun galibidir o geceler. Ama unutmamak, o gecelerde hatırda tutmak gereken çok büyük bir hakikat var. Bütün bunların hepsine ve hatta daha fazlasına mahramiyetleriyle, her türlü sıkıntı, dilek, istek ve ihtiyaçları giderici o gecelerin Sultanı hakikisi ve hamisi. O, ıssız, sessiz ve sakin gecelerde kimsesiz, yalnızlıktan bunalmış, kendilerini çaresiz ve unutulmuş sanmışlara refig ve sırdaş. Lâkin, insanlar hiç düşünmüyorlar, kendilerine kucak açan, teselli ve hakiki dost olacak olan bir tek merci ve ilticagâh Yüce Allah var. O, insana en yakınından bakan biridir. O, sevgide, merhamette, şefkatte, kullarını gözetip kollamakta ve her an yardımını isteyene esirgememektedir. O, insanın hemen yanında şah damarından daha yakınında! İnsan isterse eğer, bütün yalnızlıklarını giderici, her türlü hüznü ve kederi yok edici, dilek, talep ve isteklerini yerine getiricidir. O, kâinatın halikı, sahibi ve hükümdarı ebedisidir. Evet hemen yanında, sağa-sola dönmeye gerek yok, gönlünü ve akleden kalbini O’na döndürmek yeter. Sadece ve sadece gönül gözüyle, O’nu görmeye talip olmak ve hikmetli bakışlarla âfaka ve ufku seyrangâh olacaksın ve işte o zaman göreceksin ki, o ıssız ve sessiz gecelerde yalnızlıktan kurtulmuşsun. Çünkü O’nunla ve O’nun verdiği nurla kâinata bakıyorsun. Artık, gecelerin sessizliğin sesini duyacaksın, gerçekten in ve cin bu gecelerin sessizliğinde nasıl top atıyor görecek ve anlayacak her türlü yalnızlıktan kurtulacaksın.

Aziz dostlar, seni korkutan ölüm, tedirgin eden yokluk ve hiçlik, nasıl ademden Âdeme döndüğüne şahit olacaksın. Öyle ki, tereddütlerin hakikat olup sana yaren olacak, mutluluğu bulacaksın, irkildiklerinden ve ürktüklerinden emin olacaksın. O zaman, gecenin örtüsü altında kendini yalnız ve kimsesiz hissetmeyecek ve kâinatı tefekkürünle sonsuzluk ufkuna açılacaksın. Ne diyor, ilmi, bilgisi, tecrübe ve birçok alanda hikmetlerin çözücüsü, beyin cerrahi uzmanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın, insanda beyin diye bir organ vardır, özelliği itibariyle kâinatla eşittir. Beynimizin gücü, hayallerimizle sınırlıdır, hayallerin sınırları var mı? Evet, hayal gücü sonsuz olanın, beyninin gücü de sonsuzdur. Hayal, beynin kabiliyetini gösterir, beynin hareket noktaları nöronlardır. Beyindeki nöronların bağlantılarına müdahale ederek canlıları istenilen şekilde yönlendirmek mümkündür. Bir beyin, kâinattaki tüm bilgileri içine alabilecek kapasitededir ve beyin tanrısal bir kitapçık... Beynimizin bilgi üretme kat sayısı, kâinattaki mevcut olan bütün atomların sayısından kat kat daha fazladır diyor. Ve daha ne diyor biliyor musunuz? Din adamları sıkı durun! Fizik, Kimya, Matematik ve Biyoloji bilmeyen din adamları ekrana ve kürsüye çıkmamalı fetva vermemelidir. Ha! Ne diyorsunuz? Çocuklarını İmam Hatip okullarında okutmadığı ile öğünen, dini önderlik iddiasında olanlar var. Müteşeyyih, müsteşrikler ile ittifak edip islâmın genetiği ile oynama peşinde bunlar. Evet, Allah’ın rızası tespih tanelerinden ziyade, bilim ve teknoloji laboratuvarlarında gizlidir diyen ilim ve bilim adamlarını ne zaman dinleyeceğiz? Kur’an-ın öbür dünyadan ziyade bu dünyanın kitabı olduğunu gerçek ilim adamlarından ne zaman öğreneceğiz. Bu ortamda bunları dinlemek istiyoruz.

Değerli dostlar, mutlaka görüyor ve biliyorsunuz, zaten tenha olan camiler daha da tenhalaştı. Cuma günleri camilerimizde cemaat sokağa taşıyordu. Şimdi, caminin avlusunu doldurmuyor. Pandemi dolayısıyla meydana gelen bu durum, camilere gelen cemaatı da düzensiz hâle getirdi. Namazda durulması gereken işaretli yerlere gerektiği gibi kimse durmuyor, herkes kendine göre seçtiği bir yerde namaza duruyor. Görevlilerin ikazları da işe yaramıyor. Vaaz ve hutbe can kulağı ile dinlenmiyor, namaz kılan, cep telefonlarıyla meşgul olan, yapılan uyarılara aldırmayan ve hoş bakmayan bir toplum olduk. Bunlar, insanı ürkütüyor ve hiç hoş olmayan hallere ve düşüncelere sevkediyor. Konuşmacılar insanlara, tebessümle yaklaşmıyorlar, sevecen, cezbedici, heyecan verici ve merak uyandırıcı davranmıyorlar. Tebliğ okur gibi soğuk, Allah’ı korkutucu ve sakındırıcı bir imajla anlatırlarken insanları, Allah duygusundan uzaklaştırdıklarının farkında değiller. İnsanların gönlüne girmek, akıllarınca kabullenilmek, tatlı dil ve güler yüzle olur. Evet, geceler bütün bunların en samimi ve en içten düşüncelerle muhasebesinin yapıldığı ve sorgulandığı en sakin zamanlardır. Günün değerlendirilmesi, ne yaptığının hesabının tutulması, kâr ve zarar hanelerinin gözden geçirilmesinin vaktidir. Aklın, kalbin, vicdanın, iman ve islâm bilincinin devrede olduğu geceler, beni bu görüp ifade ettiklerim, istikbal adına ürkütüyor ve düşündürüyor. Yüce Mevlâ’dan yardım diliyorum. Hoşça ve dostça kalmanız dileğiyle.                           LEBİD 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nüktedan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.