TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dünden devam


Bu gece dinlenmemi, sabah bir başka alpkızlarla yeni bir göreve çıkmam gerektiğini, bu sefer yolculuğun gün eğime olacağını, yine talimatın alpkızlarbaşına verildiğini söyledi. Zaman geçirmeden uyuyup dinlenmemi ve sabah erkenden hazır olmamı buyurdu. Akşam ile yatsıyı cem edip uykuya çekildim.


Zehirlenmiş pınarlar

SABAHLEYİN ocağa geldiğimde ocakta birkaç işçi, katırlara yine içleri dolu yağlı tulumlar yüklerken gördüm. Selam verdim, kolaylıklar diledim. Kokusundan anladığıma göre bu on beş gün kadar önce Söğüt Yaylası’nda bir obaya aitmiş gibi görünen çadır önünde çürütülen sarımsaklar... Yapacağımız işin gizliliğinden dolayı işçilere de bir şey sormadım. Az sonra müezzin molla ezan okudu, mescide girip sabah namazını eda ettik. Her ne ise bugünkü yapacağımız işlerin de hayırla sonlanması için Yaradan’a dua ettim. Rızası dahilinde iş görmemizi nasip etmesini diledim. Mescidin kapısından çıktığımda alpkızların karşı yamaçtan sökün ettiğini gördüm. Yine her birinin yedekte birer atı vardı. Katırların yanında benim için de biri yedek iki at hazırlanmış bekliyordu.

Alpkızlar geldi. Selamlaştık. Alpkızlarbaşı kendini tanıttı:

-Alçiçek... 

-Hoca Kutlutaş...

-Bugün bize rehberlik edecekmişsiniz. 

-İnşallah, Tañrı izin verirse...

Alçiçek Hatun, geri dönüp kızlara baktı. Hepsi birden başlarını hafifçe eğerek selam verdiler. İşçilerin getirdiği katırları iki alpkız yedeğe aldılar. Ocaktan ayrıldık. Yine en işlek yolumuz olan Estağfurullah deresine düştük. Burası bizi Kızık Beli, Kızıl Yazı ve Sarı Yazı’ya bağlayan en güvenli yol idi. Vadinin başına geldiğimizde çevredeki çamların arkalarında âdeta nöbet tutan alplarla karşılaştık. Tam yazıya çıkacağımız sırada alpbaşı olduğunu tahmin ettiğim bir çavuş Alçiçek Hatun’a yaklaşıp bir şeyler söyledi. Alpkızlarbaşı dikkatle dinledi. Teşekkür etti. Ve atını sağa çevirerek Khonas Dağı’na doğru harekete geçti. Hep beraber az ötede kurulmuş bulunan oba çadırına vardık. Çadır, dün gördüğümüz sürü gibi düşmanı aldatmak üzere kurulmuşa benziyordu. Hemen sökülüp götürülmek üzere kondurulmuş. Kim bilir ne tuzaklar düşünüldü. Alçiçek Hatun ile çadırdan çıkan bir alp bir şeyler konuştular. Ben ve diğer alpkızlar geride durduğumuz için konuşulanları duymadık. Konuşma oldukça uzun sürdü. 

Çadırdan ayrıldık. Yönümüz güneye doğru gayet sakin sakin ilerliyoruz. Kara Doruğ sırtlarından Pazar Han ovasına bakan yamaç başına vardığımızda, alpkızlarbaşı Alçiçek Hatun elini kaldırdı, dur işareti verdi. Hep beraber durduk.

-Kutlutaş Hocam, bundan sonra siz bize rehberlik edeceksiniz. Buralarda vaktiyle obaları dolaşmış biri olarak ne kadar su kaynağı varsa bize bir bir göstereceksiniz. Biz de Alp Karaca Ay Gazi Bey’imizin emri üzerine tulumlardaki çürük sarımsak topaklarını bu sulara bırakacağız. Bugünkü işimiz hiçbir kaynak bırakmadan hepsini sarımsaklamak.

Ben bunun ne işe yarayacağını bilememekle beraber Ayaz Seniri’ne kadar inen yamaçlarda ne kadar kaynak varsa hepsini dolaşarak alpkızlara gösterdim. Hiçbiri de iğrenmeden o pis kokulu sarımsakları sulara bıraktılar. Çukur alanlarda erimeden kalmış bulunan kar yığınlarına da bizden önce başkaları tarafından siyah sarımsak tozu serpildiğini gördük. 


DEVAM EDECEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.