TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Cumartesi’den devam

-Teşekkür ederim, alp kardeş.

-Esenlikle...

Kara Doruğ sırtlarından dolanarak Söğütlü Yayla kenarından Estağfurullah deresi ağzına vardık. Sabah biz buradan geçerken gördüğümüz çadır yerinde yoktu.

Dere içine girdik, herhangi bir tehlikeye karşı alpkızlar ince yaylarına yaslandılar, diğer elde oklar hazır... Bu şekilde değirmen bentlerine kadar hiçbir tehlike ile karşılaşmadık fakat tedbiri de elden bırakmadan geldik.

Gün ikindiyi gösterirken ocağın avlusuna girdik. Alçiçek Hatun hemen Alp Karaca Ay Gazi Bey’in huzuruna çıktı. Ben avluda huzura çağrılmayı beklerken sabah Söğütlü Yayla’daki çadırda gördüğümüz alpla karşılaştım. Selamlaştık. Birbirimize hoş geldinde bulunduk. Öğrendim ki o Frankların gecelediği düzün hemen yanındaki Gâvuralanı tepesindeki gözcü Kartal Ucundaki bir diğer gözcüye sabah güneşinin ışıklarına tuttuğu ayna ile Frankların ne yaptıklarını iletmiş. Kartal Ucundaki gözcü de bizim sabah gördüğümüz çadırdaki gözcüye aynı yolla haber iletmiş. Ve Haçlıların hareketleri adım adım buradan çıkarılan ulaklarla Alp Karaca Ay Gazi Bey’e zaman kaybetmeden yetiştirilmiş. O da Kırantepe’ki gözcüler aracılığı ile Büyük Çal üzerinde bulunan gözcü vasıtası ile Eşeler’e ulaştırılmasını sağlamış. 

-Böylece Frankların hareketleri ilgili her yerden haber alındı. Pazar Han Yazısındaki bütün Türkmen ve Urum halkının tedbir alması sağlandı. 

Sakçının seslenmesi üzerine sohbetimiz yarım kaldı.

Hemen Gazi Bey’in huzuruna çıktım. Köşede yer gösterdi. İki gündür yaptığım işin basit görünmesine rağmen oldukça önem arz ettiğini söyledi, Franklardan söz etti.

Yazıda ilerleyen Franklar, günler önce Türkmen sürülerince otlatılan arazide atları için yedirecek ot bulamadıkları gibi kendileri de su kaynağı, gölet ve bataklıkların zehirlendiğini sanarak hem susuzluk hem de açlıkla savaşmak zorunda kaldılar. Yazının ortasına bataklıklar yüzünden dalamıyorlar, dağların eteklerinden dolaşmak zorunda kalıyorlardı. Dağ eteklerindeki büklerde ve yarlarda bekleşen Türkmenler vızıltısı bile moral bozan ok yağmuruna tutup çekiliyorlar; ok atılan yerlere tırmanan ağır zırhlı şövalyeler elleri boş olarak geri dönmek zorunda kalıyorlardı. Daha fazla açlık ve susuzluğa dayanamayan Sanluviz’in ordusu bir an önce Antaliya’ya ulaşmak zorundaydı. Bu yüzden Türkmenleri takip ederek zaman kaybetmek aleyhlerine olacaktı. Çoğu şövalye açlığın son sınırına dayandığında yine açlık ve susuzluktan ölmüş atların etlerin pişirmeye bile gerek görmeden çiğ çiğ tüketmeyi tercih ediyor. Ordunun arkasından ilerleyen erzak arabaları boşalmış, arabalara aç ve susuz bitap düşmüş hacılar, kadınlar ve çocuklar bindirilmişti. Frank ordusu öyle bir hızlı hareket etti ki bir günde Pazar Han yazısından Uç Eri bataklığını aşarak Akça Su’ya akşam olmadan dayandı. Akça Su’yu geçmek için köprü başına geldiklerinde Türkmen alplarının ok yağmurları ile karşılaştılar. Kalabalık Frank ordusu karşısında dayanamayacaklarını anlayan Türkmenler çekildiler.

Bütün bunları Ap Karaca Ay Gazi Bey beni yanına çağırdığında kendi ağzından öğrendim. Tepelere yerleştirilen aynalı haberciler vasıtası ile Akça Su vadisine kadar Frank askerlerinin hareketleri adım adım izlenmiş, hatta gruplardan ayrılıp talana çıkanları bile ilgili yerlere anında iletilmiş ve gereği yapılmış.

DEVAM EDECEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.