NüKTEDAN: İSRAF EDİLEN DEĞERLER

Sevgili dostlar, insan yaratıklar içerisinde müstesna bir varlıktır. Ona bu istisnâi özellik yaratıcısı tarafından verilmiş ve kendisine de bildirilmiştir. Aslın da her insan bunu en azından çevresine bakınca bile anlar. Çünkü ona bunu anlayacak haslet verilmiştir. Kendisinin dışında nerede ne yaratık görürse görsün, ona karşı kendinde bir farkındalık mutlaka hisseder. Bakmayın siz bazılarının insana ekonomik hayvan demesine. Böyle diyenler kendilerini en çok taktir ettiği ve sevdiği bir hayvanın yerinde olmak istermi sormak lâzım. Hiç sanmam, onun için kendisini farklı kılan özelliklerden feragat etsin! O zaman insan; insan olarak bir sefer farklı değerdir. Fiziki olarak görüntüsü bile buna cevaz vermez veya evet demez. Yani, insan hiçbir hayvanın yerinde olmak istemez, bazı benzetmeler yapsa da. Aslında o benzetmeyi de hayvanın bir özelliğine yönelik yapar. Meselâ, aslan gibi cesur, tilki gibi kurnaz, ceylân gibi güzel ve kedi gibi sevimli der. Aslında bu hasletler ve daha fazlası insanlar da var. Belki bir insan da bunların hepsi özlenildiği ölçüde yoktur veya olmayabilir. Ama, genelde her insanın kendisinde, kendisine lâzım olacak kadar vardır. Hatta, o özlemi çekilen hayvanlardan daha fazlası, insana verilen bir takım özellikler olarak vardır ve kullanıldığın da insana yararlı olurlar, tehlikelerden korur. Çünkü, insan onlardan farklı ve üstün özellikte yaratılmıştır. O farkındalıklılığının gereği olarak onlar insanın hizmetine ve istifadesine sunulmuştur. İşte insan bu farklılığının değer hükümlerini iyi bilmek, doğru yerde doğru kullanmak sorumluluğundadır. Bunun için insan, insani değerleriyle farklılığının bilincinde olmalı ve bunu hakkıyla idrak edip, ona verilen o değerli nimetleri yerli-yerinde kullanılmasını sağlamalıdır. Aziz dostlar, bir aslan avına saldırır, öldürür ve yer, bundan yaradanına karşı sorumlu değildir. Keza, diğer hayvanlarda böyledir, hepsi özelliklerine göre yaradılıştan programlanışlarına göre hareket eder ve yaşamlarını sürüdürler. Ama, bunu hep kendilerinin iç güdüleriyle ve kaba kuvvetleriyle, saldırma ve savunma hisleriyle yaparlar. İnsanlar gibi ellerinde silâhları olmaz ve öldürüp yok edici  tuzaklar kuramazlar. Onun için, onların yaptıklarından sorumlulukları olmaz. Hazları ve öfkeleri anlık ve kısa bir zamanlıktır. Meselâ, Yüce Allah, okyanusların içinde bir ada oluşturur orada birçok hayvan ve haşarat yaratır altı ay içinde çeşitli bitkileriyle muhteşem bir yaşam merkezi hâline gelir. Ama, onların içine bir de insanlardan bir gurup yaratmıyor. Ancak, başka yerlerde karada yaşayan insanlar oraya gelip, keşiflerde bulunurlar ve isterlerse orada kalıp yaşamlarını sürdürürler. Tabi yaşamlarına uygun ve gerekli ihtiyaçlarını karşılayacak bir müsait ortam var ise bu olur. Yoksa bakar giderler. Yani, insana verilen özelliğinin çarpıcı farkındalığı burada hemen kendini göstermiş oluyor. Nebat ve hayvanlar her çeşidi ve türüyle bir kara parçasında zuhur edebilirler, ama insan özel bir yaratıktır, öyle zuhur etmez. Allah, insanı onların üstünde farklı bir konumda yaratmıştır. Bu nedenle insan, insan olarak farklı bir değerdir, bu değer diğerlerine yüklenip verilmemiştir. İnsan bunların hepsinin kıymet hükümlerini bilecek, bunları heder ve israf etmeyecektir. Nasıl ve nerelerde ve ne şekilde kullanacağını bilip ona göre hareket edecektir. Değerli dostlar, İnsan, kaba taslak fiziki, biyolojik, sanat ve psikolojik yapısıyla bir değerdir ve bu değer kendinden değil emanettir. Akıl, bilinç, irade, vicdan ve ruh hepsi birer değerdir. Ayrıca, nefis, duygular ve sair bunlara paralel bütün hasletler birer değerdirler. İnsanın bunların varoluşlarında hiç bir dahli, katkısı ve emeği yoktur. Hepsi insana, Allah tarafından verilmiş birer emanettirler. Bu nedenle insan bunları keyfine göre kullanamaz, mutlaka veriliş amacına uygun bir şekilde kullanır ve kullanmakla yükümlüdür. Örneğin, kişinin bu benim vücudumdur istediğim gibi kullanırım demesi, en başta Allah’a karşı saygısızlıktır ve kendine de zarar vermek ve haksızlık yapmaktır. Son zaman medyada çok haber olmaya başladı, tehlikeli yerlerde resim çekeyim derken uçuruma yuvarlanan, denize, göle ve ırmağa düşenler ve canlarından olanlar. Bir resin çekmek insanın hayatına değer mi? Ama bu gaflete düşenler olduğunu görüyoruz. Kendi güzelliği az gelip daha güzel olmak isteyenler, merdiven altı işlemlerle hayatını karartanlar var. Allah akıl vermiş kendisini tehlikelerden, zararlardan ve kötülüklerden korusun diye, Ama, özellikle aklını bu yolda kullanıp perişan olan, sakat kalan ve kendisine çok büyük kötülükler yapan insanlar görüyoruz. Uyuşturucu kullanıyor, kumar oynuyor, militanlık yapıyor ve terörist oluyor, aklını kendine zarar vermekte kullanıyor. Bilgi ve beceriyle rahat ve huzurunu sağlayacak çalışmalar yapması gerekirken kendine ve insanlığa çok büyük kötülükler işliyor.  Evet, bu değerleri  böyle heba etmek insanın hem dünyasını ve hem de ahiretini rezil ve sefih etmesine sebep oluyor. Allah’tan, bu duruma düşenlere hidayet, bizlere de düşmemekte sıyanet eylemesi dileğiyle hoşça ve dostça kalınız. LEBİD.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nüktedan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.