HAFTANIN YORUMU: ISINMA-KURAKLIK VE KORONA

Yaşlanan sistemimiz ve dünyanın rahatsızlıkları artık hissedilir şekilde kendisini hatırlatıyor. Sakın bunları, yaklaşan Kıyametin alâmetleri olarak anlamayın. Çünkü, Kıyametten önce bir son saat var, o gelmeden Kıyamet olmaz. Neyse, bu soğuk şakayı geçelim, sabah sabah gazeteyi eline alanların ağzının tadı kaçmasın. Öyle ki, bu dünyaya bir daha mı geleceğiz! Yaşamana bak, böyle şeylere kafanı takma, diyenlerin keyfini kaçırmayalım. Dünya devletleri küresel ısınmaya karşı tedbirler alma çalışması içinde. Bununla ilgili kocaman bir toplantı ve çok büyük bir anlaşma imzalarla tescillendi. Dolayısıyla kuraklığın önlenlemesi, mevsimler arası dengelerin korunup, kurulması ve insanlık susuzluk, kuraklık ve kutuplardaki buzulların erimesini engellemekle bir takım tehlikelerden korunma çalışmaları yapacak. Mâlûm o dünyayı bu hâle getiren kendini beğenmiş emperyalist güçler o gelmesinden korkulan sıkıntıları bertaraf edecekler. Tabi bizde bu sistemin küresel dengesizliklerinin ortadan kalkmasında olumlu çalışmalara yardımcı olacağız. Ha! Unutmayalım; aslında unutmaya kalksak bile o bize kendisini unutturmamakta kararlı olan Korona virüs salgını peşimizi bırakmıyor. Ona karşı aşı ve tedbirlerimizi aksatmadan sürdüreceğiz. Çünkü, ona biçilen ömürler durmadan uzuyor, o da farklı varyantlarla önümüzü kesmeye devam ediyor.  Artması ve eksilmesi bile bir âlem, lâstik gibi mübarek!    

YÖREMİZİN ZENGİNLİKLERİNİ KORUMALIYIZ

Çeşitli haşarat, böcek ve ot ilaçlarının bilinçsizce ve bol kullanılması birçok bitki ve hayvanata zarar verdi ve veriyor bazılarının da yok olmasına sebep oldu. Köylü çocuğu olmam dolayısıyla ovada ve dağda bir takım işler yaparak büyüdük. İfade ettiğim gibi yöremizde bazı otlar vardı, fasulye, mısır ve pamuk çapası yaparken o otlardan analarımız toplar yemekler yaparlardı. Onların kimileri ilâçlarla yok edildiler, sirken diye bir ot vardı onunla birlikte isimlerini unuttuğum bazı otların da katılımıyla zennik denilen mısır unuyla karıştırarak annem bir yemek yapardı, çok leziz olur onu ben çok severdim.  Evet dağlarımızda da keklik kalmadı ve kışın başka ülkelerden gelen mevsimlik av hayvanları kaz, ördek ve turnalar olurdu onlar da gelmez oldu. Hep o bilgisizce atılan zehirli ilâçlar bunlara sebep oldu. Üreticilerin daha fazla ürün alması için bunlar yapıldı. Ovayı gezdiğinizde o ilaçların boş kutularını kesik içlerinde ve Menderes Nehrinin kenarında görebilirsiniz. Böyle mi olması lâzım? Doğayı ve çevreyi atıklardan ve kirlilikten korumak, kendi sağlığımızı da ayni zamanda korumuş olmuyormuyuz? Allah bize dünyanın en güzel yerlerinde yurt vermiş, ovasıyla, dağıyla ve buralarda oluşan eşsiz ve bol nimetleriyle donatmış. Bunlardan devamlı yararlanmamız için onları korumak, kollamak ve yaşatmakla yükümlüyüz. Son zamanlarda  kuraklıktan ve mevsim normallerinin üstünde sıcaklık ve iklim değişikliğinden ve orman yangınlarından yakınıyoruz. Ama unutuyoruz durumun bu hâle gelmesinde bütün sorumluluklar biz insanlara aittir. Doğayı tahrip eden ve çevreyi kirleten pislikler bunun başlıca nedenleri değilmidir?  Yüce Allah bunları bizlere verirken biz hiçbir meşakkat ve sıkıntı görmüyoruz, hatta oluşumlarındaki süreci seyretmek bizlere haz veriyor. Ama bir sanayi tesisinde üretilecek bir ürünün oluşması için o fabrikanın en azından, atığı, dumanı ve çevreye saldığı kokusu huzurumuzu kaçırıyor ve sağlığımıza da zarar veriyorlar. Artık bunların idrakine varmanın sorumluluğunu hakkıyla yerine getmek için daha titiz olmak ve işin ciddiyeti üzerinde durmak zorundayız. Bunu her vatandaş asli vazifesi bilmelidir. 

HABERLER  VE  AHVALLER  ÂLEMİNDEN

        Uyuşturucular, dolandırıcılar ve egoistler, sosyal hayatta toplum huzurunu, hoş ve nezaket ahengini kaçırıyorlar. Hapis cezasıyla arananlar, uyuşturucuyla yakalananlar, görsel ve yazılı medyada eksik olmayan haberler. Bunları sadece hapis olmak korkutmuyor, bunları orada bir takım işlerde ücret karşılığı çalıştırmalılar. Belki o zaman caydırıcı olunabilir. Bu arada gıda işletmelerine cezalar kesiliyor, sağlığa zarar verenlere para cezasıyla kalınmamalı. Yabancı kadınları iş vadiyle fuhşa zorlayanlar, bunlar iğrenç bir suç işliyor, ahvali çirkinleştiriyorlar  bunlara verilen cezalar da hafif olmamalı. Kızını kurtarmak isterken ölen ana, denizlerde yaşanan bu ölümcül olaylar, onları bu durumlara zorlayanların cezalarını insanlık ne zaman verecektir? Bir de şu trafik kazalarında ölenler, kazayı yapanlar birçok mazeretler ve bahaneler üretiyorlar. Ama ölenler geri gelmiyor, yapılan hatalar da geri dönmüyor. Son zaman medyada, şehirlerde yangın ve sokaklarda kavga haberleri de hiç eksik olmaz oldu. Bu hâli ahvâlimizin pür melâli, bazı kıymet hükümlerimizin zevali demektir. Bunların iman bilincini ulaşmak gerekir. Bu arada bazı vatandaşlar çıkmayan tozdan, bazıları da usandık kara sinek kovalamaktan diyorlar. Söke zeytin üreticisi başkanı Sayın Mehmet İz, verilen destek bir çeyrek simit parası diyor. Yani sıkıntılar bitmiyor. Bu arada bir müjdemiz var! Bafa Gölü’ne Kuğular gelmiş, yöremize göçmen kuşlar sezonu açıldı mı dersiniz? İnşallah. Ama, gölde tuzluluk oranı da artıyormuş, işte bu hoş değil, umarız önlemi alınır. Bu hengamede kuraklığın çözüm arayışları sürüyormuş, evde kullandığımız sudan, ovada ve dağdaki sulara kadar israftan çekinmeliyiz. Bireysel olarak herkes üzerine düşeni yapmalı ve kurumlarımız da elbette gerekeni yapacaktır. Evet, bu haftaki yorumumuzu burada noktalarken Allah’tan bol ve bereketli aheste yağan ve toprağın derinliklerine işleyen yağmurlar diliyoruz. Bu dua ve niyazlarımızla herkese esenlikler temenni ediyoruz.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.