NüKTEDAN: KUR’AN’DA TATİL VE EMEKLİLİK YOK

Sevgili dostlar, şu imtihan dünyasında herkesin bir hayatı yaşam tarzı vardır. Bu yaşam tarzı hayatın birde sorumluluk çerçevesi vardır. Yaptığı iş ne ise, onu gereğine uygun ve şartlarına riayet ederek doğru, iyi ve güzel yapacak, çünkü görevidir. Bu görevini çok iyi, çok güzel ve taktire şayan bir şekilde de yapabilir. Aslında müslümanların böyle olmaları gerekmektedir. Yüce Allah Kur’an-ı mübininde çok yerde “İllellezine âmenu ve amilussâlihati......” ibaresini kullanıyor.  Anlamı: (İman edip iyi ameller yapanlar......) Bu ibareleri ifade eden ayetleri bize duyuran Nebi Rasûl de ne diyor: “İki günü birbirine denk olan zarardadır. İnsanların en hayırlısı, insanlara en çok faydalı olanıdır.” Düşünüyorum da, bu ayetleri en çok dillendiren, okuyan, insanlara ve özellikle camilerde cemaata söyleyip duyuran din görevlileridir. Ancak, bir çoğu bunun gereğini söylediği gibi yerine getirmiyor? Neden önce iğneyi kendilerine batırmıyorlar? Yoksa onlar bu konuda imtiyazlımıdırlar? Vaazlarını ve hutbelerini dinliyor, yaşamlarını da bir noktaya kadar izliyoruz. Dini tebliği görev kabul etmişler bu alanda devletten maaş alıyorlar. Bu maaş onlara hizmetleri karşılığın da veriliyor. Bu konuda kendilerini sorguluyorlar mı bilmiyorum. Ama, vatandaş onları sorguluyor sohbetlerinde, muhabbetlerinde ve yaptıkları hizmetleri yönüyle de mukayeselerde bulunuyorlar. Ben o alana girmeyeceğim, ancak kendi tespitim açısından iki noktaya kısaca değinip geçeceğim. Birincisi, bazı din görevlilerine suallerim oldu. Ancak iki din görevlisinden cevap alabildim, karşı karşıya da oturup konuştuk. İkincisi, herkesin bildiği bir cep telefonu ile mesajlaşma ve bir takım kanallarla da karşılıklı düşünceleri paylaşma teatisi yapılıyor. Bunlar, bütün dünyanın gündeminde cereyan eden olaylar. Bizim için mâkûl kurallar çerçevesinde olduğu müddetçe güzel diyaloglardır. Aziz dostlar, din ciddi bir konudur, sohbeti, istişaresi ve karşılıklı soru-cevap teatisi olur ve bir nezaket çerçevesin de meseleler konuşulur. Bu çok güzel, yararlı ve olması gerekli sohbetlerdir. Ama, bunu o camia içinde göremiyoruz. Bundan geçtik, başta Müftü Efendi topluma karışmıyor. Bırakın topluma karışmayı namaz vakitleri camileri dolaşıp cemaatla bile tanışıp konuşmuyor. Öyle ki, ilçemizde tek görevli olan camiler var, buralarda ve diğerlerinde görevler hakkıyla yapılıyor mu bunun takibinden bile bi haber. Bunu beş vakit camiye namaza giden vatandaşlar söylüyor. Hatta bazı din görevlileri bizim camilerimize daha uğramadı diyorlar. Evet, pandemi meselesi bahane edilip bu konu geçiştirilemez. Koca yaz bir gaflet içinde geçti, bu ilgisizlik dolayısıyla camilerde cemaat yarı-yarıya azaldı. Görüyoruz, açık havada ibadet edildiği =namaz kılındığı halde= namazını evinde kılıp kahveye gelenler ve bu durumdan muzdarip olanlar var. Keza Müftü efendinin de camilere gitmediği ifade edilirken, kalabalık alış veriş merkezlerine AVM lere gittiği biliniyor. Ama açık hava da çayhane ve kahvelere geldiğini gören yok. Dolayısıyla vatandaş, ilçemizin bu konuda şansı yok, sosyalleşen müftüye pek rastlamıyoruz, çok seyrek arada bir toplumla kaynaşan Müftü görüyoruz. Oysa halk, biz içimizde sohbetimiz de Müftüyü ve din görevlilerini görmek ve onlarla hasbihâl etmek istiyoruz diyorlar. Toplumda din duygusu, bilgisi ve sorumluluğu günden-güne azalıyor fire veriyor. Bunu bizzat sosyal hayattaki olumsuzluklar gösteriyor. Ayrıca sosyal medyada ve t.v. ekranlarından da seyredip izlediklerimiz olayların hangi alanlar da ve hangi boyutalar da olduğu ortada. Bunların önlenmesinde insanlarımıza dini doğru ve iyi anlatacak olanlar din görevlileri değilmidir? Onlar böyle kabuklarına çekilir meydanı boş bırakırlarsa, bu boşluğu kimler doldurur sanırım anlatmaya gerek yok. 

Değerli dostlar, insanlara nasihat edenler, helâl ve haramlara dikkat çekenler, önce kendilerini bu konuda hedefe koymaları gerekmiyor mu? Bu konuda lafla değil, hâl hareket ve davranışlarla örnek olunacağını aklına getirmeyenler, boşa kürek çekmiş olmuyorlar mı? Müslüman çocukları deis ve ateis oluyormuş, bundan kendilerine pay çıkarmayanlar, Hz. Muhammed’ten şefaat umuyorlar. Ama, Allah’ı unutuyorlar, burada uçurumun kenarında gelmiş dayanmış olanların, elinden tutmayanlar, bunun için devletten aldıklarının hakkını vermiş oluyorlar mı? Geçen Cuma namazdan önceydi biri konuşuyordu, sordum Müftü dediler. Dinledim ve dinleyenleri de dikkatle inceledim, bazılarına da namaz sonun da sordum, Bugün Cuma vaazından ne öğrendin ne anladın, vatandaş dudak büktü, kafa salladı ve omuz silkti. Yani, cevap yok, bilgi yok ve etkilenme yok. Koskoca 80-100 bin nufuslu bir İlçe de, bu durum hazin değil mi? Buna hadi canım sende! diyemeyiz. Bu devlete ve bu millete hizmet etmek için görev alan, ekmek yiyen bunun hakkını vermelidir. Sorumluluğunun altında olan, görev bilinci çerçevesinde lâkayt kalamaz, kürsüye hazırlıksız çıkamaz, içinde yaşadığı toplumun sorunlarına bigane olamaz.  Her konuda gelişen dünyanın şartları bir kenara, eski klasik basmakalıp vaazlarla, kimsenin ilgisini çekmeyen muğlâk konuşmalar yapmanın kime ne faydası var. Elbette yasalara uyulacak, genel ahlâk korunacak, konuşan üslûbuna ve hitabetine dikkat edecek ve bunların çerçevesinde cemaatın ilgisini çekecek. Hülâsa, bu ilçede bir Müftü var dedirtecek, yoksa gerekeni yapacak! Bu inanç ve bu düşünceyle hoşça ve dostça kalınız. 

LEBİD

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nüktedan - Mesaj Gönder

# hizmet

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.