TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dün’den devam

 Osman ise “Allah’ım sen yücesin!” diye müezzinin “Allahü ekber” sözüne karşılık verdi. Mescidin önündeki pınarda abdest alıp cemaate dahil oldular.

Namaz bitimi her ikisi de tekkenin yolunu tuttular. Tekke köyün biraz dışında pek de yüksek olmayan bir tepeciğin köye bakan yüzüne kurulmuş, birkaç odalı ahşap yapı ve küçük bir avludan ibaretti. Osman, geceleyin yapının ayrıntılarını yeteri kadar görememiş olmakla birlikte binayı sevecen buldu. Dervişler, müritler koşuşturarak sofra hazırlamakla meşgul olduklarından gelenlerin farkına varmamış gibiydiler. Sofra kurulan odaya varıp erenler, pirler aşkına Allah için bir selam verdiklerinde sofraya oturmaya davranan derviş ve müritler hep birden aynı şekilde karşılık vererek kapıya baktılar. Orta taraflarda bulunan pösteki sahibi pir, Osman’nın önünce içeri giren erene hitaben:

-Hoş gelmişler, safalar getirmişler Seyyit Ali ve yanındaki can kardeşimiz... Buyurun Halil İbrahim sofrasına...

Böyle başladı Osman Alp’in tekke öyküsü. Burada iki yıl kaldı. Susmayı, düşünmeyi; eline, diline ve beline sahip olmayı; nefsini terbiye etmeyi; cümle yaratılmışa Hak nazarıyla, canlıya can gözüyle bakmayı, çilelerin çilesine katlanmayı burada öğrendi.

Ülkeyi kasıp kavuran çekirge istilasından sonra bir de kıran denilen toplu ölümlere yol açan bir illet gelmişti. Dedesinin ve Süğlün Nene’nin bu kıranda öldüğünü, az sonra da babasının, Ermeniler üzerine sultanın düzenlediği bir seferde Killi Kaya’da şehit düştüğünü öğrendi. Dervişlik ruhu ağır bastı. Hakka sığındı. Sabretti, tevekkül kıldı. 

Kıranın savuşturulması üzerine derviş babadan sılayırahim için izin isteyip Huğlu’ya gitti. Dedesinin ve ninesinin mezarlarını arayıp buldu. Hayır dualara etti. Demirci dükkânına vardığında oranın da harap olduğunu kimsenin çalışmadığını, son gördüğü ustanın da kıranda telef olduğunu öğrendi. Dede evinin yıkılmadan kalmış bulunan avlu kenarındaki tek göz yuvayı çekti çevirdi. İçinde oturulur, yatılır hâle getirdi. Geceleri tekkede iken yaptığı gibi zikir, vird ve ardından tefekküre daldı. Tefekkürü öncekilerden daha uzun sürdü.

“Ben, dedemden ve medreseden iyi bir dinî ders aldım. Şükür kendimi bu konuda yetiştirdim. Bir alp olarak dövüş ve savaş usullerinin hemen hepsini öğrendim. Seferlere katıldım. Düşman nasıl kıskaca alınır, savaştan önce düşmana nasıl barış teklif edilir, hepsini gördüm, yaşadım. Tekkeye intisap ettim. Kendi iç dünyamın arınmasında, dünyaya ve insanlara bakış tarzımın değişmesi yolunda ceht sarf ettim. Şimdi anladım ki tekke insanın kendisini kurtarması içinmiş. Yani cennete kavuşmak için kendine çeki düzen vermek... Ama başkalarına bunun bir yararı yok... Oysa şu tekke dışındaki insanların günlük tehlikelerden, hastalıklardan, düşmandan korunması için de bu kişinin bir şeyler yapması geremiyor mu ki? Tekkedekiler yanlış yapmıyor, dışarıdakiler de yanlış yapmıyor. Belki eksik yapıyorlar. Ben şimdi medrese, tekke eğitimlerinin bana verdiklerinin yanına, demirci dedemin öğrettiği mesleği ve Alp Karatemür ustasının kazandırdığı savaş ve döğüş ustalıkları, Kızılca Delü Alpın kendisine uygulattığı kurt taktiğini eklersem...” Bunları düşünmekten, yorulur gibi oldu beyni, zihni çatallandı. Dervişlik hoşuna gitmişti. Her iş, her davranış, her duruş, her söz Allah’la beraber, Allah için... Allah tarafından. Peki şu tekke dışındaki işler de böyle olamaz mı? Zihnini yoran bu soru idi.

Günlerce bunu düşündü, kendi kendine sordu. Tekkeye dönerse kendi ahiretini kurtarabilirdi. 

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# yol

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.