TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dün’den devam

Yatağanın eski adı ‘orak bökte’ imiş

BİR GÜN bir Türkmen gelini namlusunun yalımı atmış bir kama getirdi, onarım için. Osman, kamayı eline aldı, baktı inceledi. Pek çok kama yapmış, satmış ve tamir etmişti. Bunun yapısına, hayran kaldı. Bir ara yaptığı savaşlarda giriştiği cenklerde yakın dövüş için bu kamanın ne kadar işe yarayacağını düşündü. Kendini savaş meydanlarından yüz yüze, göğüs göğüse düşmanla boğuşur hâlde tasavvur etti. Kendini toparladı, geline sordu:

-Bu kama size nereden düştü?

-Anamın hediyesidir. Büyük atalardan gelme. Merv’li bir demirci yapmış. Yüzü, Ergenekon çeliğiymiş. Geçen gün kırda yük hayvanlarına geçit açmak için çalı kırarken çeliği attı.

-Ergenekon çeliği...

-Evet öyle demişti anam... Çevredeki en iyi demirci sizmişsiniz, öyle dediler. Yapabilir misin?

-Yapabilirim, ama bende Ergenekon çeliği yok. En iyi çeliğimden yapıp onarmaya çalışacağım. Bunu taşımak ve kullanmak kolay olmalı, değil mi?

-Evet, diğer kama ve bıçaklara göre daha kullanışlı. Bu, ağzına gelene Allah dedirtmez. Borcumu söyler misiniz?

-Bu kamayı bana onarıma getirmekle bana büyük bir kazanç kapısı açtığınızı biliyor musunuz? 

-Nasıl?

-Bu kama çevrede bilinmiyor?

-Bizde bol, bizim obanın kızları hep bu kamayı kullanır.

-Peki adı ne?

-Orak bökte...

-İyi ad... Ben şimdiye kadar görmemiştim. Bundan sonra yaptığım kılıç, kama ve bıçakların arasına bu orak bökteyi de ekleyeceğim. Şimdi ben bunu tamir ederken bunun yapısını ve yapılışını da inceleyeceğim.

-Çok sürer mi? Obamız yakında göçecek de?

-İki üç gün...

-Bu kadar kısa...

-Evet... Ben bunun biraz daha büyükçe olanını, erkekler tarafından da kullanılabilir olanını yapmayı düşünüyorum. Eğer uygun biçimi verebilirsem... Bunun boyuna göre biçimi, çalımı çok güzel... Uyumlu. Tam kadın işi, kadına göre...

-Öyledir.

-Obanızı tarif ederseniz, ben size ulaştırırım. Sizin yorulmanıza gerek yok.

Osman, dedesi gününden kalan ilk suyu verilmiş yumurta çeliklerden Türkmen gelininin böktesine güzel bir çelikleme yaptı. O kadar güzel kaynattı ki eklenen parça ile ana gövdeyi tek parça sanır gören. Bu tür aletlerde ek yapmak, çeliklemek büyük hüner ister. Her ikisi birbirini sarmalı, iç içe geçmeli ki bir daha aynı yerden veya yakınından kırılmamalı. Bu işi yaparken bökte adlı kamanın sırt kısmının yumuşak demir olduğunu fark etti. Üstelik bu kısımda iki yanlı bir sırt vardı. Bu iki yanlı sırtın böktenin iki yana bükülmesine engel olduğunu anlamakta gecikmedi. Niçin yumuşak demirden olduğunu uzun süre düşündü. Çelik tasarrufu olabilir mi? Belki ama, iyi su verilirse bu yumuşak demir kısmı da çelikleşebilirdi. Bu T biçimiyle çelik yalımın korunması, dikine kırılmasının önüne geçilmesi gibi bir yararı olacağını düşündü.

Gelinin obasına bökteyi teslim etmek için gittiğinde, diğer kadınlardaki kamaları da inceledi. Hepsinin sırtı yumuşak demir, saplarının geri ucunda ise topuz yerine iki yanlı kulak vardı. Kılıçlar ve kamalardaki gibi balçağı yoktu. Balçaksızdı. Diğer kesici silahlarda olduğu gibi dürtmek ve saplamak için değil de vurup kopartmak amacıyla tasarlanmışa benziyordu. Ucu sivri idi ama asıl kullanım şekli ileri savurma yollu değil, vurup beri çekme esasına dayanıyordu. Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.