TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dün’den devam

Osman Bey, bu peneteslerin silahlı olup olmadığını araştırmalarını istedi.

Hemen geri dönen izci ve gözcüler öğle sonu gelip tekmil verdiler. Urum ordusunun başında Kaysariya Tekfuru, yanında Çal Dağı manastırı başkeşişi ve Akkirse diyakozunun bulunduğunu, peneteslerin silahlarının bulunmadığını ve onları ordunun önünde kalkan olarak ölüme sürüklemekte olduklarını bildirdiler.

Osman Bey, hemen diğer beylere haber iletti. Şehzade Baykara Abdi Bey’in başkanlığında bir müşavere toplantısı yapıldı. Osman Bey:

-Bey kardeşlerim, düşman bizi şimdiye kadar görmediğimiz, karşılaşmadığımız bir şekilde tuzağa düşürmeye çalışmaktadır. Bizim silahsız kişilere kılıç kullanmadığımızı bildiği için ordunun önüne silahsız zavallı köylüleri katmış... Bundan amacı ne olabilir? Bu köylüleri koyun gibi boğazlayacağımızı mı sanıyorlar?

-Bizi bunlarla oyalayacaklar belli ki... Onları aşmaya çalışırken bizi yanlardan çevirmeyi düşünüyor olabilirler.

-Savaş için bizi bekledikleri yer bu duruma çok uygun.

Osman Bey:

-Peki bu durumda bize düşen nedir? Nasıl hareket edeceğiz? Birlikte düşünüp, birlikte karar verelim.

-Biz de düşmanı şaşırtalım.

-Nasıl?

-Cepheden at koşturup gürültü ile saldırıyormuş gibi yapıp geri dönelim.

-Sonra?

-Onlar bizi çekiliyor diye takip ederler, o zaman savaşırız.

-Onların niyeti bizi boğazın girişinde geriden çevirmek. Yani bizim kurt kapanı taktiğini bize uygulayacaklar. Ben buna karşı tedbirimiz ne ola derim?

-O zaman biz saldırıyı bir gün erteleyelim. Gölün gün doğusuna çekiliyormuş havası verelim.

-Nasıl?

-Yarın öğle sonrası atlarımızın peşine çalı bağlayıp birkaç kıtayı gölün gün doğusuna doğru koşturalım. Geceleyin orada çok miktarda ateşler yaktıralım. Bizim tamamen çekildiğimizi zannetsinler. Ve gizlice alplarımızı bu boğazın iki yakasına kaydıralım. Urum askerlerinin gözünden ırak yerlere pusalım. Gece olduğunda da onlar üzerine baskın yapalım.

-Geceleyin yapılacak baskın başarılı olamaz. Çünkü onların nerelerde tutunduklarını bilemeyiz ve komuta birliğini kuramayız. Ancak bu söylediğin akla yatkın. Madem ki onlar kurt taktiği için yanlara açıldılar, biz de aynısıyla mukabele edeceğiz. Yarın gündüz onların siperlerini tespit edelim. Ona göre görev taksimi yapıp savaşa girişiriz.

Denilen yapıldı. Elli kadar atlı eyerlerine bağladıkları bir ipin ucuna çalılar takıp atlarının koşturdular. Sanki Türk ordusu hızla doğuya doğru çekiliyordu. Yamaçlardaki ormanlar, gölün yarısı toz bulutu içinde kaldı. Bu toz bulutunun içinde geri kalan asıl ordu yavaş yavaş sağa ve sola çekildi, ağaçlıklar arasına dağıldı. Köpek Beline geçişteki boğazın gerilerine çekildi. Birkaç yerde Urum askerine rastlansa da sessizce etkisizleştirildi.

Geceleyin yamaçlardan gölün gün doğusuna bakanlar, binlerce on binlerce ateşin parladığını gördüler. Hem öyle ki bu ateşlerin yankıları göle vurdukça daha da ürkütücü oluyor. Urum askerlerinin içine bir korku düştü, sandılar ki geriden büyük bir Türk ordusu geldi doğu kıyıda konakladı. Bu arada zaten Kaysariya Tekfuruna, Beşparmak dağının Hüsameddin Bey kuvvetleri tarafından alındığı haberi de gelmişti. Acaba Hüsameddin Bey güçleri geri dönüp Osman Bey kuvvetlerine yardıma mı yetişmişti? Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?